turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ANASI AĞLAYANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 EYLÜL 2018

3. Havaalanı inşaatında çalışan işçilerin nihayet canına tak etti. Burada çalışan işçiler canından oldular haber olmadı, olağan iş kazalarından sayıldı. Yeterli ücret alamadıkları gibi zamanında maaşları ödenmedi hiç mi hiç önemseyen olmadı. Çok kötü şartlar altında iş güvenliğinin alınmadığı koşullarda canları çıkıncaya kadar çalıştırıldılar, yaralananlar, yaşamlarını yitirenler oldu saray iktidarı dönüp bakmadı bile.

Örgütlenip birlikte davranmalarının önüne geçmek için her yola başvuruldu. OHAL koşulları aleyhlerine kullanıldı. İktidar için propaganda konusu olan 3’ncü Havaalanı’nın bir an önce hizmete girmesi için işçiler köle gibi çalıştırıldığı halde ne doğru dürüst yatacak yerleri vardı ne yemekleri ne de servis araçları. Ağır bir baskı altında tutuldukları için de sanılıyordu ki işçiler kendilerine reva görülen bu yaşamı sineye çeker kölelik uygulamalarına karşı seslerini çıkarıp tık bile demezlerdi.

Öyle olmadı elbette. Eşyanın doğası gereği işçilere karşı uygulanan her türlü baskı, yıldırma ve zulümlere karşın işçiler İnşaat İşçileri Sendikası’nda örgütlendiler ve “YETER ARTIK” diyerek haklarını aramak için eyleme başladılar. İşçilerin haklı eylemi kabul göreceği yerde öyle olmadı. Bölgeye jandarma ve Tomalar getirildi. İşçileri eylemlerinden vazgeçirmek için üstlerine tomaklardan gaz ve su sıkıldı, işçilere karşı şiddet uygulandı. İşçilerle iktidar yanlısı iş sahipleri görüşmediler bile. Onların yerine patronları çalıştırdıkları kimseler temsil ettiler ve işçilerin istediklerinin vermeyerek geri çevirdiler. Bunun üzerine de işçiler eylemlerini devam ettirme kararı alarak çalışma alanını terk etmediler.

Öyle ki artık bir şeyler oluyordu ve anası ağlayanlar haklarını almak için direnişten başka bir yol olmadığını anlamışlardı. Öyle ya işçilere patron sendikalarını siz kurdunuz. Sarı sendikalarla anlaşıp sarı sendika yöneticilerini ihya ederken işçileri kuru ekmeğe siz muhtaç ettiniz. Bütün bunlar da mı olmadı, işadamı kılığında cemaat ve tarikat işyerinde inanca dayalı sendikaları da sizler kurup onları Allah adına iliklerine kadar sömürüp var olan çalışma koşullarına işçileri siz razı ettiniz. Ama görüldüğü gibi mızrak çuvala sığmıyor işte. Gün geliyor işçilerin canına tak diyor ve her şeyi göze alarak karşınıza dikiliveriyorlar.

Biliyoruz, aklınızdan geçenler hiç de iyi şeyler değil. Size göre yılan yerine koyduğunuz işçilerin başı küçükken ezilmeli değil mi? Bu yüzden de 3’ncü Havaalanı işçilerinin direnişini ne edip edip sönümlendireceksiniz. Size göre elebaşı saydığınız pek çok işçiyi de kapının önüne koyup işin içinden sıyrılmaya çalışacaksınız. Zaten şimdiye kadar da hep yaptığınız şeyler bunlar. Ancak gözünüzden kaçırdığınız bir şey var. Bu terazi bu ağırlığı çekmez, göreceksiniz çekmeyeceği için de daha pek çok iş yerinde benzer işçi direnişleri yaşanacak. Ve sizler de erinde geçinde yaptığınız zulmün şafağına uyanmak zorunda kalacaksınız.

Öyle ya ülkede saray iktidarı olarak ekonomik krizin Allah’ına sebep olmuşsunuz ama krizin bile bizim krizimiz olmadığını söyleyecek kadar ileri gidiyorsunuz. Madem bizim krizimiz değil niye elektrikten, doğalgaza oradan da iğneden ipliğe zam yaptınız da bu ülkenin işçisinin emekçisinin burnundan fitil fitil getiriyorsunuz?

Sahi söyler misiniz onca zamlar yağmur gibi yağarken 3’ncü Hava alanında çalışan işçilere kaç lira zam yaptınız? Yapmadıysanız niye yapmadınız? Şimdi onlar çoluklarının çocuklarının geçimini nasıl sağlayacaklar?

Gerçekten de Sayın Recep Tayyip Erdoğan sabırlı olan siz değilsiniz. Sabırlı olan bu ülkenin işçileri, emekçileri kısaca tüm halkı. Öyle ya toplamışsınız AKP İl Başkanlarını veriyorsunuz konuşmanın gözüne. Her şey kötü ya bir günah keçisi bulmanız gerekli. Tabi siz böyle bir yükümlülüğü asla üstlenmezsiniz. Faizleri arttırdığı için Merkez Bankası Başkanı’na verip veriştiriyorsunuz. Neymiş efendim faizleri 17,75’ten 24’e nasıl çıkarmış. Öyle ya sizin de bir sabrınız varmış. Tamam, anladık tahammül edemezsiniz sabırsızsınız biliyoruz da ne yapacaksınız yoksa Merkez Bankası Başkanlığını da mı siz üstleneceksiniz? Gerçi yapmadığınız şey değil nasıl Varlık Fonu Başkanı siz, Başkanvekili de damadınız olmuşsa bir kararnameye bakar Merkez Bankası Başkanlığı’na kendinizi atar işi en tepeden bağlayıverirsiniz olur biter. Eğer sizin ekonomi bilginizle işler düzelecekse hiç durmayıp yapın vallahi.

Ama denizin suyu bitti. Bundan böyle ne Türkiye’yi borçlandıra borçlandıra iflas masasına götürdüğünüz köprüleriniz, tünelleriniz, havaalanlarınız ne de ikinci boğaz açma girişiminiz söz konusu olacak ne de bu yöntemlerle ülke insanlarını kandırabileceksiniz. İş; aşa, ekmeğe, barınmaya geldi dayandı. Bu yüzden de bundan böyle oturduğunuz yerde rahat edeceğinizi hiç sanmıyoruz.

Ne bileyim yerde rahat edemeyeceğinizi anlamış olmalısınız ki Katar’dan hediye mi, satın alma mı bilmediğimiz uçan sarayı getirttiniz.

Söyleyelim bütün bunların hiçbiri hayrınıza olmayacak, tabi ülkenin hayrına da…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA