turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TERÖRİZM

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 EYLÜL 2018

Terörizm suçlaması dünden bugüne sol ve sosyalist görüşlere karşı hep kullanılagelmiştir. Terör ve terörist tanımlamasının içini boşaltan emperyalist/kapitalist sistemin ağa babası ABD bu konuda yeryüzünde görülmemiş bir kara propaganda yürüterek kendisini sütten çıkmış ak kaşık sol ve sosyalist dünya görüşüne sahip olanları ise kapitalist/emperyalist sisteme karşı çıktıkları için terör örgütü ve terörist göstermiştir. ABD’nin yörüngesinde hareket eden ne kadar işbirlikçi ülke varsa onlar da hiç kuşku yok ki ABD’nin bu politikalarına uygun tutumlar sergileyerek ve kendi iktidarlarının sürgit devam etmesi için aynı doğrultuda davranmışlardır.

Yeryüzünde başta İslami terör örgütleri olmak üzere ne kadar terör örgütü varsa ya Amerika tarafından kurulmuş ve finanse edilmiş ya da çeşitli yöntemlerle ABD yörüngesine sokularak emperyalist/kapitalist sistemin yararına sonuna kadar kullanılmıştır. Bugün Ortadoğu’da yaşananlara baktığımız zaman ileri sürdüğümüz görüşlerin ne denli doğru olduğunu harfi harfine görmemiz olasıdır.

Kuzey Afrika'dan başlayan Çin Seddi’ne kadar uzanan bölgede ABD’nin çıkarlarına uygun davranan bu örgütler yüzünden bölgenin çeşitli ülkeleri kan denizine dönüşmüştür. Bugün gerçek anlamda Libya diye bir devlet yoktur. Tunus, Mısır dizayn edilmiş, Yemen ise ABD’nin yörüngesindeki Suudi Krallığının da girişimleri ile hem terörden hem yoksulluk ve açlıktan halkı kırılan bir ülke haline gelmiştir.

Aynı durum Afganistan’da da halen yaşanmaktadır. Buradaki Taliban örgütünün ne zaman ve nasıl kurulduğu kim ya da kimlere karşı kullanıldığı bilinmeyen bir şey değildir. Şu an ABD ve ortaklarıyla birlikte işgal altında tutulan Afganistan halkı her yönüyle ağır bedeller ödedi ve ödemeye de devam etmektedir. Irak’ın işgalinde katledilen, işkencelerden geçirilen, tecavüze uğrayan, yer ve ve yurtlarından olan milyonlarca insanın çektiği acılarda da ABD’nin ve ABD’nin kurup beslediği İslami terör örgütlerinin parmağı vardır. Suriye’deki durum daha da gözle görülür şekilde başlamış halen de bütün şiddetiyle devam etmektedir. Bugün ABD kendisinin kurup beslediği terör örgütleri sayesinde Suriye’nin Kuzeyine askeri bir varlık olarak gelip yerleşmiş olmakla kalmamış bölge için ağır bir tehdit olarak da giderek varlığını güçlendirmektedir.

Suriye devletinin yüksek direnciyle karşılaşan İslami terör örgütleri Suriye’de istediklerini İran ve Rusya’nın varlığıyla da gerçekleştirememişler, Suriye’nin çeşitli bölgelerinden temizlenen kanlı katil terör örgütleri gelip İdlib’e yerleşmişlerdir. Şu an buradaki terör örgütleri yüzünden Türkiye’de ne yazık ki ağır tehdit altında bulunmaktadır. New York’da BM toplantısında konu ile ilgili en son konuşacak kişi Recep Tayyip Erdoğan olmasına karşın terör örgütlerini kast ederek bazı ülkeleri ismen olmasa da açıkça eleştirirken her ne hikmetse bir kez olsun aynaya bakmak gereğini hissetmiş değildir. Çünkü sözünü ettiğimiz terör örgütlerinin serpilip gelişmesinde ABD’den sonra en çok payı olan iktidar da hiç kuşku yok ki kendi iktidarları olmuştur.

Şu an bile Suriye kenti olan İdlib’de sözünü ettiğimiz terör örgütlerinin temizlenmesi için Suriye, İran ve Rusya’nın giriştiği temizleme hareketi için engel konumundadır. Bunu yaparken de Erdoğan İdlib’de bir sivil katliamının yaşanacağı görüşünü ileri sürmektedir. Oysa burada bugün olmazsa yarın sözünü ettiğimiz terör örgütleri ile başta Suriye silahlı güçleri olmak üzere kesinlikle karşı karşıya gelecekler ve Türkiye’nin konumu o zaman ne olacak gerçekten de belirsizdir. Saray iktidarının görüşmelerde üstüne aldığı terör örgütlerinin silahsızlandırılması görevi ise yerine getirilmesi zor bir görevdir. Çünkü her an için TSK ile bu terör örgütleri karşı karşıya gelebilir ve halkımızın evlatları hiç yoluna canlarından olabilirler. Başka bir tehlike ise dünyanın her yanından gelmiş olan terör örgütü üyelerinin Türkiye’den başka gidecekleri bir yerlerinin olmayışıdır. Gelişmeler bu noktada seyrederse ne olacak Türkiye 100 binin üzerinde teröristle baş başa mı kalacaktır yoksa onlar da tıpkı Türkiye’ye denetimsiz bir şekilde dağılan Suriyeliler gibi dağılacaklar mıdır?

BM’de Erdoğan ve Trump’u dinleyenler ne düşünürler bilemem ama bu çıkmaz yol ve yöntemleri insanlığın başına saranların bence hiç mi hiç inandırıcı olmadıkları açıkça görülmektedir.

Sonuçta insanlığa bunca büyük acıyı yaşatanlar ve de bir kıvılcımla daha büyük acıların da her an kapısını aralamaktan çekinmeyenler çıkıp da insanlığın önünde sütten çıkmış ak kaşık gibi davranamazlar, davranmaya da hakları yoktur.

Gelinen noktada kapitalist/emperyalist sistemin güruhu konumundaki sözünü ettiğimiz terör örgütlerinin desteklenilmesinden hemen vazgeçilmeli, akan su yolunu bulup kendi yatağında akmaya devam etmelidir.

Yoksa bölgede İsrail, ABD ve diğer emperyalist ülkelerin çıkarına bölgeyi ateşe atmaya kimsenin ne hakkı olmalı ne de bunlara izin verilmelidir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA