turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BOŞ TANGIRTI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 EKİM  2018

Bir partinin ilkeleri olur. Dayandığı sosyal ve siyasal çevre olur. Her kesimi kucaklaması ve her kesimi temsil edebileceği düşünülmesi akla ziyan bir şeydir. Bu yüzden de CHP’nin bu konuda daha ilkeli davranmasında yarar vardır, ancak her ne hikmetse CHP yıllardır seçim kazanacağını düşünerek her kesime ağam, paşam muamelesi çekmeye devam ediyor. Bu yüzden de uyguladığı politikaların bugüne kadar hiçbirinin dikiş tutmadığını görüyoruz.

Eğer siz; demokrasi, hak ve özgürlükler, adalet ve eşitlik vb konuları savunur konumdaysanız ve hatta cumhuriyeti bu sözünü ettiğim şeyleri asla demokrasinin, hak ve özgürlüklerin, adalet ve eşitliğin düşmanı olan dinci, gerici ve faşist çevrelerle bir sonuca varamazsınız. Varacağınızı düşünseniz, bu nedenle de akla gelmeyecek ödün vermiş olsanız bile sonuç itibari ile yukarıda belirttiğim kesimlerin partileri varken kimse kalkıp da sizi tercih etmez.

Ne yazmışsınız? ‘Sağ kesimin dili’ sonra ne yapmışsınız son zamanlarda sağ kesim arasında çıkan çıngardan medet umarak bir kez daha her yana sesleneceğinizi düşünerek çizivermişsiniz bu politikanızı. Vallaha ne diyelim maşallahınız var. Sizler, bu akılı kim ya da kimler aracılığı ile üretiyorsunuz önemli değil ama geniş halk yığınlarına umut vermediğiniz de bir gerçek.

Uzun zamandır sağı hem de faşizan ve dinci sağı acaba yanımıza çeker miyiz düşüncesi ile davranıp kendinizi boşu boşuna harap ettiniz. Eğer siz sosyal demokratsanız, bir ideolojiniz var demektir. Faşist ve dinci, gerici çevrelerin de bir ideolojisi var. Durumu onlara benzeyerek değil, olsa olsa bizim ideolojimiz demokrasi, cumhuriyet, hak ve özgürlükler, adalet ve eşitlik konusunda daha kapsayıcıdır diyerek ve dinci, gerici, faşist öğretiyi reddederek kendinizi toplum katında öne çıkarabilirsiniz. Peki, siz ne yapıyorsunuz? Gelecekte çok oy alarak durumu kurtaracağınızı düşünüyorsunuz. Ben söyleyeyim bu durumda yollarını açıkça ifade etmiş olanların ideolojisini ve hatta söylemlerine (diline) yakın durarak bir şey elde edemezsiniz. Çünkü sağcılaştırılıp, dinci, gerici, faşist yapılan kimseler asılları varken size zırnık koklatmazlar zırnık.

Biraz dikkatli olalım, eğri oturup doğru konuşalım. Sizler, bu politikalara hiç mi dikkat etmiyorsunuz? Sağı güçlendirdikçe güçlendirecek olan bu politikalar size hiçbir şey kazandırmaz.. Güçlenen sağ ise onca toplumsal olanaklara karşı sizi her defasında seçimlerde yıkıp geçmekte bu yüzden de birbirinize düşmenin ötesinde yapacak size bir şey kalmamaktadır. 24 Haziran seçimleri sonrasında partinizde kopan çıngarın asıl nedeninin siz Muharrem İnce gibi İnce politikaları olanların izlediği yol mu sanıyorsunuz? Partinizde kopan depremin toplumsal temeli hiç mi yok?

Durum anlaşılmış görünüyor. Şimdiden söylüyorum siz bu kafa ile seçim meçim kazanamazsınız ama kazansanız bile iki günde kazandığınız seçimi bile elin gericileri, dinci ve faşistleri tepenize geçiriverir. İçinizde onca aydın, sendikacı, demokrat, ilerici görünen kimseler var bunları dinlemek size zaman mı kaybettiriyor ki toplumun karşısına iki de bir toplumu sağa öykündürecek söylem ve kararlarla çıkıyorsunuz? Ne diyelim madem çıkıyorsunuz bunun karşılığını da hasat olarak toplarsınız artık.

Şimdi gelelim sola ve sosyalist sola. Bizler oynaşanlarla zaman yitirmemeliyiz. Ayrılıklarımız olabilir. Pek çok konuda da aynı düşüncede değiliz. Bir an olsun küçük burjuva kibrini bir yana bırakıp kararlı bir şekilde birlikte davranalım. Birlikte tıpkı Ovacık’ta olduğu gibi pilot yerler tespit edip yüklenelim ve elimizde bütün Türkiye’ye göstereceğimiz belediyeler olsun. Olsun ki sol ve sosyalistler bu işleri nasıl yaparlarmış işçiler, emekçiler, kısaca geniş halk kitleleri de bir güzel görüp yüzlerini bizden yana döndürsünler.

Yerel seçimlere soldan ve sosyalistlerden girecek parti var mıdır bilemiyorum ama eğer girilebiliyorsa taktik ve stratejimizi buna göre ayarlayalım derim.

Eğer bunu yapmayacaksak seçim meçim bizler için zaten önemini yitirmiştir, girilmese de bir şey kaybedeceğimizi sanmıyorum.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA