turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SUÇ ve ÖDÜL

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

16 EYLÜL 2018

Hava alanı işçileri haklı istekleri için eylem başlattıkları nedeniyle ağır yaptırımlarla karşı karşıya kaldılar. Sabahın köründe işçilerin yatakhanelerini basan jandarma koçbaşı ile kapıları kırarak işçileri gözaltına aldı ve işçileri yerlerde süründürüp yerlerde yatırdılar. İşçilerin isteklerine baktığımız zaman oldukça insani olan bu isteklerden Saray iktidarı suç üretti ve işçilere karşı ağır yaptırımlar uygulandı.

Peki, işçiler ne istiyorlardı?

* Maaşlarının bankaya tam yatırılmasını,

* Aldıkları tam ücret üzerinden SGK primlerinin yatırılmasını,

* Kendilerine verilen yemeklerin iyileştirilmesini,

* İşyeri güvenliğinin sağlanması ve iş cinayetlerine neden olunmamasını,

* İşten atılan işçilerin yeniden işe alınmasını,

* Servis sorunun çözülmesini,

* Aşağılayıcı muamele yapılmamasını,

* Yatakhane, banyo, lavabo temizliklerinin doğru dürüst yapılmasını, tahtakurusu sorununun
Çözülmesini…

Vay siz misiniz bunların isteyen denildi ve işçilerin üzerine güvenlik güçleri salınarak işçiler analarından doğduklarına pişman edildi. Yukarıda saydığımız gerekçeleri suç sayıp işçilerin üstüne en ağır şekilde giden Saray zihniyeti için ne söylenebilir ki demiyorum bile. Çünkü bu zihniyet çizmeyi çoktan aştı. Bu zihniyet ki bu ülkenin işçilerinin, emekçilerinin üzerinden bir avuç vurgunca takımına milyarlar kazandırırken iş işçilere gelince bakış açısı toptan değişmekte işçilerin anasını ağlatmak için her türlü muamele çekilmektedir. Bu konuda işçilerin üzerine bu denli hışımla gidildiğine göre 3. Havaalanı inşaatının sahiplerinin kimler olduğunun bilinmesinde de yarar var. Yarar var çünkü ülkenin ve emekçilerin sırtından vurgun vuran bir avuç soyguncu ve düzenbaz işçilere bu muameleyi çekmek için acaba kimlerden güç almaktadır 80 milyon insanımız bilmek istiyor.

Evet, bu ülkenin yargısı var, TBMM’si var, tek kişiye bağlı olsa da hükümeti var, oldukça kısıtlı olsa da anayasası ve yasaları var. Bütün bunlara karşın nasıl olmaktadır da yasadışı bir hınçla işçilerin üstüne gidilirken işçileri her anlamda mağdur eden işverenin kılına dokunmak şöyle dursun onun her istediği yerine getirilip işçilere kan kusturulur anlamak istiyoruz. Gerçi bunun anlaşılmayacak bir yanı yok ya, kendilerini bu denli her şeyin üstünde sayan ve sanan yöneticilerinden işverenine kadar herkesin nasıl bir aymazlık ve saldırganlık içinde olduklarını anlamak istiyoruz.

Yaşanılan bu olay aslına bakarsanız tüm ülkeyi ilgilendirmektedir. Çünkü 3. Havaalanı inşaatında çalışan işçilere çekilen bu muamele ülkenin bütün emekçilerine çekilecek ve de aynı şekilde davranılacak demektir ki bizler de bu ülkenin kimlermiş sahibi anlamak ve anlatmak istiyoruz yediden yetmişe herkese. Yoksa gücü eline geçiren istediğini yapacağını düşünür ve de gerektiğinde haksızlıklarına karşın en ağır uygulamaların emir vericisi olursa bunun da elbette bir hesabı kitabı olacaktır diyoruz, deriz.

Tamam, sizler hak isteyeni hain, özgürlüklerini kullanmak isteyeni terörist ve de herkesi susturmak için gerektiğinde örnek olsun diye aşından, işinden etmeyi kendinizde hak görüyorsunuz. Ancak bunun bir bedelinin de olacağını bilmiyor olabilir misiniz sizi anlamak gerçekten de zor.

Lübnanlı bir aile gelecek, Türk Telekom’u alacak, hem de parasını Türkiye’deki bankalardan aldığı kredi ile ödetecek, sonra da milyarlarca doları dışarı transfer ederek kaçacak bunların peşine ne savcı, ne yargı, ne bu ülkenin yöneticileri düşmeyecek ama iş işçilerin hak istemelerine gelince sizler aslan kesileceksiniz öyle mi? Üstelik de bankalar banka kartı borcunu ödemediği için üç beş kuruşun bile peşine düşüp borçlunun evine barkına haciz getirecek salt yöneticiler peşine düşülmesin dediği için bu Lübnanlı aile vurgunu vurup ortalıktan kaybolacak öyle mi? Demek soygun bu kadar kolay bu ülkede. Demek bunların peşine düşmek adetiniz değil ama ülkenin işçisi emekçisi hak arayışına çıktı mı sizler işçilerin anasını hem de bir avuç vurguncu adına ağlatacaksınız bunun anlaşılır yanı var mı? Ve de soruyorum sizler bu durumda kim ya da kimlerin adına görev başındasınız söyleseniz de bizler de öğrenmiş olsak olmaz mı?

Hokkabazlar; Kâbe’nin bir maketini yapmışlar ortalıkta dolaştırıp her görmek isteyenden de 10 lira alıyorlarmış. Son görüntüyü Adıyaman’dan izledik. Valisi, kaymakamı, savcısı ve de yargıçları çok mu olağan bir durumla karşı karşıyayız da gıkınızı bile çıkarmazsınız? Haydi yöneticileri geçtik, saray iktidarını geçtik sizler ne adına bizlerin verdiği vergilerden maaş alırsınız bilmek istiyoruz.

İşçileri suçlu sayıp üstlerine gidiyorsunuz. Tacizci sözüm ona Müslüman Suriyelileri Müslüman sayıp ödüllendiriyorsunuz çok belli.

Bir başka şey de Suriyeli mankafalar Gaziantep'te vilayete yürümüşler. Hem de ne için biliyor musunuz? Bizim ülkemizde Müslümanlık yokmuş, kadınlardan, kızlardan tahrik oluyorlarmış. Bunlar yürürken ve de ağızlarından salyalar akarak vilayetin kapısına dayanırken güvenlik güçleri, vali, savcı, yargı mensupları ne yapıyorlar dersiniz? İşçiler haklarını arıyor diye üstlerine saray iktidarı, güvenlik görevlileri, savcısı kısacası kendisini her yetkili sayan kimse işçilere dünyayı dar ederken bu saldırgan ve tacizciler nasıl olmaktadır da Gaziantep caddelerini birbirine katabilir bir diyeceğiniz var mı?

Neymiş; Mehmet Cengiziniz milyarlar vuracakmış, neymiş; kendi iş adamlarınızı yetiştirip ülkenin boğazını sıkacakmışsınız bunları anladık, anladık da sizlerin bu kadar gözü karalığınızı anlayamadık. Yasa dense uymazsınız. Demokrasi sizi hiç ilgilendirmez. Hak ve özgürlükler de neymiş, kim böyle bir istemde bulunursa zaten hain, terörist.

Sahi siz gücünüzü nereden alıyor ve de neyinize güveniyorsunuz?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA