turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MHP AF İSTEĞİ VE BİR GERÇEK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

24 EYLÜL 2018

MHP, şunu ya da bunu gözeterek af istemiş olabilir. Bu MHP’nin bileceği iş demiyorum çünkü MHP’nin af isteğinin altında yatan gerçeği zaten biliyoruz. MHP öteden beri lümpen bir kesime dayanmaya özen göstermiştir. Bu kesimlerin içinde hiç kuşku yok ki geçmişi karanlık kişilerin olmasının anlaşılmayacak bir yanı yoktur. Yoktur çünkü MHP çoğu zaman devlete karşın bazı görevler de üstlenmiş, arkasında kanlı katliam izleri bırakarak attığı kimi adımlar unutulmadan günümüze kadar gelmiştir. Bu yüzden de MHP’nin af kapsamı içinde gördüğü kesimler daha çok kendilerine yakın duranlar olduğu için bir anlamda da MHP affı ideolojiktir. Kendi kast ettiği kesimler için onca olumlama konuşmaları yaparken kendileri gibi düşünmeyenleri ve halen içerde olanları ise ağır bir dille suçlayarak “hain, terörist” betimlemesi yaparak kapsam dışı kalmalarına kendince büyük özen göstermektedir.

Konu ile ilgili başka bir tehlike daha vardır. O da MHP’nin iki de bir idam cezasını gündeme getiriyor olmasıdır. Aslına bakarsanız MHP açısından bu istekte de olağandışı bir şey olduğunu sanmıyoruz. Sanmıyoruz, çünkü MHP çağdışı ideolojilerden beslenen faşist bir partidir. Bu yüzden de toplumda taraf bulması ancak ve ancak kendileri gibi çağdışı ve faşizan düşünceler taşıyan kimselere seslenmesi ve onların duygularını kabartmasıyla olasıdır. Bu yüzden de iki de bir de aftı, idam cezasıydı gibi konuların gündeme gelip tartışılması bundandır. Çünkü bugün mafyatik suç şebekelerine karışmış ve içerde olan pek çok kişi MHP’ye yakınlığı ile bilinmekte olup MHP de ister istemez bunları gözetmek durumundadır.

MHP’nin af isteğine, Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği yanıt çok daha başka hedeflere işaret etmektedir. Bugün TCK ve anayasa konusunda pek çok yasa maddesi ve anayasanın ilkeleri değiştirilip bir yandan ağırlaştırılmış diğer yandan da hak ve özgürlüklere gelince iş, en yüksek düzeyde ortadan kaldırılması yolu seçilmiştir. Bütün bu gerçeklere karşın anayasal değişiklik halen Türkiye Cumhuriyeti’nin bir din ve şeriat devleti olmadığına vurgu yapmaktadır. Bu anlayıştan oldukça rahatsız olan çevrelerin dini devlet ve şeriat istemlerini ise yerine getirilir ya da getirilemez arada sırada çıkıp en tepedeki kişi olarak Recep Tayyip Erdoğan dile getirmektedir.

Recep Tayyip Erdoğan sözüm ona Bahçeli’nin af teklifi ile ilgili konuşmuş ve bazılarına göre de bu isteğe yanıt vermiştir. Bu konuda Recep Tayyip Erdoğan özet olarak ne demektedir? Şahıslara karşı işlenen suçlarda affedici devlet olamaz. Yani bu suçtan kim ya da kimler zarar görmüşlerse af bile söz konusu olsa onların iradeleri geçerli sayılmalıdır. Aslına bakarsanız bu söylenenler din devletinde ve şeriat yasaları ile yönetilen ülkelerde olabilir ancak. Af sorununda bu anlayış gündeme getirilirse bir örnek veriyorum yarın da yargı diyelim ki biri bir kişiyi öldürdü, öldürülen kişinin yakınları bu kişiye ölüm cezası verilmesini istiyorsa ölüm, ağırlaştırılmış bir ceza istiyorsa ağırlaştırılmış ceza vermekle de karşı karşıya kalabilir. Yani bir anlamda Recep Tayyip Erdoğan’ın öyle çok şey biliyormuş havalarında söylediği sözler kısasa kısas sözleridir ki bu da ancak din devletinde ve şeriat hükümlerinin geçerli olduğu ülkelerde uygulanır.

Bu yüzden de nasıl olsa bu af TBMM’ye gelecek ve tartışılacaktır. Bu af sorununu fırsat bilen bazılarının nasıl önerilerle gelecekleri de bunları iyi tanıdığımız için çok ama çok önemlidir. Bu yüzden de önümüzde konuşulacak olan affa karşı öyle görünüyor ki hırsız, arsız, çalan çırpan, mafyatik özellikleri olan kimselerin dışında daha başkaları büyük ölçüde yararlanamayacaklardır. Hani biz bunları söylerken bize sizin, Fetöcülerin de mi affını istiyorsunuz dediklerinizi duyar gibi oluyoruz. Fetöcüler ülkede toplumsal bir suç işlemişlerdir ve bu suçun büyük oranda ortaklarından birisi de hiç kuşkunuz olmasın ki bugünkü AKP’yi oluşturan siyasal yapıdır. Anlamak istiyorsanız Özhaseki’nin konuşmasında Fetöye nasıl bulaşıldığının anlatılmasıdır.

Sonuç; iktidarı elinde bulunduran kimseler sanmasınlar ki her istediğimizi yapar, uygulamaya da koyarız.

Yapamaz, uygulamaya da koyamazsınız.

Çünkü bu tür düşünce taşıyanlardan daha fazlası unutulmasın ki sizlerin karşısındadır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA