turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKP KONGRE YAPTI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 AĞUSTOS 2018

Şaşa ve hazırlıklarıyla her şey gösterişe dayalı bir kongre oldu AKP’nin kongresi. Sonra bir kişi çıkıp konuştu, verip veriştirerek kongreyi bitirdi. Seçimlerde de oyların tamamını alarak yeniden AKP’ye genel başkan seçildi. Dışarıya verilen iletiye baktığımız zaman AKP’nin ne kadar da birlik ve beraberlik içinde olduğunu gördük.

Acaba öyle midir?

Bize kalırsa değildir. Değildir çünkü faşist zihniyetler bütün dünyada aynı görüntüyü vermişlerdir. Ve hatta kongreye katılanların nasıl durduklarına baksanız ip tutsanız bile aynı hizada olduğunu görürsünüz. Uzatmayalım, özetleyelim. Recep Tayyip Erdoğan konuştu, kabalalık dinledi. Bu arada kongreye katılan kimi dinci, imancı ülkelerin temsilcilerinin katılımı ve sergiledikleri görüntü de bize kalırsa ilginç iletiler verdi Türkiye toplumuna.

Ekonomik krize değinilmedi değil, değinildi de gerçekler hiçbir şekilde dile getirilmedi. Yaşanan ekonomik krizde ne AKP’nin ne de Recep Tayyip Erdoğan’ın toz zerresi kadar bile bir sorumluluğu yoktu. Bütün bu yaşananların nedeni Türkiye’ye düşmanlık duyan ülkelerin eseriydi, burada tabiki de ABD başı çekiyordu. Sonra bu işin yerli ayağını da unutmamak gerekti. Yerli ayağında yer aldıkları söylenen kimseler; saray iktidarı ile kenetlenecekleri yerde öyle yapmamışlar. Krizin nedenlerini her fırsatta yineleyip durmuşlar. Yani sizin anlayacağınız muhalefette yer alanlar böyle yapmakla yabancıların ellerine koz vermekle kalmamışlar üstüne üstlük bir de ülkelerine “hainlik” etmişlerdi. Saray iktidarı bu konuda öylesine mahirdi ki yaptığı bu propaganda ile muhalefetin neredeyse elini ayağını bağlamayı başarmıştı. Kongrede bir ilginçlik daha vardı o da Muharrem İnce’nin ‘ADAM KAZANDI’ sözü etkili bir propaganda olarak kullanılmış, salonda bu söz çın çın çınlatılmıştı.

Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediğinin aksine dış güçlerin yaşanan krizde etkisi yok değildi vardı da bu etki devede kulak sayılırdı. Eğer bugün Türkiye böylesi bir ekonomik yıkımla karşı karşıya kalmışsa sorumlularını öyle uzaklarda aramaya gerek yoktu. Sorumlular başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP ve saray iktidarında görev almış olan herkesti. Kuşkusuz herkesin sorumluluğunun ölçüsü de görevlerinin çapı kadardı.

Öncelikle belirtelim ki 16 yıllık AKP iktidarının dış politikasının Türkiye ekonomisine bindirdiği yük çok ama çok önemlidir. Sen kalk ABD’nin bölge politikalarına eklemleniver. BOP Eşbaşkanı görevini yüklen. Libya’dan Çin’e kadar olan coğrafyada yer alan ülkelerle Türkiye’nin ilişkilerini berbat hale getir sonra da ortaya çıkacak olan ekonomik durumdan etkilenmeyeceğini san. Sen ki Irak’ın işgalinde ABD ve ortaklarıyla birlikte davranmışsın. Arap Baharı adı altında Kuzey Afrika’dan Irak’a kadar olan coğrafya da yaşanan depremlerin ikinci aktörü olmuş, Libya’nın parçalanmasına Kaddafi’nin linç edilmesine neden olan bir politika izlemişsin. Mısır’da Müslüman Kardeşleri desteklemiş onların her politikalarının arkasında durmuşsun. Yemen’de yaşanan insanlık dramının bir parçası olarak görev almışsın. Suriye’de yaşanan içsavaşta İslami terör örgütlerinin yanında yer alarak Suriye yönetimini devirmek ve Suriye’nin parçalanmasını sağlamak amacıyla girmediğin boya kalmamış. Filistin’de FKÖ yerine islami hasletleri ağır basan HAMAS’ın yanında yer almışsın. Mısır’da Sisi iktidara gelmiş, şu an bile Mısırla doğru dürüst bir ilişki kurmak yerine düşmanlığı sürdürmektesin, Suriye’de Rusların uçağını düşürmüş düşmanlığı alabildiğine tırmandırdığın için ekonomik yaptırımlarla karşılaşmışsın (şu an bile ilişkiler eski düzeyine gelememiş) ABD emperyalistleri ne derse İran’a karşı öyle davranıp ilişkileri bozmuşsun. Kısacası izlediğin dış politika yüzünden Türkiye ekonomisi çamura saplanmış, bugün bile yanlışından dönüp Suriye ile Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde ilişkiye yanaşmıyor İdlib konusu başta olmak üzere sanki Suriye topraklarını feth etmiş gibi bir davranış içindesin. Sonra da sütten çıkmış ak kaşık rolü oynuyorsun olacak iş mi?

Peki, içerde ekonomik yıkıma neden olduğunuz davranışlarınız ne olacak?

İhale yolsuzluklarını, çalmaları çırpmaları, vurgunu talanı, israfı, üretimi sıfırlamanızı, ülkeyi sıcak para cennetine çevirip 100 koyup 200 götürenleri, sattığınız onca fabrika ve kurumları, gereksiz göz boyamaya yönelik yatırımlarınızı, rant öykülerinizi, İşbilenleri işlerin başından kovup muskacıları, haramileri kısaca işbilmezleri işbaşına getirişinizi, Merkez Bankası’na her fırsatta müdahalenizi, sağlık hizmetlerini ve eğitimi ticarileştirdiğinizi, seçimler sırasında devlet olanaklarını kullanıp pek çok değişik yöntemlerle hazineye bindirdiğiniz yükü daha say say bitmez onca uygulamalarınızı unutacak ve görmezden mi geleceğiz? Yoksa bunların hiçbiri ekonomi ile ilgili değil de bizler mi karıştırıyoruz?

Türkiye’de demokrasi rafa kaldırılmış. Hukuk hak getire. Yargı bağımsızlığı diye bir şey söz konusu bile değil. Kimsenin hakkını arama şansı bile yok. Hak ve özgürlükler ayaklar altında. Bir tek sizin söylediğiniz doğru sayılacak, ülkeyi canınız nasıl isterse öyle yöneteceksiniz. Bütün bunların da size göre ekonomiye bir etkisi yok öyle mi?

İyi o zaman mehter marşına ve gaza devam.

Nasıl olsa bir gün toprağın ayağınızın altından kaydığını görürsünüz de anlarsınız bu ekonomik yıkımın baş sorumlusu kim imiş?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA