turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AFFI KONUŞURKEN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 EYLÜL 2018

Meclis açılır açılmaz MHP’nin af tasarısı meclise gelecek ve yasalaştırılmasına çalışılacak. MHP ideolojisi gereği kendine göre “kader kurbanı” tarif ediyor ve onların bir an önce salıverilmesini de özellikle istiyor. MHP bu girişimleri yaparken eşitlik ilkesini aklından bile geçirmiyor geçiremez de. Çünkü MHP, sistemden asla kopmaz, kopamaz. Bu yüzden de af isteği de en ağır sömürü koşullarının sürgit devam etmesini zedelemeyecek şekilde olacaktır.

Bugün, siyasal nedenlerle ve salt düşüncelerini açıkladıkları ve de siyasal iktidarın politikalarını benimsemeyip eleştirdikleri için içerde olanlar var. Dikkatlice baktığınızda MHP’nin af isteğini bu sözünü ettiğimiz eften püften şeylerden bile ceza almış olanlar kamsam dışına itilmişler. Sonuçta bir af yasasına gereksinim duyuluyorsa eğer affın toplum genelinde ve vicdanında yer bulmasının önemli olduğu da gözlerden ırak tutulamaz. Durum bu olunca da bu af yasası ister istemez bizlere pek çok şeyi yeni baştan tartıştıracaktır.

Kapitalist üretim ilişkilerinin egemen olduğu ülkelerde neyi ne kadar reforme ederseniz edin hiçbir şekilde toplumda adaletin ve eşitliğin sağlanacağı düşünülemez. Bu yüzden de işlenen suçlara baktığımız zaman bu suçların çoğu düzenin kendisinden kaynaklanmaktadır. Dolayısı ile bugün kimi ya da kimleri “kader kurbanı” sayarsanız sayın onları dışarı salıverseniz de bunların çoğu geri kısa zamanda cezaevlerine geri dönecekleri için çıkarılan affın da fazladan bir getirisi olmayacaktır. Çünkü topluma kazandırmaktan söz edenlerin düzenlerine baktığınız zaman neredeyse milyonlarca insana yaşam hakkı bile tanımayacak denli sömürücü, baskıcı ve zulüm kardır. Sorun bu olunca da tartışmanın neresinden girerseniz girin ortalama bir hakkaniyette bile uzlaşmanın olabileceğini düşünmek olanaksızdır.

Üstelik cezalandırmak deyince akla gelen kişilerin içeri atılması olsa bile sistemin çeşitli bahaneleriyle işlerinden atılanlar, çalışma yaşamında insan gibi yaşayacak bir ücret alamayanlar, iş güvenliği olmayanlar, iş kazası ile sakat kalan ve yaşamını yitirenlere de baktığımız zaman konuşulacak şey o denli çoktur ki dolayısı ile MHP’nin getirip gözümüzün içine sokmaya çalıştığı af tasarısının ciddiyetinden söz etmenin doğrusu hiç mi hiçbir önemi olmayacaktır.

Hem sonra içerde kalanlara baktığımız zaman bunların dosyası incelense çoğu eften püften şeyler olmakla birlikte terör konusuna dayandırıldığı için affı ile ilgili değil kapsam içine alınması sözünün edilmesi bile olanaksızlaşmıştır. Dolayısıyla her konuda olduğu gibi af konusunda da hakkaniyetli davranmaktan uzak bir sistemin koruyucu ve kollayıcılarının affı yasalaştırsalar da bugüne kadar çıkarılmış olan sadece toplumu raptı zapt altına almayı amaçlamış olan yasalardan hiç mi hiçbir farkı olmayacaktır.

Görüldüğü gibi tartışmaya anayasal açıdan girmeyi gereksiz sayıyoruz. Çünkü bugün yürürlükte olan anayasa maddelerinin çoğu çağdaşlıktan büyük ölçüde uzaklaşmış ve hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı bir bağlamda makas iyice kapatılmıştır. Ülkemizde aşırı sömürü ve vurgunların sonucu ağır bir ekonomik kriz yaşanmaktadır. Saray iktidarı her ne kadar bu ekonomik krizi, kriz mıriz saymasa da toplumun büyük çoğunluğunun belini büken krizin ağırlığı her tarafta dibine kadar hissedilmektedir. Var olan maddi koşulların yarattığı ortam nedeniyle öyle bir suç ortamı yaratılmış oldu ki MHP affının derde deva olmasını düşünmek şöyle dursun bir işe yarayacağını da asla düşünemeyiz. Daha da önemlisi bugün yüksek yargının karar vericilerine baktığımız zaman ne denli bir yerlere bağlı davrandıklarını görüp durmaktayız. Geçmişte bir af yasası çıkarılsa diyelim ki Anayasa Mahkemesi’nin eşitlik ilkelerinin gözetilmediği savıyla karar verdiğine tanık olduğumuz ülkemizde artık bu karara benzer asla karar verilebileceğini aklımızdan bile geçiremez duruma gelmişsek yargının bağımsız olmadığını, kuvvetler ayırımında yerinin en tepedeki makamın iradesiyle sınırlı olduğunu da yaşadıklarımızla gördük, yaşadık yaşıyoruz.

İşte bu yüzden kapitalizmin kendi dibe vurmuşluğunun sonucu olan bu MHP affı da hiç kimsenin ama hiç kimsenin yarasına merhem olmayacak. Hukuki hiçbir değerinin olmadığını da dünya çapında çıkarılan af yasalarıyla kıyasladığımızda bütün çıplaklığı ile görülecektir. O halde toplumda var olan onca adaletsizlik ve eşitsizlik öz itibariyle göz ardı edildiğinde yasalaşmış bir yasanın gerçekleştiği görülecek ama yaraya bir merhem asla olmayacaktır.

Bu yüzden de bundan böyle neyi konuşacaksak sistemden bağımsız konuşamayacağız.

Konuşsak bile zaten bir değeri olmayacaktır.

Hele de bizim gibi ülkelerde bu gerçek çok daha göze batıcı şekilde her yerde ve her zaman karşımıza çıkacaktır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA