turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞU KILIFA SIĞMAYAN MİNARE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

1 KASIM  2018

Hani derler ya ‘minareyi çalan kılıfını uydurur’ öyle bir şey yok aslında, uyduramaz. Uyduramaz da görenler neyin ne olduğunu bilirler ama çeşitli nedenlere bağlı olarak uydurulmuş gibi görmeyi çok severler niyeyse.

Alın size üniversitelere rektör seçimi olayını. Bir örnekle konuyu sizlere taşıyalım. Bildiğiniz gibi Prof unvanlı Ramazan Taşaltın diye biri Harran Üniversitesi’ne rektör olmak istiyor ve seçimlere giriyor. Seçimler sonrası görülüyor ki bu kişi oy sıralamasında sonuncu olmuş. Ancak ne gam Recep Tayyip Erdoğan tarafından hiçbir özelliği olmayan Taşaltın rektör olarak atanıvermiş.

Peki, niye atanmış?

Atanmış, çünkü adı geçen kişi Recep Tayyip Erdoğan için “Erdoğan’a itaat etmek farz, karşı çıkmak haramdır” demiş. Böylece de rektörlüğü kapıvermiş. İyi tamam da böyle bir adamdan siz bilim adına bir şey bekleyebilir misiniz? Ya da sorumuzu şöyle soralım bu kişinin rektör olduğu üniversite sizce nasıl bir üniversitedir?

Bu sorunun karşılığı çok açık. Bu kişinin bilimle bir ilgisi olmadığı gibi üniversitesinin de doğru dürüst bir üniversite olacağını hiç mi hiç sanmıyoruz. Özelliksiz bir kişi olar Ramazan Taşaltın sadece Recep Tayyip Erdoğan’a övücü sözler ettiği için gelip bu makama konuvermiş.

Ülkemiz uzun zamandan bu yana büyük acılar yaşıyor. Onca ülke evladı canlarından oldular. Bir iktidar düşünün ki görevi yaşanan bu acının nedeni neyse çözmek olduğu halde öyle yapılmamış tam tersine sanki sürgit olayların devam etmesi iktidarların işine geldiği için terör olayları da devam etmiş. Bir süre sonra da sağcısı, solcusu bu olup bitenleri sanki olağanmış gibi kanıksayıvermişler. Üstelik sağcılar olaylar böyle sürsün ki hem milliyetçilik yapalım hem de sonuçlarından yararlanıp iktidar olalım diye kafaya koymuşlar. Bu yüzden de köklü çözümler düşünülmemiş onun yerini asmak/kesmek almış ve ülkenin her tarafında bu anlayış halkımıza politika olarak yutturulmuş.

Eh iktidar böyle yaparsa iktidarın alt birimleri duracak değiller ya onlar da kendi çaplarında bir şeyler yapacaklar elbette. Hani bizler bir belediyenin uzak yerlerden gelecekler için konukevleri yapmalarını anlarız. Ancak yaşamını yitiren vatan evlatları için önceden şehitlik yapılıp şehit gelmesini beklemeyi doğrusu kolay kolay ne anlarız ne de içimize sindiririz. Şimdi Gümüşhane biliyorsunuz AKP’nin en çok oy aldığı illerimizden birisidir. Köse İlçesi ‘de Gümüşhane’nin ilçesidir. İşte buranın AKP’li Belediyesi 200 bin lira harcayarak bir şehitlik yaptırmış ve gelecek şehitleri beklemeye başlamıştır. Siz bu kafaya ne dersiniz bilemem ama yaşananların kanıksanmasından öte bir şey olmadığı gibi sağ kafaların insanların yürek yakan acılarını bile oya çevirme anlayışıdır bu.

Gelelim Suudilerin İstanbul Başkonsolosluğu’nda hunharca işlenen cinayete. Hunharca diyorum, çünkü bu cinayet İstanbul Başsavcılığınca yapılan açıklamaya göre Cemal Kaşıkçı boğularak öldürülmüş sonrasında ise cesedi parçalara ayrılarak yok edilmiştir. Kaşıkçı’nın konsolosluğa girdiği andan itibaren neler yaşandığı ile ilgili olarak olaylar adım adım bilinmesine karşın uzun bir süre harekete geçilmemiş, cinayeti işleyenler ülkeyi terk ettikten ve de kanıtların büyük bir bölümü yok edildikten sonra harekete ancak geçilmiştir.

İlgililer konu ile ilgili kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda bu cinayetle ilgili her şeyin ortaya çıkarılacağını söylemelerine karşın gelişmeler hiç de öyle olmamış. Olay adım adım unutulmaya bırakıldığı gibi Suudilerin pişkinliğine de ardına kadar kapı aralanmıştır. Suudilerin Başsavcısı olarak bilinen eli kanlı adam Türkiye’ye gelmiş, sözüm ona cinayeti aydınlatmak gibi bir görevle geldiği söylenmesine karşın adı geçen kişi diyebiliriz ki adeta dalga geçip kasa kasa lokum ve çok miktarda kuruyemişle ülkesine dönüvermiştir.

Bir de Silivri de yatan Eski CHP Milletvekili Eren Erdem var. Erdem bildiğiniz gibi Fetöcülerle mücadele ederken Fetöcülükle suçlanıp içeri atılan kişidir. Dün duruşması vardı. Erdem kendisine yöneltilen suçları deyim yerindeyse tek tek çürüttü. Bu gerçeklere karşın bakalım ne olacak hep birlikte göreceğiz. Bu ülkede gücü gücü yetene bir uygulama mı egemen kılınıp olmayan adalete bir yenisi mi eklenecek ve bize bu kadar da olmaz dedirtecek yoksa Eren Erdem bırakılacak mı yakında anlayacağız.

Uzatmayalım bugün otursam ve iktidarın yapıp ettikleri ile ilgili olarak günlerce sayfalar dolusu yazı yazabilirim.

Ancak bu tür davranış iktidarın çok önemsendiği anlama gelir ki doğrusu hiç ama hiç önemsemiyorum. Bunca olup bitenleri ise önemseyerek değil de bunlarla mücadele edilerek bir sonuç elde edileceğini düşünüyorum.

AKP’nin ‘ŞU KILIFA SIĞMAYAN MİNARE’leri o kadar çoğaldı ki bir rakamla kamuoyunun önüne çıkmak için gerçekten de para sayma makinesi gibi bir alete gereksinimimiz var…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA