turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇÜRÜME

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

04 KASIM  2018

Gün geçmiyor ki AKP’li belediyelerin yeni bir yolsuzluğuna tanık olmayalım. Alın işte Arnavutköy Belediyesi’nde skandal derecesinde bir yolsuzluk. Neymiş efendim Belediye 10 bin kişiyi Bursa ve Çanakkale gezisine göndermiş. Oysa gerçek sayı sadece ve sadece 648 kişi. Geziye götüren firmaya kaç kişilik para ödenmiş 10 bin kişilik. Eee aradaki parayı kim ya da kimler götürmüş dersiniz?

Yine aynı belediye 4 yıldızlı bir otelde 1500 kişilik yemek vermiş ve 2 ünlü sanatçı için de para ödediğini fatura etmiş. Oysa sanatçılar 2 öğretmenden ibaret, ortada ünlü münlü yok. Üstelik yemekte 4 yıldızlı otelde değil, belediyenin kendi tesislerinde verilmiş. İlgili firmaya ise tam ödeme yapılmış.

Sonra aynı belediye sözde yurttaşları boğazda tekne turuna çıkarmış. Teknenin kapasitesi 127 kişilik 5 gün sürmüş oysa gösterilen rakam 5000 tabi ödenen para da 5 bin kişi üzerinden yapılmış.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi geçen yıl gereksinimi olanlara 147 milyon liralık alışveriş kartı dağıtmış, bu paralar da hiç indirim yapmayan 9 zincir marketine verilmiş. Bu yüzdendir ki AKP’li bütün Belediyeler borç batağındalar. Alın size Fatma Şahin’in Başkanı olduğu G. Antep Büyükşehir Belediyesi, 1,3 milyar lira borcu var bunun üstüne de 8 milyon Euro ve 118 milyon lira daha borçlanmış.

Bütün bu borçlanmalar neyin eseri diye sorarsanız boğazlarına kadar yolsuzluğa bulaşmış ve çürümüş bir anlayışın sonucudur. Çünkü bu borçlanma ve çürüme her yanı öyle sarmış ki en tepeden başlayarak en aşağılara kadar inmiştir. İş böyle olunca da yaşanan ekonomik krizin hem nedenlerini anlamıyormuş gibi davranan hem de suçluyu başka yerlerde arayan bir anlayışın sahipleri tarafından ülkenin yönetiliyor olması geniş emekçi yığınlarının omuzlarına yük olarak kendisini en acımasız bir şekilde göstermektedir.

Eş, dost kayırması tavan yapmıştır. İnsanlar yapacakları işi bilen ya da bilmeyen olarak gözetilmemekte işe hem de önemli makamlara atamalarda eş, dost ve yandaş gözetilerek ülke insanlarının alın terinden alınan vergiler bunlara peşkeş çekilmektedir.

Diğer yandan Maliye ve Hazineden Sorumlu Bakan Berat Albayrak’ın ağzından israfa yönelik mücadele edileceği söylense de gerçekler hiç de öyle olmamakta hiç konduramadığınız kişilerin bile en lüks makam arabalarının olduğu şöyle dursun neredeyse araç filoları olduğu görülmektedir. Gerçekten merak ediyorum, bizim ülkemizde Cumhurbaşkanlığı yapmış Ahmet Necdet Sezer’in kullandığı kaç araba vardır, Abdullah Gül kaç araba kullanmaktadır? Artık Recep Tayyip Erdoğan’ın uçak, lüks araba filolarından vazgeçtik tüm makamlar ne adına ve niçin böylesine debdebeli bir yaşamı kendilerinde hak görmektedirler?

Uzatmayalım sistem çürümüştür, sistemin zihniyeti ile kendilerini var edenler ve görülmemiş bir şatafat içinde yaşayanların kendileri çürümüştür. Bu yüzden de bu kişilerle ahlak mahlak tartışmasına girecek değiliz. Ancak bunlara ülke varlıklarının yağma Hasan’ın böreği gibi peşkeş çekilmesine de izin vermemeliyiz, vermememiz gerekir.

Daha düne kadar söylediklerinin tersini yapanların ve halkın gözünü boyamak için her yola başvuranların halkımızı kandırmaları yetmiştir. Ülkede görülmemiş bir ekonomik kriz vardır ama bu bey efendilere ve hanımlara sorarsanız öyle bir şey yoktur. Bunlar sanmaktadırlar ki kendileri için olmayan kriz hiç kimse tarafından da yaşanmamaktadır. Halkın bir öyle bir böyle kandırılmasından gına gelinmiştir. Çok değil daha dün Amerika ile sorunların giderildiği söylenmekte iken bugün doğrudan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ağzından Menbiçle ilgili konularda Amerika’nın işi ağırdan aldığı söylenebilmektedir.

Uzatmayalım, Saray iktidarının çürümüşlüğü son sınırındadır. Bu çürümüşlüğe karşın Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde AKP ipi önde göğüslese de hiçbir şeyin düzelmeyeceğini aksine ülkemizde ekonomik koşulların daha da ağırlaşacağını göreceğiz. Bu yüzden de uzun süredir süregelen çürüme bu iktidarın diyebiliriz ki sonunu getirmiştir. Bu yüzden de önümüzdeki günlerde her şeye şiddetle karşılık veren ve sert çıkışlarla politika izleyen bir saray iktidarını göreceğiz. Ancak sanılmasın ki bu tür bir politika saray iktidarının gücünden gelmektedir. Yaşayacaklarımız iktidarın güçsüzlüğündendir ve de gücü elinde bulunduran dinci, gerici ve faşist iktidarlar güçsüzleşseler bile asla ellerinden iktidarı bırakmak istemeyeceklerdir.

Hepsi bu…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA