turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SADAKA DEĞİL EMEĞİN KARŞILIĞI VER

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 KASIM  2018

Recep Tayyip Erdoğan; “dünyada Türkiye kadar sosyal güvenlik politikaları uygulayan ülke yok” demiş.

Bu sözleri okuyunca doğrusu insanın aklı şaşıyor. Çünkü ülkemiz öyle yoksullaştı öyle yoksullaştı ki devletten sosyal yardım almaksızın yurttaşların ayakta kalma koşulları kalmadı. Çalışana verilen ücret zaten kimseyi geçindirmeye yetmiyor. Çalışanların dışında kalanlar ise ya iş bulamıyorlar ya da iktidarın verdiği sadakalarla geçinmeyi daha yerinde görüyorlar. Bu yüzden de izlenen bu politika yüzünden ülkemizde her 4 yurttaştan birisi devletin verdiği sosyal yardımlarıyla yaşamını sürdürüyor. Saray iktidarı bu yolla öyle bir kazanç elde ediyor ki sormayın gitsin. Sosyal yardım verilenler bir yanda AKP ve sarayın arka bahçesi haline getirilirken diğer yandan da hak ve özgürlükler bağlamında hiçbir istemde bulunmayarak iktidarın kafasını ağrıtmıyorlar. Oh ne âlâ 22 milyon yurttaş oy verir hale getirilmiş bu yüzden de seçimler çantada keklik.

Dünyanın neresinde en tepedeki yönetici; sadaka ekonomisi ile ülke yönettiği için övünür siz hiç rastladınız mı? Bizde tam tersi bununla övünülerek iyi işler başarıldığı sanılıyor. Oysa hiçbir iş yapmadan yaşamını sürdüren bunca insanın açtığı işgücü kaybı hiç hesaplanıyor mu? Bize göre sosyal devlet demek sadaka dağıtan devlet değildir, yurttaşlarına iş ve aş veren devlettir. Elbette bazı yardımların yapılmasına karşı çıkılamaz ama iş bu noktalara taşınmışsa bir bityeniği olduğu da alenen ortadadır.

Bu tür sözleri söyleyenlere demezler mi, yurttaşa iş bulmak zorundasın, insan gibi yaşayacağı bir ücret vereceksin, sürekli zamlarla yurttaşın boğazına sarılıp iliğini kemiğini kurutmayacaksın, yakınları, yandaşlar kayırıp onların yürü ya kulum dercesine ceplerini para ile doldurmayacaksın. Sosyal devlet dediğin böyle olur, yurttaşları dilenci yerine koyarak onları sürünerek de olsa yardım vererek bir oy deposu olarak görmek ve düşünmenin sosyal devlet anlayışı ile hiç mi hiç yakından uzaktan ilişkisi yoktur. Öyle ya devlet, devlet olarak görevini yapmayacak ama yurttaşların sırtından önüne gelene yardım dağıtacak bu hiç aklın alacağı şey midir? Bu durumda hem çalışıp hem sürünenler sizce ne yerine konuluyor acaba dersiniz?

Sizler durmadan gerçeklerin dışında şeyler söyleyerek yurttaşları yanlış bilgilendiriyorsunuz. Övündüğünüz şeye bakın bir. 22 milyona yakın yurttaş yaşamını yardımlarla sürdürüyor. 2,3 milyon çocuk yardımla okula gidebiliyor. 6,8 milyon kişi sağlık sigortası primlerini ödeyemiyor. Yurttaşlar barınmadan temel gıdalara kadar gereksinimlerini karşılayamıyor. Bu durumda sizde kalkmış dünyanın bütün ülkelerinden daha çok sosyal güvenlik politikası uygulayan ülkeyiz diye açıklama yapıyorsunuz. Evet, ilginçtir iş kazası yüzünden bu yüzden mi dünyada ön sıralarda yer alıyoruz? Bu yüzden mi Soma’da ve daha pek çok yerde işçilerimiz sapır sapır iş kazasına kurban gittiler, gidiyorlar?

Durum açık. Eğer övündüğünüz politikalar nedeniyle ülkemizde 95 bin doktora karşı 113 bin imam görevliyse ne konuşursanız konuşun, ne söylerseniz söyleyin söylediklerinizin ele alınır hiçbir yanı yok. Daha ne söyleyebiliriz ki? Sayıştay yönetimde olduğunuz belediyelerdeki yolsuzlukları ortaya koyuyor, sizin yaptığınız şey Denetim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Fikret Çöker’i görevden almak oluyor. Sizi destekleyen gazete ve televizyonlara bakıyoruz ülke hiç de bizim gördüğümüz gibi değil. Her şey güllük gülistanlık. Oysa birileri salt sizleri karalamak için yolsuzluklardan, yapılan işlerin işe yaramazlığından, hukukun yokluğundan, hak eşitlik ve özgürlüklerin olmadığından bahsediyor öyle mi?

Sözü uzatmaya gerek var mı bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki sizler bu denli uğraşılacak kadar önemsenecek kimseler değilsiniz. Bu yüzden de sanmayınız ki bu yüzden eleştiri okları üstünüze yöneliyor. Değil, asla değil. Çünkü ortada o kadar büyük haksızlıklar ve yanlışlar var ki bunları da söylemez isek kendimizi susan ve boyun eğenler olarak göreceğiz. Dolayısı ile bizler kendini susan ve boyun eğenler olarak görmediğimiz için olup bitenlerden söz ediyoruz ve bu yüzden de haksız düzeninize karşı mücadele ediyoruz.

Hepsi bu.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA