turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU GEMİ BATAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 EYLÜL 2018

Adli yılın açılışı dolayısıyla yargı mensupları otobüslerle saraya taşındı. Yargı adına konuşanlar evrensel hukuk kurallarından değil de dini referanslardan örnekler vererek yargının görevini yapacağına dair düşünceler ileri sürdüler. Bu konuya uzun uzadıya girmenin gereği yok. Yok, çünkü yargının ele alınır yanı yok. Bu yüzden de bugüne kadar yargı ile ilgili söylediklerimizi zaten söylemiş bulunuyoruz.

Ülkemizde yaşananlara baktığımız zaman her şey şaka gibi. Adamlar daha fazla kâr güttükleri için ta Brezilya’dan sığır getirmişler. Şu anda sözü edilen sığırlar ise Gölbaşı’nda özel bir çiftlikte bekletiliyorlar. Bu sığırlardan birçoğu şarbon hastalığından ölmüş. Sığırların leşleri önce oraya buraya atılmış, sonra bakılmış ki olmayacak, bölge karantina altına alınıp sözüm ona tedbirler alınmış. Köylüler şikayetçi. Derelere atılan leşleri köpekler yediler diyorlar. Yetkililer ise tıklarını bile çıkarmadan ne olacak canım bir şey yok demeye getiren açıklamalar yapıyorlar.

Hakikaten bir şey olmaz. Bu tür skandal olaylar eğer bizim ülkemizin insanına bir şey yapsaydı yer yerinden oynamaz mıydı? Adam şarbonlu sığır etini yiyor, hastanelere koşuyor, yine de kimsenin kimseye söyleyeceği bir sözü bulunmuyor. Bir de bakıyoruz ki şarbon bir iki yerde değil ki Türkiye’nin değişik yerlerinde kendini gösteriyor. Bugün İstanbul gibi koca bir kentte bile 8 bölge karantina altında. Sivas’ta bir ailenin durumu da öyle. Kim bilir daha nerelerde buna benzer vakalar söz konusu.

Ama bakanımızın canı sağ olsun soğukkanlılığını bozmuyor bile. Neymiş efendim gönül rahatlılığı ile et yiyebilirmişiz. Vallahi bakan haklı. Niye derseniz; vatandaşın et alacak durumu mu var ki et alıp yesin. Vatandaş et yemek yüzünden değil de daha çok şarbonlu hayvan veya insan fark etmez bir teması olursa bulaştırır kendisine bu hastalığı bulaştırırsa.

Hani bu ve buna benzer bir olay başka ülkelerde yaşansa sorumlu kimse ya istifa etmek zorunda kalır ya da istifa ettirilir. Utanılmasa bizim ülkemizde Pakdemirli’ye bir de nişan verilecek soğukkanlı bir konuşma yaptığı için.

Yeter be! Artık kamuoyunun önüne çıkıp niye Brezilya’dan sığır dışalımı yaptığınızı açıklamak zorundasınız. Bizim ülkemizin suyu mu çıkmış niye siz hayvan yetiştiricisinin canına ot tıkıyorsunuz da dışalım yapıp duruyorsunuz? Zengin etmek için kim ya da kimlere sözünüz var da bir türlü bu olmaz yöntemleri bıraktığınız yok? Ülkenin bütün bu yaşadıkları sizin için masal. Siz sadece ve sadece vurguna odaklanmışsınız. Bu yüzden de ekonomi kötü gidiyor tabi. Ama bütün bunların ne önemi var değil mi, nasıl olsa ülkemize düşman ülke mi yok, atarsınız bu ülkeleri ortaya verir veriştirir yandaşlarınıza da kendinizi bir güzel alkışlattırıp işin içinden sıyrılıverirsiniz.

Önemsediğiniz bir şey yok gibi görünüyor. Öyle ya ne yaparsanız yapın ekonominin ateşini düşüremiyorsunuz. Ne dolar yerinde sayıyor ne de Euro. Sizler konuştukça dolar da Euro da tavan yapmaya devam ediyor. Öyle rahatsınız ki rahatlığınızı topluma da geçirip şu yerel seçimleri de bir atlatalım da sonrası Allah kerimdir demeye getiriyorsunuz işi. Yoksa var ya; topu attınız açacaksınız. O zaman işleri nasıl götürürsünüz bilemeyiz ama bu halkın bu kadar ağırlığı çekemeyeceğini göreceksiniz. Sonra sizin ne kül üfürme hüneriniz işe yarayacak ne de diğer hünerleriniz…

Hani şaka gibisiniz vallahi!

Damat Bey ikinci adam oldu. Olur ne olacak canım diyorsunuz.

Oğul devlet toplantılarına hiçbir resmi sıfatı olmadığı halde buna da olur ne olacak canım çekiyorsunuz.

Bilmem ki Recep Tayyip Erdoğan partili cumhurbaşkanı olduğu halde ona “başkan” dediğinize göre, oğul Bilal’e ne zaman VELİAHT diyeceksiniz bekliyoruz…

Ne söylesek size kâr edeceği yok. Öyleyse biz de sözümüzü kestirmeden söyleyelim:

BU GEMİ BATAR. TABİ SİZİNLE BİRLİKTE…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA