turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


PARTİLER ve PIRTILAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

1 EKİM 2018

Partinin birisi Abant’ta diğeri Kızılcahamam’da. Konuştular, tartıştılar oradaki çalışmalarını bitirerek bugün yani 1 Ekim’de açılacak mecliste boy gösterecekler. Haydi diyelim ki bu partiler ülkemizde olup bitenlerle çok da ilgili değiller. Eee peki, nasıl olur da yetkileri elinden alınmış bir meclisi içlerine sindirerek gönül rahatlığı ile meclise gelebilirler?

Kızılcahamam’da partisinin yetkili organlarını toplayan Devlet Bahçeli dişe dokunur bir tek şey söyledi mi? Onun konuşmaları arasında işçilerin, emekçilerin perperişan edildiği yer aldı mı? Ya da ne bileyim günümüzün Düyunu Umumiye’sinden de beter olan AKP’nin 16 bakanlığın McKinsey’in denetimine verilmesi olayına ağzını açıp da tek bir söz söyledi mi? Söylediği söz var elbette. O da CHP bu konuyu eleştiriyor ya o da kalkmış CHP’yi eleştiriyor.

Bunlar lafa geldi mi bol keseden atarlar ama iş gerçeğe gelince söylediklerinin ne aslı vardır ne de astarı. Sorsanız onlara yerli bir o kadar da millidirler. Ancak iş gerçeğe gelince durum hiç de böyle değildir. Geçmişte bunlara benzeyenlerin tutum ve davranışlarını incelediğiniz zaman da görürsünüz ki hep yabancıların çıkarlarına hareket etmişlerdir. Ve hatta Kurtuluş Savaşı döneminde bile ortalıkta ne dincisi vardı ne de Bahçeli gibiler. Bunların kimisi İngilizcidir, kimisi Amerikancı ve de Fransızcı. İçlerinde Almancı olanlarsa bir hayli çoktur.

Bugün de değişen bir durum yoktur. Din alıp ırkçılık satarlar ama ne NATO’nun kuyruğundan ayrılırlar ne de emperyalist ABD’nin ve öteki ülkelerin. Daha düne kadar ekonominin dibe vurmasını ABD’nin manipülasyonu olarak değerlendiren Recep Tayyip Erdoğan neler söylediklerini unutmuştur da Türkiye’nin ekonomisini bir başka deyişle ekonominin kozmik odasını McKisne’yin denetimine ve danışmanlığına verivermiştir? Dünkü yazımızda altından kimlerin çıktığını yazdığımız için değinmeyeceğiz. Bugün daha çok sistem parti ve pırtılarının nasıl işe yaramaz hale getirildiği ile ilgilidir daha çok söyleyeceğimiz.

Bugün CHP de dahil hiçbir sistem partisi Türkiye’nin yönetilişi ile ilgili akla uygun tek söz söyleyebilir mi? Hem siyaseten hem ekonomik olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın attığı adımlar hangi yasalara dayandırılmaktadır da bu keyfi kararlar kolaylıkla alınabilmektedir? Bütün bunlar olurken niçin en küçük bir hak ve özgürlük istemi polis saldırısı ile karşı karşıya kalır ve yasaklanır dersiniz? Ülkemizde demokrasinin D’sine bile katlanılamamıştır da bal gibi faşizan uygulamalar uygulanır olmuştur? Hem bütün bunlar olurken iktidarın bu tasarrufları önlenebilmekte midir? Eğer önlenemiyorsa hani çok severler söylemekten bıkmazlar ya muhalefet partileri nasıl ve hangi yöntemlerle iktidarı denetlerler? TBMM’nin elinde denetleme yetkisi bırakılmış mıdır ki hâlâ buralarda çakılıp kalınabiliyor?

IMF’nin denetimini kabul etmeyen saray iktidarı ondan çok daha ağır olan McKisney’in denetim ve danışmanlığını nasıl olmuştur da kabul etmiştir acaba? Haydi, kabul etti dünyanın neresinde para ödeyerek kendisini denetleten bir yönetim anlayışı vardır. Üstelik McKisney’in dünyada kötü bir denetleme ve danışmanlık örneği varken bu haddini bilmez anlayış nasıl olur da Türkiye’nin başına bela olarak sarılır? Bu şirket değil miydi Porto Rico’yu denetleyen, denetlediği için dünyanın parasını alan ve Porto Rico’yu satın alan?

Bahçeli’nin Kızılcahamam toplantısını değerlendirmeye bile gerek yoktur. Zaten Bahçeli konu ile ilgili çıkmış ağdalı bir çuval laf ederek sadece ve sadece “Cumhur İttifakı”nı canhıraş bir şekilde savunmuştur. Eee peki, CHP’nin bildik açıklamalarını bir yana bırakırsak CHP yeni ne katmıştır politikasına Abant toplantısında bileniniz var mı? Yoksa CHP sağa dönmüş olan yüzünü bu kez sola mı çevirecek? Yerel seçimler için zorlama açıklamalarının da ayağı yere basmadığı için bir kez daha hem de ağır bir yenilgi ile sonuçlanırsa bu partinin yığınlara çıkıp da söyleyecek bir şeyi kalır mı ki?

Sonuçta sermaye iktidarları tarafından ülkenin getirildiği hâl ortadadır. Muhalefet işlevi yapacağı düşünülen partiler ise parti olmaktan çıkıp çoktan pırtılaştıkları için işlerin daha da kötüye gideceği açıktır.

Bu nedenle yeni bir rüzgâra gereksinimimiz vardır.

O da sosyalist bir partidir.

Sosyalist bir partinin umut haline getirilmesidir o kadar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA