turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BARIŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

1 EYLÜL 2018

Paranın kalp olanı, teknoloji aletlerinin sahtesi, insanın sahtesi ve hatta uğrunda güvercinler uçurulan, insanların sokaklara çıkıp arayışa çıktığı uzatmayalım BARIŞ’ın bile sahtesi vardır. Yıllardır insanlık barış çığlıkları atarken, kapitalist/emperyalist sistem dünyanın dört bir yanında yoksul milyonları sömürmek ve baş eğdirmek için savaşlar başlatmışken bile barıştan söz edip insanlığın canına ot tıkanmıştır. İşte bu yüzdendir ki her şeyi yeniden konuşmalı ve barışı elde etmek için bu şekilde değil, kesinlikle başka bir yol bulmalıyız derim.

2. Paylaşım Savaşı, insanlığa ağır bedeller ödetmiştir. Eğer Hitler Almanya’sının karşısında insanlığın tek kurtuluş seçeneği olan sosyalizmi ve sosyalizmin anavatanı olan Sovyetleri Kızıl Ordu savunmamış ve savaşı utkuyla taçlandırmamış olsaydı belki de günümüze o günlerden kalan 1 Eylül Dünya Barış Günü diye bir şey de olmayacaktı. Öyle şeyler vardır ki özel bir durum olarak bir anlam taşıdığı sürece bir anlamı vardır. Özel bir durum olarak anacağımız her şey ortadan kalkmışsa 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün de bugün bir anlamı kalmış değildir.

Afganistan’da, Pakistan’da, Irak’ta, Libya’da, Yemen’de, Filistin’de ve Suriye’de ve daha pek çok ülkede yaşamı kim ya da kimler dinamitlemiştir? Yaşanılan olaylar sonrasında milyonlarca insanın ölümü nasıl açıklanabilir ve 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısı ile bizler gökyüzüne barış güvercinleri salarak bu insanlık düşmanı kapitalist/emperyalist sistemin yıkımını durdurabilir miyiz? Bugün bölgede yaşayan Araplar, Kürtler, Türkler, başka etnik köken ve inançtan herkes için barış acaba nasıl bir anlam yüklüdür?

Bu yüzden de 1 Eylül Dünya Barış Günü bugünü özel bir durum olarak anımsamamız yeterlidir bence. Gerisi tıpkı “Direne diren kazanacağız” sloganı gibi pasifizme teslimiyetten başak bir şey değildir aslında.

…

Bu da geçer ya hu

Bu sözler ekonomik yıkımla ağır sorunlar yaşayan Türkiye halkına söylenen sözdür. Bu sözü de Recep Tayyip Erdoğan söylemiştir. Ne kadar da duygusal ve heyecan verici değil mi? Ama bu sözleri söylerken bile Erdoğan kendi içinden gelen sözleri söylemiş değildir. Bu sözler bir şiirden alıntıdır. Şiirin tamamıyla sizi yormak istemeyiz ama bir bölümünü yazalım.

İmtihan için
oluptur daima
neş’e azap.

Sen sen’i
bilmek içindir,
kahrı lütfu
be ya hu…

Fabrikaları ve ülkenin en seçkin kurumlarını mı yabancılara peşkeş çekip vurgunlar vurdunuz? Yerine hiçmi üretim yapmak üzere fabrika kurmadınız ya da ne bileyim tarımı hepten öldürüp dışalıma mı yöneldiniz? Dışardan gelen sıcak para ile borçlanıp faiz üstüne faiz ödemek zorunda mı bıraktınız ülkeyi? Bakanlarınız, yakınlarınız ülkeyi soyup soğana mı çevirdi? Kıyıları, ormanları, kentleri, su havzalarını, dereleri, ırmakları yağmalayıp üstüne tüy mü diktiniz? Dolara endeksli, belli bir rakam üzerinden anlaşmalı hazine garantili yap, işlet, işlet, devret modeliyle yollar, havaalanları, şehir hastaneleri, tüneller, köprüler mi yaptırdınız?

İşte bu yağmanın içinden çıkamazsınız. Alacaklılar gelir, tepenize biner de faizlerini bile ödeyemez olursunuz. Üstelik her sıkıştığınızda bu ülkenin işçisinin, emekçisinin tepesine binip onlara ödettirmek istersiniz bütün faturaları. Sonra kahrolmuş havalarında bir hale düşer, ancak;

“BU DA GEÇER YA HU” dersiniz.

Balıkesir’de Astsubay Okulu’nun mezuniyet törenine gitmişsiniz. Yanı başınızda Savunma Bakanı dünün Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar.

Anlaşılan yine coşkuya gelmiş olmalısınız, demişsiniz ki;

“BİZ BU ORDUYLA YEDİ DÜVELİ ÖNÜMÜZE KATAR CEHENNEME KADAR KOVALARIZ”.

Ne iyi, ne engin ve de derinlikli bir bakış.

Siz hâlâ Osmanlı kültürü ile küffar konuşur durursunuz ama bir yanınızı yel almış, bir yanınızı sel almış haberiniz bile yok.

Böyle giderse hani kimi önünüze katarsınız meçhul de, bu ülkenin işçisinin, emekçisinin hatta ülkenin canına ot tıkarsınız ot ve de aldığınız pansuman tedbirlerle camilerde sadece sela okutursunuz sela…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA