turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TÜRKİYE SOSYALİZMLE YÖNETİLSE NE OLUR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 KASIM  2018

Öncelikle siyasi kriz sona erer ve halkı kandıran, halkı dini inançlarla uyuşturup gözlerini görmez, kulaklarını duymaz hale getiren, milyonlara baskı ve zulüm uygulayan, onları özgürlüklerinden eden politikacılara siyasi yaşamda ne fırsat verilir ne de yer almalarına izin.

Şu an ekonomik kriz yaşıyoruz ya bu sorun doğrudan kapitalizmin krizinden başka bir şey değildir. Bizim gibi ülkelerde yaşanan krizin daha da ağır geçmesinin nedeni küreselleşen kapitalizmle yerli işbirlikçilerin al takke ver külah ülkeyi soygun cennetine çevirmelerindendir. Sosyalist düzende böyle bir şeye izin verilmez. Kapitalizm ki paranın padişahlığı ve hüküm sürdüğü düzen olduğundan kimse mal, mülk gücüyle milyonların tepesinde demoklesin kılıcı gibi sallanamaz. Öncelikle ve ivedilikle özel mülkiyet anlayışına bir plan içerisinde son verilir ve milyonların sömürü kapısı sıkı sıkıya kapatılacağı için çalışan herkes emeğinin karşılığını alır. Yurttaşların bankalar toptan kamulaştırılacağı için bugünkü gibi kredi adı altında çeşitli yöntemlerle iliklerine kadar sömürülmesi sona erer ve işleyen sosyalist sistem de yurttaşların en temel gereksinimleri devlet tarafından karşılanacağı için kimse bu ve buna benzer ağır riskler altına girmez.

Sosyalist devlet yurttaşların insanca yaşaması için işsizlik sorununu kökten çözer ve çalışmayan tek kişi bırakmaz. Bazı özel durumlar dışında herkes çalışmak zorundadır. Çalışmadan avare avare dolaşarak kimse havadan yaşayamaz. Çocuklar hiçbir şekilde çalıştırılmazlar, hastalar ve yaşlılar devletin güvencesi altındadır. Engellilere ise sosyalist devlet iş, aş, barınma ve her türlü sosyal faaliyetlerde bulunabilmesi için sonuna kadar olanaklar sağlar. Eğitim süresi içinde çocukların ve gençlerin bütün gereksinimleri sosyalist devlet tarafından karşılanır. Toplumun kültürel gelişimi için en geniş olanaklar sağlanır ve halka bu ve benzeri hizmetler parasız verilir.

Sağlık hizmetleri tartışma konusu bile yapılamaz, sağlık hizmetleri parasız olup ilaç gereksinimi içinde hiçbir hizmetten para alınamaz ve sosyalist devlet daha iyi sağlık hizmetleri sunabilmek için her türlü bilimsel çalışmanın önünü açar ve gerekli olan bütün cihazları temin eder. Sağlık hizmeti verecek olan sağlık personeli toplumun en özverili kesimlerinden seçilir ayrıca bu görevi yapma aşkı olanlarca yürütülür.

Sanayileşme ve kentleşme de çevre sorunları gözetilir, hiçbir kentimiz kapitalizmde olduğu gibi ranta kurban edilemez. Zaten temel olarak sosyalist düzende kapitalizmde olduğu gibi para kazanmak ve vurgun vurmak amacıyla kimse kolunu bile oynatamaz. Bu yüzden de ne kentlerimiz, ne ormanlarımız, ne ırmaklarımız, ne göllerimiz ne de denizlerimiz tehlike altında değildir.

Ne garip tam bu yazıyı yazarken CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, İstanbul’a nasıl rant uğruna ihanet edildiğini açıklıyordu ki böyle bir yola kimse bırakalım başvurmayı sosyalist düzende heves bile edemez. Çünkü soyguna ve vurguna bütün kapılar kapalıdır.

Uzun uzun anlatmaya gerek yok. Sosyalist düzende bütün yurttaşlar güvence altındadır ve yarınından emindir. Ne iş ne eğitim, ne sağlık, ne barınma konuları ile kimsenin sıkıntıya düşmesine göz yumulamaz. Kapitalizmde olduğu gibi çalışanları daha az ücretle çalıştırmak için hiçbir şekilde işsizler ordusuna da gerek yoktur. Bir de kimse inançlarından dolayı aşağılanamaz hor görülemez. Etnik köken ayrımcılığı yapıp insanlara dünyayı dar etmeye de kimse kalkışamaz, kimse böyle bir tutum içinde asla olamaz.

Bugünlük yazımı burada noktalıyorum ve sizlerin cennetten söz ediyorsun galiba dediğinizi de duyar gibi oluyorum. Haklısınız cennetten söz ediyorum ama bu benim sözünü ettiğim cennet hayali bir şey değil, herkesin bu dünyada erişecekleri cennettir ki sosyalist düzende sevginin, saygının, üstün hak gözetme ortamının olduğu bir cennettir ki bizler de zaten bunun için mücadele ediyoruz.

Hem bizim cennetimiz çalakalem yapılmış sözüm ona millet bahçeleri de değildir. Onun önünde tek ağacın bulunduğu tek adamın poz verdiği çevresi betonla çevrili yer hiç değildir. Yazının başlığını “Türkiye Sosyalizmle Yönetilirse Ne Olur?” koydum ya inanın soygunu, vurgunu, rantı, insanları ezmeyi ve özgürlüğünden etmeyi savunmuyorsanız yukarıda dile getirdiklerimiz olur.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA