turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU TARZ BİZE YABANCI DEĞİL

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 EKİM  2018

Bahçeli’nin konuşmaları dikkatinizi çekiyor mu bilemem ama bizler bu tarzın yabancısı değiliz. Adı geçen kişiden sürekli külhani bir ağızla tehdit içeren sözler işitip duruyoruz. Ömrünce milliyetçi/şoven bir politikanın savunucusu olan MHP’nin Genel Başkanı Bahçeli öyle bir konuşuyor ki bu konuşmanın tek sözcüğünde bile masumane bir sözcük bulamazsınız.

Bakın ne diyor Bahçeli;

“MHP’ye kim dil uzatırsa koparırız MHP’nin kim hükmü şahsiyetine el kaldırırsa o eli kırarız.”

Son üç beş yıldır MHP ve Bahçeli’nin izlediği politikaları düşünürsek bu partinin eleştirilmemesinin olanağı var mı? Hem bu parti ve Başkanı Bahçeli, sürekli olarak ona buna sataşır ve had bildirirse ki sürekli böyle yapıyor, doğal olarak kendisine ve partisine de hem eleştiri yapacak ve de sözlerine yanıt verenler olacaktır. Bu durumda Bahçeli önüne gelenin dilini koparacak, el kaldıranların da elini mi kıracaktır?

Kimse yavuz hırsız rolü oynamaya kalkarak üste çıkmaya çalışmasın. MHP’nin Genel Başkanı Bahçeli Meral Akşener’le ilgili onca yenilmez yutulmaz sözler etmedi mi? En son konuşması üzerine de durumdan vazife çıkaranlar Akşener’in evinin önüne gitmediler mi? Eee bu durumda Bahçeli nasıl olur da dil koparmaktan ve el kırmaktan söz etmeye devam eder?

Konuşurken aklına geleni konuşmayı hüner sayan kişinin dün ve bugün neler söylediklerine baktığımız zaman bu kişiyi ve partisini eleştirirsek ve de ağır hakaretlerine karşılık verirsek ne olacak dilimizi koparıp elimizi mi kıracak. Ya da böyle bir karşılıkla karşı karşıya kalırsak bizim elimiz armut mu toplayacak?

Daha düne kadar Recep Tayyip Erdoğan ve saray hakkında demediğini bırakmayan, hırsızlığından hainliğine kadar her sözü söyleyen kişi bir de bakıyorsunuz ki 180 derece tersine dönmüş ve bu kez de başkaları için aklına gelen en ağır sözleri söylemekte çekince duymuyor. AKP ve saray iktidarının Türkiye’yi getirdiği uçurumun sanki farkında değilmiş gibi davranarak bir beka sorunu uydurup kolları sıvayarak Recep Tayyip Erdoğan’ın bugünkü konuma gelmesine kapı aralıyorsa ve de olmayacak şeyleri milliyetçilik, ülkücülük, Türkçülük adına sallama sözlerle savunuyorsa kendisine hiç mi yanıt verilmeyecek?

İnsan ülkenin getirildiği duruma bir bakar ve bu sözleri öyle söyler. Halk koyu bir karanlığın ve ağır bir yoksulluğun içine düşürülmüştür. Zamlar yağmur gibi birbirini izlemiş, faizler tavan yapmış, enflasyon bir sınırda durdurulamaz hale gelmiş Bahçeli kalkmış hâlâ cumhur ittifakından dem vurarak oraya buraya ahkâm kesmeye devam ediyor. 24 Haziran seçimlerinde barajı geçmediği halde hileli yöntemlerle barajı geçip başkalarına caka satıyor. Ülke ekonomisinin denetimi McKisney’e verildiğinde bile bunu yapanları değil de CHP’yi eleştirecek kadar adam her şeyi tersinden görür olmuş ama yine de sarayın peşinden giderek nam alırım hayaline kapılmış.

İnsan Recep Tayyip Erdoğan iktidarının neler yaptığına hiç bakmaz mı? Haydi, her şeyi geçtik çeşitli dairelere atanan 76 kişi ile ilgili küçük bir araştırma yapsa bile gerçeği görecek ama o gözlerini gerçeğe kapattığı kulaklarını da Orhan Gencebay’ın bayıltıcı arabeskine açtığı için burnunun ucunu göremez hale gelmiş. Ülkede demokrasinin D’sinin olmadığını bile bile köylü kurnazlığına yatıp saray iktidarının bekası için elinden ne gelirse onu yaparak ülkenin düşürüldüğü açmazların daha da derinleşmesine neden olurken vatan, millet, Sakarya palavrasına sığınarak partisine aklınca puan kazandırmaya çalışıyor.

Bakın şu söze bir. Akşener’i kast ederek; “daveti pis bir davetti. Türkün töresidir; davete icabet edilir” diyor.

Uzatmayalım, Bahçeli’nin sözleri tehlikeli sularda kulaç atmaktan öte bir şey değildir. Ona, buna salt düşüncelerini söylediler diye fezleke üstüne fezleke gönderen savcılar acaba Devlet Bahçeli’nin sözlerini çok mu masumane buluyorlar ki kıllarını bile kıpırdatmayıp yerlerinde oturuyorlar.

Neymiş Türk’ün töresiymiş, davete icabet edilirmiş.

Yazık vallahi yazık, üstelik Türklük Bahçeli gibilere kaldıysa daha da yazık!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA