turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NERENİZ DOĞRU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 AĞUSTOS 2018

Saray iktidarı hangi kararı alırsa alsın içi fos çıkıyor. Çünkü alınan ve uygulanan kararlar ülke sorunlarını ve emekçileri ilgilendirmediği birilerinin yani yandaşların köşeyi dönmesini amaçladığı için sonuçta kaybeden bu ülkenin geniş emekçi yığınları ve üreticileri oluyor.

Bayram öncesi Brezilya’dan dışalımı yapılan on binlerce sığır satılamadığı için yetkililer tarafından Ankara Gölbaşı’nda bir özel çiftliğe doldurulmuşlar. Bu hayvanların alımı bir hata evet de hayvanların şarbonlu çıkması ise ayrı bir skandal. Üstelik ölen onca sığırın gelişigüzel oraya buraya atıldığını söyleyen köylüler var. Yine köylülerin söylediklerine göre hayvan leşleri köpekler tarafından yenmiş. Konu ile ilgili açıklama yapan Et ve Süt Kurumu ve yetkililerin söyledikleri ise içi boş mavralardan ibaret. Ne kimse bu hayvanlardan kaç tanesinin satılıp yendiğini biliyor ne de şu an bekletilen hayvanların durumlarından doğru dürüst haberleri var. Yetkililer hayvanların bulundukları yerin çevresini kireçlemişler, oraya buraya da karantina yazıp akıllarınca işlerini yapmış görünüyorlar.

Oysa burada asıl önemli noktanın ne olduğu üzerinde kimsenin durduğu yok. Birincisi bu hayvanlar ülkede hayvancılık bu denli beter hale gelmişken niçin ta Brezilya’dan getirilmiş? İkincisi bu hayvanların dışalımı yapılırken hasta olup olmadıkları kontrol edilmemiş mi?

Bu konuda yetkililerin ne diyeceğini adım gibi biliyorum, ancak halka karşı bu denli sorumsuz davranmanın kesinlikle anlaşılacak bir yanının olduğunu göremiyorum. Ne söylenebilir diye bile sormayacağım, çünkü tek kişilik yönetimlerde böyle oluyor sanırız.

Yeni Şafak Gazetesine baktığınız zaman sol üst köşesinde; “Muharrem İnce’nin apoletlerini sökeceğim dediği generalin rütbesini ‘Başkomutan taktı” başlığı var. İşin doğrusu bu yandaş basın, basın olmasına basın falan değil de neyi ima ettiği de çok açık. Öyle ya bugüne kadar TSK’nın vesayeti deyip duran saray iktidarı bugün o söylediklerini unutmuş görünüyor. Ne yani bizleri, yanınıza aldığınız generallerle mi korkutacaksınız? Her şeyin bir adabı vardır, ancak sizde o adap nerede ki değil mi? Sizdense sorun yok. Politikaya da karışır, muhalefeti tehdit de eder, İnce’yi eleştirdiğinizde elleri patlayıncaya kadar da alkışlar sizi öyle mi? Ya peki herhangi bir toplantıda Muharrem İnce Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirseydi herhangi bir general de alkışlasaydı ne yapardınız acaba çıkıp da kamuoyuna aslanlar gibi açıklama yapabilir miydiniz? Ya da ne bileyim siz havuz medyası bunu haber yapıp aynı eşitlikte bir yazı yazma yürekliliği gösterebilir miydiniz?

Başkomutanmış, sözü geçen apoletlerinin söküleceği söylenen generalin apoletlerini takıyormuş. Bizler bugüne kadar çok şeye tanık olduk, olduk ama bu denli egosu tavan yapan ne birine rastladık ne de rastlayabiliriz. Hani var ya her şey şaka gibi. Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli ve Binali Yıldırım Malazgirt Meydan Savaşı’nın kutlaması için Muş Ovası’na gitmişler. İşittiklerimizi şöyle bir süzgeçten geçirince inanın dudaklarımızı ısırdık. Neymiş efendim Bahçeli önermiş buraya hemen bir saray yapılacakmış. Sanki adamlar halkla dalga geçiyorlar. İşleri güçleri israf, saray, tantana. Sonra çıkıp ekonomik kriz için başka ülkeleri hedef gösterip kendilerini dinleyenlerin ayranlarını kabartıyorlar. Dolar ve Euro bu denli TL karşısında yükselince de suçu başkalarına atıp bütün bunlar da yetmiyormuş gibi kendilerini eleştirenleri de “hain” ilan ederek yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış hesabı bir davranış sergiliyorlar.

İşleri güçleri Alicengiz oyunu. ABD, Rus uçaklarının test edilmesini istiyor bizimkileri Rus uçaklarını düşürüyor. Sonra görülüyor ki önlerine konulan fatura büyük, uçağın düşürülmesi için ben emir verdim diye bas bas bağıranlar seslerini kesiyor ve olayı Fetöcülerin sırtına yükleyiverip Putin’le anlaşma yoluna gidiyorlar. Rusya ile kesilen ticari ilişkiler zar zor düzeltilirken şimdi de karşımıza S-400 olayı çıkıyor. Biz Rusya’dan S-400 füzesi alacağız ya ABD duruma kızmış. Demiş ki “S-400’ü almaktan vazgeçin, F-35’leri verelim.” Konuya Çavuşoğlu da ılımlı bakmış.

Bunlara ne söylenebilir ki? Adamlar pervane, maşallah hızlarına yetişene aşk olsun. Ancak dış politika böyle olmaz, olursa da bedeli ağır olur. Hem kim inanır ki yalancı çobana? Bakın İdlib’de çok önemli günlerin yaşanacağının öngünündeyiz. Suriye silahlı kuvvetleri Rusya ve İran’ın da desteği ile bölgeye operasyon düzenleyecek, saray iktidarının ise hâlâ ne yapacağı belirsiz. Herkes gibi Suriye’nin toprak bütünlüğü üzerinden politika yapması gerekirken hık diyen mık diyen bir politika izleniyor. İşin daha da kötüsü buraya toplanmış İslami terör örgütlerine bir anlamda destek verilmiş oluyor. Sanki bunu kimse bilemiyor, göremiyor değerlendiremiyor. Yahu sizin hiç mi oluruna düşündüğünüz bir şey yok.

Soruyoruz:

Sahi sizin nereniz doğru?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA