turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SARAY İKTİDARI BU İŞTE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 AĞUSTOS 2018

Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü buluşmasında dayak yemeleri ve gözaltına alınmaları sizleri şaşırttı mı bilemem ama bizi hiç şaşırtmadı. Bir iktidar düşünün ki hukuku rafa kaldırmış, adalet denildiği zaman nevri dönmekte, hak ve özgürlüklere gelince tüyleri diken diken olmakta. Öyleyse bu iktidar demokratik bir hakkın kullanılmasına izin vermezse bunda şaşılacak ne var değil mi?

Dün gözaltında çocuklarını yitiren anneler Galatasaray Meydanı’nda 700’üncüsünü gerçekleştirdikleri eylemlerine polis saldırısı yaşandı. Aşırı şiddet ve gaz kullanan polisler pek çok kişiyi gözaltına aldılar.

Bildiğiniz gibi uzun zamandan beri AKP ve saray iktidarı demokratik hakların kullanılmasına izin vermemekte, her türlü gösteri hakkı yasaklanıp gösteriye katılanlar ise çok büyük polis şiddetiyle karşılaşmaktadırlar. Böylesi bir durumu yorumlamaya bile gerek yok. Çünkü saray iktidarı gelmiş gelmiş bir yerde arabayı tepetakla uçuruma yuvarlamıştır. Bu yüzden de içine düştüğü konumu olağan koşullar gibi değerlendirmek aşırı iyimserlik ya da ne bileyim var olan iktidara körü körüne bir bağlanma olarak değerlendirmek gerekir.

Hepinizin bildiği gibi bir zamanlar yollarda birlikte yürüyüp birlikte ıslananlar bugün çıkar çatışması nedeniyle kanlı bıçaklı olmuşlardır. Fetöcülerin özellikle siyasi kanadı tartışmasız Recep Tayyip Erdoğan’a biat ettikleri için onlara dokunulmamış onların dışında kalanlara karşı ise çok ağır bir yaptırım uygulanmakta ve uygulanmaya da devam edilmektedir. Oysa onlara kanan kendileridir, onları bağırlarına basıp her alanda Fetöcülere görülmemiş devlet desteği de sunan kendileri olmuştur. Fetöcülerin girişimlerini fırsata çeviren bir iktidarı yaşadı Türkiye, yaşamaya da devam ediyor. OHAL ilan edildi, OHAL bahanesi ile Fetöcü veya değil bakılmaksızın muhalif olan kim varsa büyük bir temizlik hareketiyle karşı karşıya kaldılar. İktidara muhalif çevrelerden pek çok kimse Fetöcülere ömürlerince bulaşmamış olmalarına karşın yavuz hırsız ev sahibini bastırır örneğinde olduğu gibi işleri ellerinden alındı mapus damlarını boyladılar. OHAL döneminde faşizmle devlet yönetmekte ustalaşan saray iktidarı OHAL’i kaldırmış olsa da OHAL’i TAMHAL’e çevirerek Türkiye’yi faşist diktatörlükle yönetmeye devam kararı almış oldular. Bu OHAL ortamında yapılan seçimleri de kazanan saray hile, hurda demeden işlerini yürüttü. Tartışmalı sonuçlar iktidar için dert bile değildi.

Bütün yandaş gazetelerde Cumartesi Anneleri’yle ilgili tek haberin olmaması sizde nasıl bir duygu yarattı. 1997 yılında ve 25 Ağustos 2018 tarihinde gözaltına alınıp götürülen Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak’ın fotoğrafına iyice baktınız mı? Baktınızsa bu halk düşmanlarına söyleyecek bir sözünüz olmalı, yok mu? Yoksa çok yazık size. Sahi sizler insanlığınızı bu kadar yitirinceye kadar hangi yollardan geçe geçe bu noktaya geldiniz söyler misiniz?

Ekonomik kriz dalga dalga ülkenin emekçilerinin tepesine çökmüş, çarkı döndüremez hale gelen iktidar, kendi kepazeliklerini bile başkalarının üzerine yıkarak işin içinden sıyrılıp çıkmıştı. Kim ekonomik gidişi eleştiriyorsa “hain” ilan edildiği gibi bir de dış güçler uydurması ile öncelikle yandaşların sonra da bilinçsiz yurttaşların vatan-millet-Sakarya hezeyanları ile gözlerine kül üfürülüp uysallaşmaları sağlanmış, iktidar yabancıları hedef olarak gösterip hedef şaşırtmayı bir güzel becermişti.

Ne var ki yaşanan kriz doğrudan kapitalist sistemin sonucuydu buna bir de iktidarın izlediği politikaları ekleyince olanlar olmuştu işte. Doğal olarak AKP iktidarına ve Recep Tayyip Erdoğan’a şimdilerde de tek kişilik iktidara en azından ülkenin yarısı muhalifti. Bu durumsa sarayı çok ama çok korkuttuğu için öyle hakmış, hukukmuş, hak ve özgürlüklermiş, adaletmiş, demokrasiymiş denilerek işler gevşetilemezdi. Üstelik Gezi gösterileri üzerinden şunun şurasında kaç yıl geçmişti? Maazallah bir gösteri başlar da önü alınmazsa neler olmazdı ki değil mi? Bu düşünceyi hiç aklından çıkarmayan saray iktidarı biliyordu ki bu böyle gitmezdi, öyleyse yapılması gereken şey ülkeyi bağırta bağırta dinci, gerici, faşist bir yönetimle yönetmekti ki yapılanlar da zaten buydu.

Eğer; Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü gösterisi polis şiddetiyle karşılaşmışsa nedeni hem saray iktidarının yaşadığı büyük korkulardı hem de AKP ve sarayın dünya görüşüyle bu tür hak arama yöntemlerinin karşı karşıya oluşuydu. Bu yüzden de Galatasaray Meydanı ve Beyoğlu’nun her sokağı polis şiddetine tanık oldu.

Bu eyleme saldırıyı insani ölçüleri baz alarak değerlendirenler var. Bence bu yaklaşımın fazladan bir yararı yok. Yok, çünkü faşizm analara, çocuklara, işçiye, emekçiye, doğaya, gökte uçan kuşa, dağda dolaşan kurda kısaca sana düşman, bana düşman, yaşayan herkese düşman.

Üstelik; dövlet böyük, dövlet özel analara düşman!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA