turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TARTIŞILANLAR VE YAPILANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 EKİM  2018

Kendilerini sosyalist sol olarak nitelendiren yapıların her konuda olduğu gibi parti konusunda da tartışmaları artık bıktırıcı bir hal almıştır. Bir parti düşünün ki kendisini yığınlara kabul ettirecek ve başta işçi sınıfı olmak üzere geniş emekçi yığınların gücü ve enerjisiyle yüklenip iktidarı alacaktır ama böyle bir parti nasıl olunacak, nasıl amaca yürünecektir tartışılıp durulmaktadır. Öncelikli olarak partinin bir programı olacaktır. Bu programı yaşama geçirmek için bir de kadroları ve üyeleri. Böyle bir partinin programında eğip bükmeden sosyalizmin amaçlanması ve bu amaca varmak için kısa öz tanımlamalar gerekir. Partinin kendisini ifade ederken Marksist/Leninist bir öğretiye sahip olduğu asla kırk dereden su getirerek değil de apaçık söylenmelidir. İşleyiş Demokratik Merkeziyetçi olmalı, bu ilke tartışma konusu yapılmamalıdır. Kuşkusuz öncelikle ve üstüne basa basa söylüyorum parti yöneticileri ve kadroları Marksist/Leninist bir öğretiyle donatılı olmalı, abartılı önkabullerden uzak durulmalıdır.

Öyle ya madem bizler sosyalist partiyiz, partimize üye olacak olanların üyelik kriterlerinde elbette bir seviye aranacaktır ama Marksist/Leninist öğreti sınavına sokarak da partiye üye kabul edecek değiliz. Bizim gördüğümüz uzun süredir pek çok şey tartışılırken bir çırpıda söylenip içinden çıkılan görüşler de bir hayli revaçtadır. Konu ile ilgili olarak her fırsatta dile getirilen şeylerden yerli yersiz profesyonel devrimciliğe vurgu yapılırken bunun yanında da 24 saatini devrimciliğe ayıran bir üye tanımı yapılmakta ve istediğimiz barut gibi bir parti kolaylıkla bulunup işin içinden çıkılmaktadır. Sonra da gelsin değişik sosyalist grup ve partiler arasında hangimiz daha devrimciyiz boş tartışması.

Oysa parti ve sözünü ettiğimiz grupların ileri gelenlerine baktığımız zaman hemen herkesin ne kendisine, ne partililere ne de geniş emekçi yığınlara sosyalizm konusunda bir umut ya da coşku veremediğini, kısır bir döngü içinde dolanıp durulduğunu görmekteyiz. Evet, ülkemizde işçilerin dahası her kesimden insanların mevcut durumdan memnun olmadıklarını herkes bütün çıplaklığı ile görmekte, zaman zaman da küçük kıpırdanışlar olduğunda basbayağı heyecanlanılmaktadır. Kimi zaman içinde bulunduğumuz ekonomik kriz kast edilerek bu krizin işçileri ve emekçileri en örgütsüz zamanda yakaladığına da işaret edilerek, gelecekte işçilerin ayağa kalkacağı umuduyla ortaya bir salvo atış yapılıp yeni bir yazı ya da konuşmaya kadar durum idare edilmeye çalışılmaktadır. Bu anlayış ister istemez parti olarak örgütlenmiş olanları hacı bekler gibi işçilerin ayağa kalkmalarını beklemeye itmektedir ki ne kadar sosyalizm ve parti konusunda ortodoksça söz söylersek söyleyelim bizim bugün ya da gelecekte böyle bir parti olmadığımız da bir şekilde itirafımız olarak kitleler katında açıkça gerçeğe dönüşmektedir.

Zaman zaman tartışma konuları öyle bir şekle bürünmektedir ki bu tartışmalar yüzünden kendi işimize bir türlü yoğunlaşamamaktayız. Solda ve sosyalist solda başlatılan Kemalizm tartışması beyhude bir tartışma olup bizi bir batağın içine ittiği için sadece çırpınıp durmaktan öte bize bir şey kazandırmamaktadır. Bunun gibi sayabileceğimiz daha başka şeyler de yok değildir. Örneğin ulusalcılık, Kürt sorunu gibi. Bu sözünü ettiğimiz konular nedeniyle ister istemez yığınlarla kendi aramıza bir set oluşturmaktayız sonra da bu seti aşmak için debelenip durduğumuz için neredeyse ömrümüz ah ile vah ile geçmektedir.

Sosyalist bir parti olarak programımız var, kendimizi biçimlendirdiğimiz öğretimiz yani Marksist/Leninist öğretimiz (ideolojimiz) var, parti işleyişimizi belirlemişiz ama nedense ayağa kalkıp yürüyemiyoruz. Çünkü ayaklarımıza kendi elimizle taktığımız prangalarımız var. Bu prangalardan kurtulmalıyız. Partililerimiz olmalı, parti dostlarımız ve geniş bir sempatizan ağımız olmalı. Toplumsal devrimi çekip çevirecek, yığınların birlikte davranmasını kolaylaştıracak yapıştırıcı bir işlevimiz olmalı ki bazı sorunların üstesinden gelmekte bu kadar zorlanmayalım. Yoksa gerçeklerle iç içe olunarak değil de idealize edilmiş görüşlerle çamura saplanıp kalmaktan asla kurtulamayız asla.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin programı vardır, kadroları ve işleyiş ilkeleri vardır.

Dolayısıyla her şeyin kolay olmadığını bilmekle birlikte işin içinden çıkılamayacağını da düşünen moral bozucu sürekli gaz verir konumdan kendimizi kurtardığımızı'da göreceksiniz başarmaya başladık başarıyoruz da.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA