turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İŞİN UCU NEREYE VARIR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

6 EKİM  2018

Avukatlar duruşmadan atılıyor. Yargıçla tartıştığı için yargıç suç duyurusunda ulunuyor ve bir de bakıyorsunuz ki avukat tutuklanıvermiş. Bildiğiniz gibi 3. Havaalanı işçilerini savunan avukat Ömer Kavili bu şekilde tutuklanmış. Haklarını arayan işçilerden tutuklanıp içeri atılanların sayısı da 34’ü bulmuş. Milletvekilleri hakkında dokunulmazlıklarının kaldırılması için daha meclis çalışmaya başlamadan arka arkaya meclise fezlekeler gelmeye başlamış. Milletvekilleri içinde hem HDP’liler hem de CHP’liler var.

Sizin anlayacağınız hukuksuzluk hukuk olmuş herkesin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor. İsteniyor ki kimse konuşmasın, kimse yazmasın. İktidar bildiğini okusun. Alsın, versin, satsın savsın ama kendisinden asla hesap sorulamasın. Biz söylemiyoruz, resmi bur kurum olan Sayıştay söylüyor sarayın günlük masrafı 1 milyon 800 bin lira. Oysa ülkede insanlar sofralarında yiyecek ekmeği zor bulur hale gelmişler. Birçok resmi kurum milyarları bulan yandaş derneklere bağışta bulunmuş. Bulunulan bağışın hangi derneklere ya da vakıflara verildiği bile belirsiz.

Neler yaşıyoruz neler.

Durup dururken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna belediyenin harfiyat gelirlerinin 15 milyon olduğunu oysa İ. Melih Gökçek zamanında bu gelirin 30 bin lira olduğunu söylemesi fırtınalı bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Bu açıklamanın arkasından İ. Melih Gökçek Mustafa Tuna’yı insan içine çıkamaz hale getireceğini söylemesinin arkasından Tuna’dan yeni bir açıklama geldi ve sanki bu sözler hiç söylenmemiş gibi oldu.

Öyle sanıyoruz ki bu tartışma başlar başlamaz araya bizzat Recep Tayyip Erdoğan girdi ve tartışmalar da böylelikle şıp diye kesilmiş oldu. Sizin anlayacağınız bu açıklamanın arkasından atılması gereken adım kesinlikle açıklamaları suç duyurusu sayıp Ankara Cumhuriyet Savcılarının harekete geçmiş olmaları gerekirdi. Haberlerde böyle bir açıklama duyduk. Üstelik CHP’den de suç duyurusunda bulunuldu. Tartışmaya yapılan bu müdahaleden sonra savcılar işlem yapmaya gerek olmadığı yönünde mi karar verirler yoksa işlerine devam mı ederler bilemiyoruz. Ancak bugüne kadar gördüklerimizden anladığımıza göre devreye Recep Tayyip Erdoğan girmişse bize göre kesinlikle girmiştir. Takibatın süreceğini asla ama asla düşünemiyoruz.

Neden derseniz bu tür olayların örnekleri var. Bu durum anlaşılmayacak bir şey de değildir. Çünkü Türkiye’nin yeni sistemi ile birlikte ortada şeklen bile olsa yargı bağımsızlığından söz etmenin olanağı kalmamıştır. Bu yüzden de AKP ve saraya zarar verecek Tuna, Gökçek tartışması daha fazla kurcalattırılmaz ve üstü örtülür geçilir. Hem geçilmese ne olacaktır ki? Bu ülkede Anayasa Mahkemesi en yüksek mahkeme sayıldığı halda verdiği kararlara alt mahkemelerin uymamış olması bizlere çok şeyi anlatmaya yetmiyor mu?

Bir önemli nokta da şu.

Önceki gün 8 yoksul ve emekçi halkın evladı, PKK’nın döşediği bomba nedeniyle toprağa düştü.

Diyebiliriz ki ülkeyi bu noktaya getirenlerin ülke evlatlarının yaşamını yitirmesi dertleri bile değildir. Örneğin Bahçeli bu konuyu çok konuşur ve üstüne gider görünür ya bütün bunları yok sayan ve kendisine rakip olarak gördüğü İyi Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener’in üstüne gitmeyi daha gerekli görmüş, attığı twitler nedeniyle celallenen MHP’nin Üsküdar İlçe Örgütü Meral Hanım’ın Üsküdar’daki evini basma cüreti göstermişlerdir. İşin nereye varacağını pek de akıl edemeyen Bahçeli bir de baktık gördük ki Üsküdar İlçe Örgütü’nü görevden almış.

Uzatmayalım AKP ve saray iktidarı yüzünden ülkemizde her şeyin çivisi çıkmıştır. Firensiz ve başaşağı giden kamyonun sürücüsü konumundaki Recep Tayyip Erdoğan’la neler yaşanacağı da gerçekten belirsizdir. Bu yüzden 24 Haziran seçimleri ile morali bozulan halk bir an önce kendine gelmeli ve bu iktidara daha fazla yol vermeyerek önümüzdeki yerel seçimlerde iktidarın tekerine taş değil kayayı dayayıvermelidir ki işin içinden çıkabilelim, yoksa daha çok hile hurda baskı ve zulüm konuşmakla geçecektir, günümüz derim.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA