turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİZ RANTTAN BAŞKA NE BİLİRSİNİZ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

17 AĞUSTOS 2018

Bilime kapılarınızı kapatmışsınız. Hiçbir şeyin değişmediğine inanıyor olmalısınız ki dağı taşı imam hatip okullarıyla doldurdunuz. İstiyorsunuz ki sizden sonra gelecek kuşaklarda sizin gibi gerçeklere gözlerini kapasın, hiçbir şeyin değişmediğine inanarak matematik, fizik, kimya biyoloji, felsefe gibi tam da geleceğimizle ilgili bilim dallarına kapılarını kapatıp dua ile yatıp dua ile kalksınlar. Hele hele felsefe gibi safsatalarınızı her fırsatta yüzünüze vuran bir bilim dalını kapınıza bile koymayın ki eniğinizin, cücüğünüzün gözleri açılmasın.

Sonra da sokağa çıkıp hep bir ağızdan bağırın; “onların doları varsa bizim de Allahımız var” diye. Bu tür moral takviyesi siz ve sizin gibi düşünenlerin sorununu çözüyor olmalı ki arabanız dağları aşıyor. Gözünü karanlık safsatalarla bağladığınız milyonlarca işçinin, emekçinin kısacası çalışanların arabaları ise salt bu yüzden düz ovada yollarını şaşırıyor.

Şimdi sizler bu ülkenin varlıklarını babalar gibi yabancılara satmaya başladığınız andan itibaren işin bu noktaya gelip dayanacağınızı bilmiyor muydunuz? Yabancı finans kuruluşlarından milyar milyar sıcak para girerken günü geldiğinde bu paraların kat kat fazlasını çıkaracaklarını bilmiyor olabilir misiniz? Üretimi bir kenara atıp dışalıma yöneldiğinizde evet, birileri vurgunlar vuracaktı tamam da ortaya çıkan cari açıklar birike birike bir gün aklınızı başınızdan alacağından da mı haberiniz yoktu? Eskiden Demirel planlı ekonomi konuşulurken; “bu millet plan değil, pilav istiyor” derdi, sizse Pilavı bile akıl edemezken şimdi kendi basiretsizliğinizi dış güçlerin üstüne yıkıp kurtulacağınızı düşünüyorsunuz öyle mi? Yazık ki bu yönde haklısınız. Çünkü size muhalefet eden bilimden, bilgiden yoksun bir sürü düzen partileri de sizin gibi düşünüyor olmalılar ki bir anda vatan, millet, Sakarya adına arkanıza diziliverdiler. Üstelik ekonomiyi nasıl batırdığınızı bile bile “vatan haini” suçlamalarınıza muhatap olmamak için sizi bile geride bırakarak destekçiliğinize soyundular.

Bu ülke garip bir ülke. Bizim gibi partilerin parti hesaplarını denetleyen kurum 50 TL’lik bir elektrik parasını bile bize sorar ya da olmadı usulsüzlük bulundu diyerek hazineye gelir sayarken MHP gibi çok vatansever bir partinin döviz hesaplarının nedeni bile sorulmaz niyeyse. Sonra o parti, dövizi elinde tutar, dolar 7 TL’yi aşınca bozduruverir hem kasasını doldurur hem de vatanseverlik nişanesi ile taltif ediliverir.

Kılıçdaroğlu’nun sorduğu basit bir soruyu bile yanıtlayamayacak kadar vurgunda mahir olanlar iş sorunun yanıtını vermeye gelince maşallahları var dut yemiş bülbül gibi susuyorlar. Oysa ne demiş Kılıçdaroğlu bu dolar ve Euro artışlarında kimler para bozdurdu açıklansın. Evet, bizler de soruyoruz; kimler para bozdurdu açıklayın. Ya da siyasi partiler kasalarında döviz bulundurur muymuş Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sayıştay çıkıp bir açıklama yapsın. Öyle kolayından vatanseverlik numaralarına yatmak yok. MHP bu yaptığının hesabını vermelidir.

Gelelim yakınınızı, yandaşınızı ihalelere boğup olmadı yabancı şirketlere fahiş fiyatlarla köprüler, tüneller, tüp geçitler yaptırıp parasını hem dolar bazından hem de şu kadar araç geçecek diye taahhüt ederek yaptırırken ülkeye hangi yükleri getireceğini bilmiyor muydunuz? Bazılarının kasasına nasıl para dolduracağınızı biliyorsunuz da niye iş bu noktalara gelince ülkeyi bu duruma düşürenlerin hesap edilemeyen güçler olduğunu söyleyerek halkı kandırıp ayranını kabartarak bir kez daha sütten çıkmış ak kaşık numarası ile sürgit yalanınızı devam ettiriyorsunuz? Bugün çıkmış sözüm ona stratejik ortağımız dediğiniz ABD’den yenilen kazığa bağlıyorsunuz her şeyi? Hem size bu ülkenin yurttaşları bütün bunları göresiniz diye oy vermedi mi? Diyelim ki görecek durumda değilsiniz; “biz bu işi başaramadık” diye niye çekilmiyorsunuz da önünüze geleni hain ilan edip zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyorsunuz?

Evet, sistem partilerinin ne menem şey olduklarını bilirdik bilirdik de bu kadar korkak ve çaresiz bir şekilde sizin karşınızda korkaklaşıp donup kalacaklarını düşünemezdik. Neymiş efendim; siz bu ekonomik kriz konusunu sizin gibi düşünmeyenlere “hain” diyormuşsunuz. Onlar da zavallılar ne yapsınlar hain konumuna düşmemek için donup kalmışlar işte. Vah ki ne vah onlara. Yazıklar olsun ki ne yazıklar olsun onlara.

Yukarıda söyledik. Rant işine gelince hakkınızı yememek gerek kimse elinize su dökemez. Zenginleşip dünyalığınızı kurma kurma konusunda da öylesiniz maşallah. Ne hikmetse cari açık işinin ülkenin başına ne belalar açtığını bilmemekte ısrarlısınız. Üretim yok, tarım bitirilmiş, dışa bağımlı bir sanayiden söz edebiliriz o da evlere şenlik. Niye bizim ülkemizde getirisi yüksek mallar üretilemiyor da sürekli dışardan alıp duruyoruz. Niye sıkıştığınız her durumda telefon kırar, dolar yakar, içecekleri döker acayip ilkel gösterilerle kendinizi tatmin etmeye kalkarsınız ha niye?

Dünyanın en işe yaramaz tembelleri; niye felsefeyi okutmaz, niye matematiğe, biyolojiye, fiziğe, kimyaya gereken önemi vermez de imam hatip okulu açıp durursunuz niye?

Aslında sizin için söylenecek o kadar çok şey var ki bir yazının sınırlarının içine sığdırmanın olanağı yok. Ama yazmaya ve söylemeye devam edeceğiz.

Çünkü biz sosyalistler; evet, doğrucu Davut’uz. Korkun bizden korkun, anladınız mı korkun!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA