turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


CUMHURİYETİ SAVUNMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

02 KASIM  2018

Bir tarafta cumhuriyeti yıkmak için her türlü adımı atmaktan çekinmeyen gericiler, dinciler ve faşistler var, diğer tarafta ise cumhuriyeti sembolleştirilmiş haliyle savunan sözüm ona cumhuriyetçiler var. Cumhuriyeti adım adım ortadan kaldırmayı amaçlayanların yaptıkları şeyler ortada. Savunduklarını varsaydıklarımızın ise bir şey yapmadıklarını halka sadece sembolik bir seslenişle bol bol şikayette bulunduklarını görüyoruz. Dünden bugün eşitliği, adaleti, hak ve özgürlükleri, işçilerin emekçilerin her türlü haklarını, geniş halk yığınlarının insanca yaşamaları için gözle görülür adımlar atarak savunmayı, eğitimi, sağlığı vb konuları cumhuriyetle özdeşleştirmeden cumhuriyetin savunulduğu varsayılırsa sonuç ancak şimdiki yaşadıklarımız gibi olur.

Hemen her çevre yenilmişliği kabul ediyor durumda. İçlerinden bazıları mücadele devam ediyor deseler de dün aydın bildiğimiz pek çok çevre olup bitenlere farklı gözle bakıyor. Böyle baktığı için de bu ülkede yaşanılamayacağına karar vererek bir an önce yurtdışına kapağı atmanın yollarını arıyorlar. Öğrendiğimiz bildiğimiz kadarıyla Yunanistan’dan, Portekiz’den ve öteki yabancı ülkelerden ev bark alanların sayısı hiç de az değil. Bunlar için cumhuriyetin kazanımlarından olan laiklik konusu bile çökmüş görünüyor ve kaçıp gitmek en iyi seçenek olarak benimsenmiş bile. Gitmeyenlere gelince bunların da yavaş yavaş mevcut yapıya kendilerini alıştırdıklarını görüyoruz. Gün geçmiyor ki birileri oradan buradan çıkıp Recep Tayyip Erdoğan’ın attığı adımları benimser bir havaya girmiş olmasın.

Şimdi ortaya atılıp cumhuriyeti ve kazanımlarını savunmak sosyalistlere mi düştü gibi sorular sorulduğunu duyar gibi oluyoruz.

Bu soruyu ve bu sorunun gereği sözüm ona devrimci duruşu bu gibi sol geçinenlere bırakıyoruz. Ancak bizler de bu ülkenin devrimcileriyiz. Ülkemizde ne olmuş bitmiştir bunları en ince noktalarına kadar biliyoruz. Kapitalist sistem nasıl tekelcileşip emperyalistleşti? Bu andan başlayarak hangi ülkeleri hedefine koydu? Ne gibi saldırganlıklarda bulundu? Dünyanın hangi bölgelerinde ülkelere el koyarak emperyalistliklerinin gereğini yaptılar tanığıyız.

Osmanlı İmparatorluğu, Avrupalı emperyalistlerce hasta adam olarak nitelendirilmiş ve Osmanlı topraklarına el konulmak üzere harekete geçilmiştir. Bu andan itibaren de yeni bir kuşak emperyalistlere karşı mücadeleye girişmişler ve emperyalistleri yenilgiye uğratmışlardır. Ülkeyi işgalden kurtaranlar geriye dönüp yeniden Osmanlıyı ihya etmek yerine Cumhuriyeti kurmayı yeğlemişler, tam da böyle bir zamanda ileri ve devrimci sayılacak adımlar da atmışlardır. Mustafa Kemal ve arkadaşları ölüm kalım mücadelesi verirken o zaman da Mustafa Kemal ve arkadaşlarına karşı emperyalistlerin yanında gerici ve karşı devrimci kesimler vardı. Bunların yenilgisi de hiç kuşku yok ki Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte gerçekleşti. O gün bugündür de sözünü ettiğimiz dinci ve gerici kesimler cumhuriyet’e karşı amansız bir mücadele içindedirler. Başarıya da hiç kuşkusuz ki ulaşmışlardır. Şimdi bu yıkıp geçmek karşısında bizler ne yapacaktık? Hakem gibi ortada dikilip dinci, gerici ve faşist çevrelerin kazanmalarını mı seyredecektik? Seyredemezdik, bu yüzden de bizler cumhuriyet’in kazanımlarını elbette ki savunacağız.

Evet, Türkiye’nin ilk kurulduğu yıllarda kapitalist yolla bir geleceği olur muydu diyorsanız bize göre olmazdı. Ancak Türkiye’nin sorunlarının ağır seyretmesinin nedeni elbette kapitalizmin az gelişmişliğiyle de bir ölçüde de olsa ilgiliydi. Daha o dönemden başlayarak öyle olmasaydı da sosyalizm seçilseydi nasıl olurdu gibi garabet bir soruya da gerek yoktur. Nasıl ki bugün o günlere göre kapitalizm daha ileri seviyede gelişmiş olmasına karşın işçilerin, emekçilerin kısacası tüm halkımızın geleceği bu sistemle sağlanamayacaksa şu an itibariyle de bunun olası olmadığı bütün çıplaklığı ile belli olmuştur.

Bu yüzden de her adımda kurtuluşun sosyalizmde olduğunu döne döne vurgulamak zorundayız. Bu mücadeleyi yürütürken elbette yine kapitalizmin bir sonucu olarak AKP ve saray iktidarının işbaşında olması ve karşı devrimi gerçekleştirmesine karşı mücadele edeceğiz.

Mücadelemizi sosyalizmle taçlandıracağımızı da hiçbir zaman geri plana itmeden bunu yapacak ve toplumda yaygın hale gelmiş umutsuzluğu ve karamsarlığı da aşarak yığınları devrim düşüncesiyle buluşturacağız.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA