turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


OKULLAR AÇILDI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 EYLÜL 2018

AKP iktidarına kadar belki de Türkiye bu denli karmaşa yaşamış değildir. Saray iktidarı ideolojik eğitim vereceğim diye eğitimde dipten doruğa yeni adımlar attı. Gerekli gereksiz her yerde imam hatip okulları açtığı yetmiyormuş gibi normal okulların bile eğitim sistemini değiştirerek dini ağırlıklı hale getirdi. Cemaat, tarikat kim varsa kendilerinden yana olan onları eğitimde söz sahibi haline getirdi. Bunların kimisi okullarda kendilerine alan bile açtılar. Okulların açılışı sırasında kimi okulların müdürü müdür artık her neyi ise dualı, aminli konuşmalar yaparak küçücük çocuklarımızın beyinleri yıkanmaya kalkışıldı. Ortalığı mezbeleliğe çeviren sözde eğitimcilerle 2018-2019 eğitim yılına da girilmiş oldu.

Bugüne kadar çocuklarımızın istedikleri okulları seçmeleri bu kadar zor değilken öyle adımlar atıldı ki çocuklarımız sırf dolduramadıkları imam hatip okullarına gitsinler diye denilebilir ki her yola başvuruldu. Bu yüzden de pek çok çocuğumuz seçmediği okullarda okumaya zorlandığı için açıkta kaldılar. Deyim yerindeyse eğitimi bu kadar batırıp dibe vurmasını sağlayan bir saray iktidarı ile karşı karşıya kaldık. Kendilerini emir kulları olarak gören zihniyet yüzünden de öğretmenlerimizin çoğu öğretmenlik özelliklerinden yoksun bir tutum sergilediler, sergilemeye devam ediyorlar. Kendisinden övgüyle söz edilen Milli Eğitim Bakanı ise ne yapacağını şaşırmış vaziyette sesi soluğu bile çıkmadan öylece oturuyor koltuğunda niyeyse.

Ortalık dinci, imancı vakıf ve derneklerin yurtlarından geçilmiyor. İktidarın da yardımıyla çocuklarımız bir kez daha yurtlarla kuşatılarak beyinleri çürütülmek isteniyor. Bizler bu yurtlarda nelerin döndüğünü bilmiyor değiliz. Çocuklarımıza yapılan baskıların bini bir para. Hele de kimsesiz çocuklarımız yok mu bunların eğitimini üstlenmiş olan devlet onlara seçenek bile bırakmıyor. Onları doğrudan yallah bu din iman mekteplerine gönderiyor. Eğer araştırma yapılsa bu çocuklarımızın neler çektikleri tek tek ortaya çıkacak ama nerede bunları araştıracak özellikler taşıyan sosyal devlet olgusu, çoktan yedi kat yerin dibine gömülmüş bile.

Saray iktidarı ne söylerse söylesin, toplumu nasıl koşullandırmak isterse istesin ekonomik krizin vurduğu aileleri bir de çocuklarının eğitimi vurmuştur ki içinden çıkabilene aşk olsun. Servis parası mı dersin zamlanmış, okul giderleri dersen geçen yılın giderlerinin çoktan iki katını sollamış bile. Okul gereksinimini almak için çarşıya inen anne ve babalar deyim yerindeyse geri evlerine sürüne sürüne gelebiliyorlar ancak.

Artık eğitim bile parası olanlara hak. Parası olmayanlarsa ne yaparlarsa yapsınlar. Devletin derdi bile değil. Bunca anne ve babanın sırtına binen kitap, defter, kalem, giysi giderleri yetmiyormuş gibi sizi bir de okul yönetiminin çıkardığı liste karşılıyor okullarda. Çocuğunuzu okula mı kaydettireceksiniz o zaman şu listedeki şeyler alınacak deniliyor. İnsanları canından bezdirmiş olan gider kalemlerine bir de okulun dayattığı liste ekleniyor ki anne ve babalar çıkabilirlerse çıksınlar işin içinden nasıl çıkacaklarsa?

Ancak bizim gördüğümüz gerçekleri görmeyenlerin olması gerçekten de hayret verici doğrusu. Bazı televizyonlar sokakta halkın nabzını yoklamak için mikrofon uzattıklarında halkın nasıl patlamaya hazır saatli bomba haline geldiğini görüyoruz. Bazıları ise maşallah top atsan uyanacak gibi değil. Bunlar şükürcü takımından. Türbanlı bir kıza uzatılan mikrofona aylıklarla ilgili sorulan soruya kız bakın görün nasıl yanıt veriyor: Maaşlar şükür iyiymiş. Bu paralarla herkes gül gibi geçinebilirmiş. Babası memurmuş onlar gül gibi geçinip gidiyorlarmış. Hele bir de Ocak 2019’da yapılacağı söylenen %11 zam yapılırsaymış kendilerine döke saça yetişirmiş.

Bir et yarması genç de şöyle konuşuyor. Kriz mıriz yokmuş. İsteyen istediğini alıp yiyebilirmiş. Ona cebinde 3 lirası olan emekli yanıt veriyor; benim cebimde 3 liram var. Şurada bir yemek yemek istesem 35 liradan aşağı yiyemem sen nasıl oluyor da isteyen istediğini alıp yiyebilir diyebiliyorsun. Et yarması genç ısrarlı; yer efendim diyor da başka bir şey demiyor.

Bunları izledikten sonra acaba diyorum makarnacılardan mı? Tipi de benzemiyor değil hani. Öylelerindense zaten üretim alanında değildir. Üretim alanında olmayanlara sadaka yeter de artar bile. O genç de biliyor ki kendisine sadakayı veren bu iktidar. Üstelik çalışmıyor da oh keyifler keka. Bu iktidarı savunmayacak da gerçeklerle mi aklını yoracak?

Sonuca gelelim.

Eğitimin hali ortada. Ülke insanının ne yiyip ne içtiği belli. Daha da açıkçası ne kazandığı belli. Ancak ne harcaması gerektiğini ise hesaba vurmak bile zor. Bu işler aminle, yeminle olmaz olmasına da okullara müdür olarak gönderilmişlerin aminiyle çöp bile kıpırdamaz çöp.

Yeter insanları kandırdığınız, yeter ağzınızdan düşürmediğiniz Allah’la kandırdığınız!

Siz en iyisi defolup gidin, anlatabildim mi defolup gidin!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA