turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SORUN ÇOK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

20 KASIM  2018

Sol ve sosyalist partiler için bir yığın sorun olduğundan söz edebiliriz. Bu yüzden de zaman zaman kantarın topuzunun kaçırıldığında sağcılaşma da kaçınılmaz olmaktadır.

Örneğin; günümüzde dünyayı saran gerici ve faşizan uygulamalar neredeyse yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bu gerçeği göz önünde tutarak sol ve sosyalist partiler kendilerine bir yol haritası çizmeye kalkışsalar kendi dışında sistem içerisinde yer alan fakat kendilerini ilerici, laik, aydınlanmacı ve faşizm karşıtı olarak tanımlayanlardan ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın bir türlü ses gelmediği görülmektedir. Faşizm tehlikesi karşısında sosyal demokratlardan sosyalistlere kadar geniş bir yelpazede yer alan politik akımlar olağanlık içinde düşündüğümüzde birleşmeleri çok da yadırganacak bir şey değildir. Ancak başka ülkelerde ve özellikle de bizde her fırsatta görülmüştür ki bu yönde oluşması gereken birlik çok da kolay gerçekleşecek bir olgu değildir. Bu yüzden de bizler ne kadar konuyu getirip getirip buraya yaslasak da bizlerin sesimize çok da kulak verilmediği bir gerçektir.

Bu olup bitenler karşısında ne pahasına olursa olsun gözümüzü kapatır ve ayrıntıları görmezden gelirsek ister istemez bizlerde de kaçınılmaz olarak bir sağa kayış söz konusu olacaktır. Bu yüzden de dinci, gerici ve faşist tehlike karşısında hem de toplumun çok geniş bir kesimini etkileyen örneğin CHP gibi bir partinin geri duruşunu anlamaya çalışmalıyız ve bir yandan faşizme karşı birliktelikten söz ederken bir yandan da bu işin kolay olmayacağını düşünerek kendi hazırlığımızı da işimizi asla savsaklamadan yolumuza devam etmeliyiz. Gerçekte toplumun çok az bir kesiminde kendisini tartıştıran ve yandaş edinmiş bizler, var olan gücümüzle faşizmin üstesinden kolay kolay gelemeyiz. Gerçekler bu olduğuna göre elimizden geldiğince geniş toplum kesimlerini faşizme karşı mücadele için bir araya getirmenin yollarını aramak işimiz olmalıdır. Sendikalar ve demokratik kitle örgütleri harekete geçireceğimiz bir alan olarak önemlidir. Buraya yapacağımız yığınak ve özverili bir çaba sol ve sosyalist partileri dikkate alınacak bir güç haline getirecek, durum bu olunca da ister istemez her defasında çıkışı sağ partilerde arayan CHP de yüzünü sola dönmek durumunda kalacaktır.

Yok, bu işlerden bir şey çıkmaz der ve yerine getirmemiz gereken her çabayı bir yana bırakırsak bir köşeye sıkışmış ve bu işlerin sözünü etmenin ötesine geçemeyen bir konuma düşmüş oluruz. Bu yöndeki politikalarımızı dikenleştirir isek zaten yüzünü sola dönmeyen CHP iyice sağa kayarak demokrasi konusunda üstüne düşen görevi de bir yana itmiş olacaktır. Bu sözünü ettiğim konulardaki ince çizgiyi göz ardı etmeden yolumuza devam edebiliriz. Bir yandan parti olarak ne kadar sistem partilerinden farklı bir konumda olduğumuzu (örgütsel ve öğretisel olarak) unutmazken faşizme karşı mücadelede çeşitli alanlardan güç yığılması gerektiğine de bir o kadar dikkat etmeliyiz.

Evet, günümüzde bütün sol ve sosyalist partilerin örgütlenme ve etkili bir politika yürütmede sorunları yok değildir. Ancak bu sorunların aşılması için de sonuçta pek çok konuyu ele alırken bilimsel düşünmeli ve örgüt olarak Ortodoks’ça Leninist Parti anlayışından ödün vermeksizin karşılaştığımız sorunların çözümü için savaşmalıyız. Eğer Leninist parti olarak kitle partisi haline gelmişsek rahat düşüneceğimiz gibi bizi sıkıştıran sorunların varlığı nedeniyle de sekterleşmeden yolumuza devam edeceğiz. Çünkü kendimize olan güvenimiz doğru düşünmemizi de olanaklı kılacaktır.

Parti örgütlenmesi konusunda Leninci anlayıştan ödün veremeyiz.

Ancak parti olarak da geniş yığınlara seslenebilecek ve onları çeperimizde tutacak politikalar da üretmek zorundayız. İşte o zaman sorun, sorun, sorun diye ağzımızı her açtığımızda konuştuğumuz şeylerin yerini kesinlikle şimdi hangi adımları atmalıyız alacaktır ki parti olarak da işte o zaman sosyal bir olgu olmayı başarır ve yığınların gözünde geleceğe yürüyen bir parti olarak görülebiliriz ve yolumuz açılır.

Sonuç olarak o kadar da sıkıntı duymayalım, başaracağımıza eminim ve de bu yönde çalışmaya devam edelim diyorum.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA