turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ALIN SİZE SEÇİM!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

9 EKİM  2018

Bir ülkede işler ayarından çıktı mı hele de bunun için bütün yasal kılıflar hazırlanmışsa artık bu durumu yeniden rayına oturtmanın olanağı yoktur. Anayasa değiştirildi. Bu anayasaya bağlı olarak Türkiye’de sistem değiştirilip partili cumhurbaşkanlığı dönemi başlamış oldu ama AKP’liler böyle demiyorlar, doğrudan yapılan değişiklikleri başkanlık olarak niteliyorlar. Bu dünyada bir örneğine rastlamadığınız “Türk Tipi Başkanlık Sistemi” olarak da nitelenen bir yönetim biçimi seçimlerde hile yapılıp, devlet olanakları kullanıldı falan filan işlerliğe konuluverdi.

İşte bu andan başlayarak da bu sistemin ne gibi arızalara denk düştüğü teker teker ortaya çıkmaya başladı.

Birincisi hukuk hepten katledilip, yargı bağımsızlığı ortadan kaldırıldığı gibi atamasıyla, karar verme anlayışıyla, harekete geçişiyle aklınıza ne geliyorsa doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesine verildi. Tabi bir ülkede yargı olmayınca da kim hakkını nasıl arayacak, aramak için çırpınsa ve de bütün yolları denese de sonuç alacak mı her şey ama her şey görünen köy hesabı kılavuz istemez hale getirildi. Yargı mensupları ve Yüksek Yargı mensupları bulundukları yerin önemini hiçe sayarak Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzının içine bakar oldular. Kuralları çiğneyenlerin başında da hiç kuşku yok ki halkın iradesini hiçe sayan Yüksek Seçim Kurulu geldi. Bugün gelinen noktada hileli seçimlerin ve seçim sonuçlarının 16 Nisan 2017 tarihinde ve 24 Haziran 2018 tarihinde bu şekilde sonuçlanmasının sorumlusu olarak tarihe geçti.

Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay gibi yüksek yargı olarak adlandıracağımız kesimlerde de giderilmesi olanaksız sonuçlar doğuracak tutum ve davranışlara da tanık olundu. İş bu noktada olunca Özel mahkemelerden tutun da tüm yargı mekanizmasına kadar söyleyeceğimiz bir şey kalmadı. Çünkü yargı bağımsızlığı yok, güçler ayrılığı yok, son söz Recep Tayyip Erdoğan tarafından söylenir hale gelmiş oldu.

Bildiğiniz gibi AKP’nin Kızılcahamam toplantısında Recep Tayyip Erdoğan yerel seçimlerde aday olacaklar için öyle şeyler söyledi ki daha şimdiden 2019 Mart’ında yapılacak olan seçimlerin üzerine gölge düşürülmüş oldu. Neymiş efendim; yerel seçimlerde aday olacaklar eğer terör ve terör örgütleriyle bir şekilde ilintililerse hemen görevden alınacaklar yerlerine de kayyum atanacakmış. Burada tehdit edilen kimdir diye düşünmeye gerek yoktur, elbette daha çok HDP bir ölçüde de CHP’dir. Diğer sol ve sosyalist partilerin bu seçimlerde başarı göstermesi sistemin gereği olanaksız olduğu için onlar bu tehdit sözlerinin içine dahil değiller.

Hepiniz bilirsiniz. İster Belediye Başkanlığı için ister meclis üyeliği için olsun adaylar hakkında incelemeyi Yüksek Seçim Kurulu’na bağlı olan İl, ilçe seçim kurulları yapar. Doğal olarak bu kurulların üyeleri de yargıçtır. Yargıç kimin ya da kimlerin aday olabileceklerine yaptıkları inceleme sonucunda yasal bir engelleri yoksa aday olabileceklerine dair kararlarını verirler ya da varsa böyle bir engelleri aday gösteren partilere adayları ile ilgili bilgi verirler ve başka bir aday gösterilmesini isterler. Partiler de varsa böyle sorun yeni adaylarını bildirirler.

Durum böyleyken, aday gösterilip gösterilmeyeceğine dair karar merci asla Recep Tayyip Erdoğan değilken kalkıp bu lafı niye eder acaba? Bunu anlamayacak bir şey yok. Recep Tayyip Erdoğan bir yandan partileri tehdit etmektedir bir yandan da kamuoyu nezdinde bir karmaşa yaratmaya kalkışmaktadır ki seçimlerde partisi AKP, istediği sonucu alabilsin.

Değerli yurttaşlar bugün Salı. Hepinizin bildiği gibi partilerin mecliste Grup toplantıları yapılacak. Grubu olan her parti genel başkanı bu toplantıda en sert sözleri söyleyerek kendilerince ülkenin sorunlarını dile getirmiş olacaklar ama asla grup toplantısıyla sınırlı tuttukları muhalefetleri aracılığıyla bir şey yapmış olmayacaklardır. Bu yüzden de yaşadığımız ekonomik krizden siyasi krize, sosyal krizden diğer her alanda yaşanan krizlere kadar meclisin bugünkü yetkileri ve anlayışı ile içinden çıkmasının olanağı kalmamıştır. Bu yüzden de bütün partilerin ve hatta kişilerin anayasal hakkı olan isteklerini sokaklara taşımak kaçınılmaz hale gelmiştir.

Yoksa 2019 yerel seçimlerini kim nasıl kazanmış atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra çok da önemi yoktur.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA