turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


UYANIN ARTIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 EYLÜL 2018

Ülkemizde tarım ve hayvancılığın modern yöntemlerle yapılmadığı dönemlerde bile çiftçiler ve hayvan üreticileri dünden bugüne öğrendikleriyle önemli işler başarırlardı. Tohumunu kendi yetiştirir çiftçi aşılamasını kendisi yapardı. Örneğin hububatla ilgili tohum yetiştirmekte ve ekilecek tohumu ayırt etmekte o kadar ustaydı ki o zor koşullarda karasaban veya pullukla hayvan gücüne dayanılarak yapılan ekim sonrasında bile bir başka ürün verirdi tarlalar. Gerçi emek fazla, kazanç azdı az olmasına da yine de insanlar bugün karşı karşıya kaldıkları tehlikeler kadar tehlikelerle karşılaşmamaktaydı.

Sonra tohumlar devlet tarafından devletin zirai kuruluşları tarafından verilmeye başlandı. Eskisi kadar sonuç almak olası değildi ama yine de bugün karşılaşılan sorunlar ve verimsizlik kadar kötü bir sonuçla karşılanmıyordu. Sonra bu anlayış da hepten terkedildi. Artık tarım ürünlerinin tohumları hububatından sebzesine kadar ne var ne yoksa dışarıdan alınmaya başlandı. Üstelik bu tohumların genetiği ile oynandığı için bu ürünlerden aldığınız ürünü tohum olarak kullanamazdınız. Böyle böyle aklınıza ne geliyorsa yerli tohum kullanmak bir yana bırakıldı, her şey dışarıdan alınır oldu. Sonrasında ise bu tohumlarla birlikte her türlü hastalık ve haşereler de ülkemizde görülmeye başlandı. Bu hastalık ve haşerelerin kuşku yok ki üretilmiş ilaçları vardı ve de tohumdan sonra sıra ilaçların alımına geldi. Öyle bir dolap kurulmuştu ki tohum ve ilaçları ülkemize satanlarla alıma aracılık edenler ceplerini doldururken alın teri döküp sıcağın, soğuğun karşısında çalışan çiftçilerimiz çarkı zor döndürür hale geldiler. Kullanılan tohumlar nedeniyle ürünlerin genetiği değişmiş ve artık insanlarımız hormonlu yiyeceklerle tanışmışlardı. Yani sizin anlayacağınız ülke olarak doğal besin kaynaklarımızı yitirmiştik. Bu yüzden toplumda insanlarımız yaygın olarak çeşitli hastalıklarla boğuşur hale geldiler. Üstüne üstlük bir de bu hastalıkların tedavisi için yabancı ilaç şirketlerine milyarlar ödemeye başladık.

Söze tohumdan başladık ya konuyu yine oraya getirelim. Bu dinci, imancı kesimler ağızlarını her açtıklarında İsrail Siyonizmi aşağı İsrail Siyonizmi yukarı hep konuşur dururlar. Oysa tohum ve ilaç konusunda bir araştırma yapılsa birinci sırada karşımıza İsrail’in çıktığı görülür. Hem de bir avuç tohum için ödenen para dudakları uçuklatacak kadar çoktur. Başka alanlarda yapılan işleri saymıyoruz bile.

Çark böyle olunca tohum fiyatları almış başını gitmiştir. Gübre fiyatları öyledir, ilaç derseniz daha önce 30-35 liraya aldığınız ilaç bugün gelmiş 125-150 liraya dayanmıştır. Hani bizi dışarıya bağımlı iktidarlar her konuda sömürmek ve kanımızın son damlasına kadar içmekte yeminlidirler ya yerli tarımın ve hayvancılığın gelişmesi için kıllarını bile kıpırdatmazlar. Ne yerli tohum, ne ilaç. Ne de damızlık hayvan üretimine önem verilir. Dışarıdan alınan hayvanlarınsa ülkemiz koşulları ile uyumu bir hayli zordur. Daha da önemlisi bütün hayvanların genetiği ile oynanmıştır. Aynı durum tarım ürünlerinde de söz konusudur.

Bu gerçekler ışığında düşündüğümüz zaman gerçekten ülkemizde niye Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı vardır doğrusu anlaşılır gibi değildir. Bu bakanlığın aklına dışalımdan başka bir şeyin gelmiyor olması hepimizi bu hainlik niyedir diye düşündürmez mi? Bugün sıradan köylülerimiz bile İsrail’den alınan tohum ve ilaçlardan bilgili ve sonuçları hakkında konuşacak durumdayken bu ülkenin bakanlığı, bakanlığın çalıştırdığı ziraat mühendisleri, veterinerleri neyin nesidir acaba? Hem daha dün kurulan Kosova’dan bile biz eğer tarım ilaçları alır durumdaysak bu ülkeye vurguncu takımının ne yaptığını ve iktidarların bu vurguncu takımıyla birlikte nasıl köşe döndüklerini görmeyecek, göremeyecek miyiz?

Sen, çiftçinin ürününü yok pahasına al, onları tüccara mahkum et, sebzesini, meyvesini dalında çürütsün, fındığının fiyatını açıklamayıp yokluk içinde bulunan üreticiyi tüccarın insafına bırak sonra da çık fındık taban fiyatlarının açıklanmamış olması üreticilere yaradı de. Yahu sahi siz kimsiniz ve kimin aklıyla hareket ediyorsunuz? İnsan ülkesini tohumda, ilaçta, gübrede, yabancı ülkelere mahkum eder mi? Haydi ettiniz, üretilen ürünlerin beş para etmemesi için hiçbir organizasyon yapmaz da çiftçinin elinde çürümesine zemin hazırlar mı?

Uzatmayalım bir reklam var kolye takmasak da olur önemli olan eğitimdir gibisinden. Eğer bir ülkede tarım ürünlerine bu kadar hor bakılırsa kolye takmasanız olur, cicili biçili giyinmeseniz olur, lüks bir yaşam sürmeseniz de olur ama yemeden içmeden olmaz. Siz ki ey saray iktidarı ülkeyi neye mahkum ettiğinizin farkında mısınız? Biliyoruz farkındasınız da yaptıklarınız bilinçli bilinçli. İşte bu yüzden gün gelecek yaptıklarınız burnunuzdan fitil fitil gelecek. İşte bu yüzden niye Suriye’nin fakrü zaruret içinde olması için elinizden geleni yapıyorsunuz anlaşılacak ve İsrail’le olan gönül dostluğunuzun hesabını vermek zorunda kalacaksınız. Tarım ve hayvancılık deyip geçmeyin. Tarımı ve hayvancılığı bitirirseniz, ülkenin geleceğini karartır gözlerinin ferini söndürürsünüz.

Bizler de bu düşüncede olanları affetmeyiz.

O kadar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA