turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


‘AL GÖZÜM SEYREYLE SALİH’

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 EKİM  2018

Bugün 29 Ekim Cumhuriyet’in kuruluşunun 95. Yılı. Gazetelere bakarsanız bütün yurtta coşkuyla kutlanıyor.

Kutlanıyor iyi de ortada Cumhuriyet bırakmışlar mı acaba?

Biliyorsunuz, Tunceli kırsalında 2 askerimiz donarak can verdi. Yine gazete ve televizyonlara bakarsanız bu 2 asker için bütün ülke yastaymış. Bence bu doğru değil, çünkü “askerlik yan gelip yatma yeri değildir” diyenler ve askerler için “ölmek için maaş alıyorlar” yorumunu yapanların yasta olabileceklerine aklınız yatıyor mu? Sahi Genelkurmay Başkanlığı döneminde ordunun içinde Fethullahçıların cirit atığını bilen ve bu duruma göz yuman Hulusi Akar, Kayseriye cami dikmenin ötesinde bir ufku olmayan şimdi de Milli Savunma Bakanlığı koltuğunda oturan zaatın da yasta olabileceğini aklınız kesiyor mu? Bu ve buna benzer örnekleri çoğaltabiliriz. Ve de şöyle bir soruyu sorabiliriz diyorum.

“Niye timsah gözyaşları döküyorsunuz?”

Ekim ayı içindeyiz. Bölgeye kar yağmış, olabilir yağar. Isı da öyle düşmüş öyle düşmüş ki insanı dondurabilir. Tamam, bunları anladık da bu nasıl bir operasyondur ki tedbiri yok, haberleşmesi yapılamıyor ve iki askerimiz tıpkı Sarıkamış’taki gibi donarak ölüyorlar. Yerde karıncayı gören insansız hava araçlarına ne oldu? Haydi, hava koşulları izin vermedi diyelim, karadan haberleşme de mi yapılamıyordu ya da bu gibi tedbirler alınmadın mı çocuklarımız ölüme gönderiliyor? “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” ve “Onlar ölmek için maaş alıyorlar” diyenler size soruyorum sizler nasıl bir vicdan sahibisiniz? Biliyorum bu olayı da vatan-millet-Sakarya palavralarıyla geçiştireceksiniz kesin de sahi sizler bu ülkenin vicdanında aklanabilecek misiniz? Bir Genelkurmay Başkanı ve sonradan Milli Savunma Bakanı olan eyy Hulusi Akar, eğer Kayseri’ye yaptırdığınız camiye aklınızı taktığınız kadar taksaydınız bu işlere, bugün bu askerlerimiz şimdi canlarından olmayacaklardı. Onların ailelerinin, anne ve babalarının canları bu kadar acımayacaktı.

Siz Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, gerçi sizi bilmiyor değiliz ama yine de soralım; sahi sizin göreviniz nedir? Ülkede tarım bitirilmiş, ormanlar yağmalanmış, aklınıza ne geliyorsa dışarıdan getiriliyor. Bunlar için hiçbir çözümünüz yok ama kalkmışsınız AKP bir oy fazla nasıl alır onun kaygısına düşmüşsünüz. Bence doğaldır. Çünkü bulunduğunuz koltuğu hak etmiş değilsiniz, size bahşedilmiş. Bu yüzden de bahşedenlerin yararını düşünmekten öteye aklınızın çalışmasının elbette olanağı yoktur, olamaz da.

Ya Milli Eğitim Bakanı’na ne demeli? Ona göre Andımızla ilgili Danıştay kararının açıklanma tarihi manidarmış. Bu konuda kimilerine göre sosyalist olduğu söylenen Ziya Selçuk da Recep Tayyip Erdoğan gibi düşünüyormuş. Farklı düşünse şaşardık zaten. Ziya Selçuk ki tam da eğitimle ilgili yeni bir uygulamaya geçilecekken bu konu önüne çıkarılıvermiş? Sahi siz ne gibi bir uygulama yapabilme gücünüz ve ehliyetiniz var da bu sözlerle halkın karşısına çıkmak yürekliliği gösteriyorsunuz? Bakanlığınızda cirit atan Ensarcılardan ve de öteki dincilerden de mi habersizsiniz? Bunların işi nedir peki cumhuriyetin okullarında? Bunlar değil midir adı tecavüzcülere çıkmış olanlar? Yok, yok beyler bu ülkenin halkını kandırıp durmayın. Hani sizi ilk bakanlar listesinde gördüklerinde size övgüler düzen bir takım kişileri bari hayal kırıklığına uğratmasaydınız olmaz mıydı? Ama ne diyelim bizler başından söylemiştik nasıl bir Milli Eğitim Bakanı olacağınızı. Bazıları bizi peşin hükümlü görebilirler ancak bizler de sizleri sosyalist tartıya vuruyoruz nihayetinde. Bu yüzden de bizim tartımız şaşmaz.

Suudi Başkonsolosluğu’nda Cemal Kaşıkçı cinayeti işlendi. Kaçtıydı, göçtüydü derken bu konu iktidar tarafından açıklığa kavuşturulacağına dair birileri ağzını doldura doldura söz vermişti. Ne oldu peki? Kanıtların süpürüldüğü gibi her şey süpürülüp tertemiz edildi. Sonra da gelsin Suudi Krallığı ile alışverişler, paralar, pullar. Zaten bir şey yapılamayacağı belliydi de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu gerçeği bir konuşması ile ortaya seriverdi.

Ne diyor Çavuşoğlu?

“Kaşıkçı cinayeti ile ilgili Suudi Arabistan’ın Uluslararası Mahkeme’de yargılanmasını istemeyeceğiz.”

İstemeyin tabi. Niye isteyecekmişsiniz ki? Adalet kim siz kimsiniz? Kapınıza uğradığı olmuş mudur acaba?

Sonra bugün 3. Havaalanı’nın açılışını yapacak Cumhuriyet’in kuruluş resepsiyonunu da orada vereceksiniz ya zaten sizin için cumhuriyet ne ifade eder değil mi? Üç-beş yandaş firmanın cebine soktuğunuz milyarların nasıl cebellezi edildiğini en iyi sizler bilirsiniz. Cumhuriyete gelince onu da sizin gibi düşünmeyenler koruyamadılar ama bol bol cumhuriyeti hasbihal ediyorlar.

Bizler de sizlere bakarken ünlü yazarımız Yaşar Kemal’in romanının ismiyle sesleniyoruz ve tepemizden duman çıka çıka; “Al Gözüm Seyreyle Salih” diyoruz.

Ama şimdilik…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA