turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HANGİ CUMHURİYETİ KUTLADIK?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 EKİM  2018

Bu ülke nasıl bir ülke? Nasıl olur da insanlar gerçeklerin bunca dışında yaşarlar? Devlet adına hareket edenler Cumhuriyet’i hiçe sayıp istedikleri gibi davranmakta kendilerini özgür sayarlarken ve de cumhuriyet’e karşı sayılan sayısız adımı atmış ve yaşama geçirmişken, bazıları Cumhuriyet’i gerçek anlamda savunmak ve sahiplenmek dururken nasıl olur da savunuyormuş ve sehipleniyormuş gibi davranırlar doğrusu kolay anlaşılan bir şey değildir.

Sahi sizin cumhuriyet denilince aklınıza ne geliyor? Eğer bir ülkede adalet yoksa, eşitlik yoksa, yargı bir zümrenin ve hatta bir kişinin iradesine göre hareket eder hale getirilmişse, kimse hakkından, hukukundan, özgürlüğünden söz edemiyorsa, edenler yallah kodese gönderiliyorsa sizce bu mudur cumhuriyet ve bizler böyle bir kandırılmaya mı sahip çıkacağız?

Evet, bir tarafta saray iktidarı ve partisi var ve de bu iktidar ve parti aklına ne eserse onu yapıyor. Basit bir örnek; 3. Havaalanı’nı başka zaman tartışabiliriz, bu havaalanı pekâlâ 29 Ekim günü değil, başka bir günde açılabilir ve iktidar istediği kadar neler gerçekleştirdiği ile ilgili gerçeği hiçbir zaman yansıtmayan konuşmalar da yapabilirdi. Ne var ki havaalanının açılışı 29 Ekim gününe denk getirildi. Bilinçli olarak da Cumhuriyet resepsiyonu üç tane yiyici firmanın şantiye sahasına alındı. Sizce nedendir acaba?

Sizce neden olduğunu bilemem ama bizce nedeni çok açık. AKP iktidara geldiği günden bu yana eğitiminden tutun da yargıya ve de devlet yönetiminin yeniden yapılandırılmasına kadar öyle geriye dönülmesi zor adımlar attı ki sizlerin CUMHURİYET denince meydanlarda sadece bayrak sallamak gelse de aklınıza ve de şimdilik bayrak sallıyor olabilseniz de Cumhuriyet’ten geriye bize göre pek bir şey kalmış değildir. Bir adım sonra sizlere neler olabileceğini söyleyeyim ki hiç değil kendi kendinize “acaba” sorusunu bari sorabilin. Bir adım sonrası Cumhuriyet’in tabutuna son çiviyi çakmak kaldı o kadar.

Dün bilinçli olarak birkaç konuya değindim. Değindim çünkü Cumhuriyet’le yönetilen bir ülkede ne Milli Eğitim Bakanı eğitimle ilgili böyle konuşabilir, ne Tarım Orman Bakanı afaki sözler ederek milyonları keriz yerine koyar. Hele Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar var ya Hulusi Akar Tunceli’de donup yaşamını yitiren askerlerimizin hesabını vermek zorundadır vermek. Ya Dışişleri Bakanı’na ne dersiniz? O da kalkmış Kaşıkçı cinayeti ile ilgili olarak Suudilerin, Uluslararası mahkemede yargılanmasını istemeyeceğiz nasıl diyebilir? Kendi ülkesinde diplomatik teamülleri dikkate aldıklarını söyleyerek kaplumbağa hızıyla olayın üstüne gitmek yerine adalet aranmış olsaydı daha hızlı hareket edilir ve gereği yapılırdı. Oysa gereği yapılmadı faşist rejimlerde olduğu gibi bir şekilde üstü nasıl örtülür öyle davranıldı.

Bence Cumhuriyet rejimi açıklık rejimidir. Şu 3. Havaalanı inşaatını kimler aldı, nasıl aldı, ne kadar kazandı bütün Türkiye bilmelidir. Gerekli miydi, değil miydi, çevreye ne kadar zararı dokundu, gelecekte İstanbulluların yaşamını tehdit edecek bir proje miydi hepsi hepsi tartışılıp gün yüzüne çıkartılırdı.

En önemlisi de birileri akıl almaz vurgunlar vururken ve de cukkalarını doldururken emeğinin karşılığını almak ve insanca muamele görmek isteyen işçiler niye içeri atılmıştır, neden ve ne kadar içerde kalacaklardır ya da kalmalarını gerektiren bir durum var mı hepimiz bilir öğrenirdik. Sonra 3. Havaalanı inşaatında iş cinayetlerinde kaç işçimiz nasıl ve ne olmuştur da yaşamlarından olmuşlardır onu da bilirdik. Şimdi ise bunların hepsinin üstü karanlık bir örtü ile örtülmüş olup bir kişiye ya da birilerine şan şeref kazandıracak sözü var kendisi yok olgularla karşı karşıyayız.

Sonuç olarak söylemek isteriz ki yaşamları hep birileri istiyor diye o birileri dediğimiz dinci, gereci, faşist çevrelere ödün vere vere ülkenin bu günlere getirilmesinde payı olanlar mı Cumhuriyet’i savunuyorlar yani de bir kağnı laf edip sözleriyle ortalığın kirletilmesinden başka bir şey ifade etmeyen halleriyle bizlerin karşısına çıkıyorlar?

Harman harman palavra dinleyen herkese sesleniyorum. Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun. Paranın kalp olanından değil de ne çekiyorsak insanın kalp olanlarından çekiyoruz.

Yeter artık, aklınıza ekmek doğrayıp durmayın.

Akıllı olun akıllı!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA