turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SAFLAR BELLİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 AĞUSTOS 2018

Neymiş efendim; aynı gemideymişiz. Bir batarsakmışız hepimiz can verirmişiz. Valla sizlerle aynı gemide falan değiliz.

Hasbel kader içimizden birileri sizlerle aynı gemide iseler onların da durumunun bizlerden çok da iyi olmadığı biliyoruz. Malum; siz kamaralarınızda ya da kaptan köşkündesiniz, bize benzeyenler ise geminin en dibinde havasız ve sağlıksız yerlerdeler.

Türkiye’yi bir gemiye benzetiyorsunuz ya; bu gemide de farklı farklı yaşamlarımız var. Sizler kaç köşkü, kaç sarayı kendinize az görürken bizlerin doğru dürüst barınacak konutları bile yok. Sizler; gününüzü gün eder, har vurup harman savunurken bizler çocuklarımıza bir ayakkabı alırken bile kılı kırk yarmak zorunda kalıyoruz. Sizler bindir gece masallarındaki gibi sofralar kurarken bizler bir şekilde açlığımızı gidermek için kuru ekmeğe talim etmekteyiz. Bizler işimize yetişmek için sabahın köründe yollara düşüp otobüslerde balık istifi yolculuk yaparken sizler milyonluk araçlarınıza kurulmuş nereye gitmek istiyorsanız canınız ne zaman isterse öyle gidersiniz. İçinizde kent içinde işyerine özel helikopterleriyle gidenler bile var. Bizler kışın soğuktan, yazın sıcaktan ölüp ölüp dirilirken size ne var cennetteymiş gibi yaşar gidersiniz. Bizlerin cebinde üç beş kuruş ya var ya yokken sizlerin kasaları paralarla doludur. Evlerinizin önü lüks araçlardan geçilmez. Arsa ve arazi vurgunlarını yapan sizsiniz, ranta doymayan sizsiniz, kıyıları yağmalayan yalılar, yalılar diken sizsiniz. Adam yerine koymadığınız halkın anasını sinkaflayanlar da sizsiniz. Rüşvetçi, vurguncu, soyguncu, çalıp çırpan da sizsiniz. Yahu ortaçağda görülmüş şeyleri din bezirgânlığı yaparak pazarlayanlar da sizler değil misiniz? Siz değil misiniz yanmayan kefen satan? Siz değil misiniz, sırat köprüsünden düşmeden geçirecek terlik pazarlayan?

Yahu sahi siz nasıl insanlarsınız nasıl?

Ekonomik krizin sorumlusu Ayşe teyze mi, yoksa siz misiniz? Ne bilmiş adamlarınız var kalkıp; “Ayşe teyzenin dolarla ne işi var” diye soruyor. Var mı, yok mu bunu dağdaki çoban, parkta oturan emekli Mehmet emmi biliyor da sizin banka müdürleriniz ve sizden yana olan kocaman kocaman profesörleriniz nasıl bilmezler? Hani şimdi yazdayız. Yarın kapıya kış gelip dayandığında doğalgaza yaptığınız %50’ yakın zamlardan Ayşe teyzeler, Mehmet emmiler etkilenmeyecekler mi? O zaman niye elektriğe, suya, otomobile, benzine, motorine kısaca iğneden ipliğe zam bindirdiniz? Daha da bindireceğinizi bilmeyecek kadar kör müyüz?

Hani söyledik ya bu sağcı takımından bir halt olmaz. Bunların elinde silah olarak bir din vardır bir de milliyetçilik. Ülkeyi soyar soğana çevirirler sonra da kalkıp bütün bunlar rastlantısal yaşanmış gibi bu haltı işleyenlerin arkasına diziliverirler. Baksanız ya Meral Akşener’e, Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu’na ve herkesten önce AKP ve saray destekçiliğine soyunan Muharrem İnce’ye. Sanki bunlar halkımızla dalga geçiyorlar.

Biz size sormaz mıyız ülkeyi bu kadar kötü idare edenleri madem destekleyecektiniz niye halkın karşısına çıkıp da bunlar bu işi yapamıyor, bizi seçin diye feryat figan eylediniz? Yoksa sizlerde mi soymak için gelecektiniz işbaşına? Madem Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP bu kadar iyidir kalkıp niye meydan meydan dolaşarak atıp tuttunuz? Hem üstelik AKP ve saray politikaları desteklenecekse seçime ne gerek var, işi bu noktaya getirmişken ölünceye kadar işbaşında kalsalardı olmaz mıydı?

Berat Albayrak toplantı yapmış. Orada iş dünyasının dışında emek kesiminden kimse var mıydı sormak isteriz. Siz öyle bol keseden atıp tutar ve patronların geleceğini gözeten konuşmanıza dikkat ederken sözüm ona aynı gemide olduğunuzu her sıkıştığınızda dile getirdiğiniz bu ülkenin işçileri, emekçileri neredeydi söyler misiniz? Nasıl olsa sepetteki arıları işçi ve emekçilerin tepesine boca edeceğiniz için onlara niye gereksinim duyup düşüncelerini soracaksınız değil mi? Nasıl olsa bu memlekette işçilerin, emekçilerin haklarını savunacak sendikaların sesini kısmış, onları kıpırdayamaz hale getirmişsiniz, şimdi durup dururken işçiyi, emekçiyi, çiftçiyi niye başınıza bela edesiniz değil mi?

Boykota karşı boykotla karşılık veriyormuşuz. Recep Tayyip Erdoğan öyle söyledi. Söyledi de verdiği örnekler bize göre bayağı şaşırtıcı ve gerçeğin içyüzünü bilmiyor olduğunu gösteriyordu bizce.

Onların Iphone telefonları varsa bizim Vestel’imiz varmış ama bunun parçaları özellikle de yazılımı neredenmiş acaba? Daha pek çok ürün için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Yok, yok hangi konuya girilirse çuvallayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Eğer sağlam bir iş yapılacaksa önce yerli üretimi gerçekleştireceğiz sonra da ekonomik savaşımızı sonuna kadar sürdüreceğiz. Hani deveye sormuşlar; “neren eğri” diye o da; “nerem doğru ki” demiş.

Türkiye’de sermayeyi temsil eden iktidarların ve de Recep Tayyip Erdoğan iktidarının hiçbir yeri doğru olmadığı için göreceksiniz bu ekonomik krizin bedelini ülkemiz işçi, emekçi ve köylüleri çok ağır ödeyecekler çok.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA