turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇOK İNANDIRICISINIZ!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 EYLÜL 2018

Herkes onun ekonomik tedbirlerle ilgili açıklamalarını bekliyordu. Dur bakalım ekonomik tedbirlerle ilgili ne karar almışlar diye beklenirken bir de ne görelim dağ fare doğurmamış mı? Maliye ve Hazineden Sorumlu Bakan Berat Albayrak’ın yaptığı açıklamaların bir teki bile değil ekonomiyi düzlüğe çıkarmak, düzlüğe çıkarmak için küçücük bir umut bile veren açıklamalar değildi. Yapılan açıklamalar şimdiye kadar söylenenlerin bir benzeriydi fakat Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediklerinin aksine en azından ekonomik kriz olduğunun itirafıydı.

Berat Albayrak’ın açıklamalarında herkese israftan kaçınılması gerektiği söyleniyordu söylenmesine de onca şaibe ile anılan sarayın tasarrufunda bulunanlarla ilgili söylenen tek bir şey bile yoktu. Sizin anlayacağınız ne sarayın şatafatından vazgeçiliyordu ne de son günlerde çokça konuşulan ve herkesin dilinde olan uçan saray Katar’ın hediye ettiği uçaktan. Daha da önemlisi hiçbir bakan ya da üst düzey görevlileri de ne kullandıkları lüks araçlardan vaz geçiyorlardı ne de başkaca harcama kalemlerinden. Öyle ki bakanların sayısı azaltılmıştı azaltılmasına da o kadar çok yeni daire kurulmuş ve bakan yardımcıları atanmıştı ki adeta Türkiye’nin varlığını rüzgâra savuran bir anlayışın egemen olduğu görülüyordu. Devletin her kademesinde eş, dost, akraba atamalarıyla kadrolaşma konusunda yapılan atamalar dudak uçuklatıcıydı.

Bugünün BirGün gazetesinde yayınlanan Recep Tayyip Erdoğan’a bağlı kimseler yanlarına kimleri atamışlar öyle açıktı ki görüntü kör parmağım kör gözüne dercesine açıkça bir gerçeği gösteriyordu.

Dolayısı ile 100 günlük ekonomik programmış, yok efendim uzun vadelisiymiş hiçbirinin yurttaş nezdinde bir değeri yoktu. Recep Tayyip Erdoğan’ın uçak filosundan ve sarayından başlamayan hiçbir tasarrufun inandırıcılığı olmadığını herkes adı gibi bilirken inandırıcılığı olmayan açıklamalara acaba bu açıklamaları yapanlar inanıyorlar mıydı ki haklın inanması beklensin?

Çok derin açıklamalara hacet yok. Bu iktidar tarım ürünleri ile ilgili her şeyin dışalımını yapıyor olmasına karşın bu konuda atılan küçücük bir adımın bile olmaması gerçekten de akla ziyan bir şeydi ki işte bunun için domatesi 7 liradan almak zorunda kalan yurttaş niye bunlara inansındı değil mi? Israrla hayvan dışalımı yapan bu iktidar ülkenin neredeyse dört bir yanını şarbon tarlasına çevirmişken ve de bu konularda inandırıcı hiçbir adım atılmamışken nasıl olacaktı da saray iktidarının ekonomik paketi ekonominin ateşini düşürecekti acaba hiç düşünülmüş müdür?

Tarımla ilgili her şeyimiz bugün tehlikededir. Tohum ve ilaç konusunu bile çözemeyen bir iktidarın inandırıcı bir tarım politikası olduğuna kim inanır? Samanı dışardan al. Buğdayı, arpayı, mercimeği, pirinci, kuru fasulyeyi, mısırı ve birçok meyveyi dışardan al sonra da kalk ekonomiden dem vurup düzeleceğini um. Bir zamanlar kolaylıkla alınan borç paraları betona göm, inşaat elinde patlasın ve bu sektör iflasın eşiğine gelsin, dolara uyarlanmış yol, köprü, tünel yaptır gelirini hazine garantili olarak yabancı şirketlere peşkeş çek. Bir Osmangazi köprüsü geçişi bile 250 TL’yi aşsın sonra işin içinden çıkacağını düşün. Yetmez bir de aynı yolda politikalara devam edip sonuç alacağını san.

Bir şey daha var. Bunlar değil miydi bütün şeker fabrikalarını özelleştirip satan? Şimdi o fabrikaların hangisi üretim yapıyor ve çalışacak denilen işçiler neden işlerinden oldular. Bizlerse hem sağlıklı şeker yemekten olduk hem de Cargill’in ürettiği GDO’lu şekere mahkum. Hani bunlar değil miydi ABD’ye karşı karşı yaptırım uyguladıklarını söyleyen. Madem öyleydi de niye Cargill’in çalışmaları durdurulmadı veya son verilmedi? Söyler misiniz bunların inandırıcılığı söz konusu dahi olabilir mi?

Biliyor musunuz değerli yurttaşlar; Temmuz ayında seçilen Meksika Devlet Başkanı Andrea Manuel Lopez Obrador, kötü hava koşulları yüzünden tarifeli uçakla üç saat beklemeyi göze alıp kendisinden önceki devlet başkanının uçağına binmez ve ülkemde bu kadar yoksulluk varken ben o uçağa binmem derken bizde olanlara baktığımız zaman şaşırıp kalıyoruz doğrusu. Bugün sarayın emrinde uçan saray uçağı ile birlikte 13 mü, on dört mü uçak olmasına karşın bırakalım tarifeli uçağa binmeyi Sayın Recep Tayyip Erdoğan uçak filosundan bir tek uçak eksilmesini bile göze alabilmiş değil. İşte bu yüzden de Bakan damat kalkıp uçakların satılacağını tasarrufa buradan başlıyoruz demeyi bile aklının ucundan geçirmiyor geçiremez de.

Halkın nezdinde inandırıcılıkları bitmiş bir iktidar ikide bir çıkıp halka ne diyor? Dolarlarınızı bozdurun, israftan kaçının, bu bir manipülasyondur, bizde kriz mıriz yoktur bizi desteklemeye devam edin.

İlahi, sizler yok musunuz sizler; çok inandırıcısınız çok.

Bu yüzden de halk sizi desteklemeye devam edecek mi?

Bekleyin, oyunun ikinci perdesi başlıyor…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA