turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AÇIK ÇAĞRI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 KASIM  2018

Türkiye her anlamda ağır bir bunalım yaşadığı için seçim dönemleri de ister istemez beklenenin ötesinde tansiyonun yükseldiği bir dönem oluyor. Partiler birbirlerine çok ağır bir dille yüklendiği gibi sınıflar arası savaş belirgin bir şekilde dışa vurmasa da yaşanan ekonomik, sosyal, siyasal bunalımlar nedeniyle alttan alta ısınan sınıf mücadelesi daha da bir keskinleşiyor. Böylesine ağır koşulların yaşandığı bir ülkede kuşkusuz sol ve sosyalist güçlerin güçlü bir şekilde alanda olmaları beklenir ama ne yazık ki bizler böyle bir özne olmayı hâlâ başarabilmiş değiliz.

Ancak özne olunmasını sürgit engelleyen bu koşulların da değişmeyeceğini kimse iddia edemez.

Görünüşe baktığımız zaman ekonomik kriz almış başını gitmiş. Resmi kaynaklara göre 9 milyon işçi asgari ücretle çalışıyor. Kuşkusuz daha az ücret alanlar olduğu gibi yukarıdaki rakamların içine çeşitli nedenlerle sokulmayan daha epey çalışanımız da var. Ekonomik sıkıntıya bakarsak durumun içler acısı olduğunu bütün çıplaklığı ile görmek olası.

Evet, tıpkı dev şirketler gibi güçlü ve beklenenin üstünde oy alan siyasi partiler yok değil var. Hatta iktidar partisi bunca olup bitenlere karşın akıl dışı bir oy skalasını hâlâ koruyor. Elinde bulundurduğu olanakları da bir güzel kullanıp kaç seçimdir iktidarı kimselere de kaptırdığı yok. Muhalefetin durumu ise daha bir beter. İktidarın onca beceriksizliğine karşın deyim yerindeyse muhalefet çivilenmiş gibi yerinde sayıyor. Sol ve sosyalist solda ise gözle görülür bir sıçrama ne yazık ki yok.

Bununla birlikte iktidar içerde ve dışarda yapıp ettikleriyle ülkemizde tam anlamıyla siyasi bir bunalım olduğu izlenimini veriyor. İktidar var olan siyasi bunalımı ise olağan bir şekilde değil de cartcurtlarla aşabilmenin örneklerini yaşatıyor bizlere. Sosyal konularda da ağır bir bunalım yaşıyoruz. Geniş halk yığınları hak ve özgürlüklerinden edilmiş, adalet yok, hukuk yok. Ortada asgari sorunların üstesinden gelecek ortada bir yargı da bırakılmamış. Kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılıp ne var ne yoksa tek kişinin iradesine verilmiş. Bu yüzden de o tek kişi böyle bir yapılanmada bile yargı işlerine gelmeyen bir karar aldığında Danıştay’a, Sayıştay’a, Yargıtay’a, Anayasa Mahkemesi’ne ve de taraf olduğumuz AİHM’ye denilmedik söz bırakılmıyor.

Uzatmayalım kapitalist sistem; dinciliği, gericiliği, zora düştüğünde faşizmi yıllar yılıdır ülkemiz geniş halk yığınlarının tepesinde bir kılıç gibi sallandırıp duruyor. Bu yüzden de her geçen gün ülkemizde yaşam koşulları hem zorlaşıyor hem de çekilmez bir hâl alıyor. Bu yaşadıklarımızdan kaynaklı yarınından umudunu kesmiş olan çok sayıda nitelikli bilim insanı ülkeyi terk etmiş durumda terk etmeye de devam ediyor.

Dini ve şoven politikaları hiç gündemlerinden düşürmeyenler yüzünden ülkenin bir türlü gerginliklerden kurtulamadığını görüyoruz. Daha da önemlisi birilerine sürekli gerekli olan düşman yaratma eylemi daha da genişletilerek tehditlerin bini bir paraya gidiyor. AKP ve saray yanlısı kimseler şu yerel seçimleri yitirirlerse iç savaş çıkacağından söz ederek adeta halkımızın iradesine ipotek koymaya çalışıyorlar.

Özetle durum kötü, çok kötü.

Öyleyse önümüzdeki yerel seçimlerde sol ve sosyalist sol ne yapmalı?

Yanıtı açık. Kazanabilecekleri yerlerde ortak aday gösterip seçimlere girmeli ve sol ve sosyalistlerin belediyeciliği nasıl olurmuş ülke geneline bir örnek sunmalıdırlar. Tıpkı Ovacık’ta olduğu gibi.

Dolayısı ile hiç eğriltip bükmeden açıkça Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak aşağıdaki partilere çağrı yapıyorum. Bir araya gelelim ve kazanabilme şansı olan yerlerde ortak aday çıkararak bazı yerleşim yerlerini almaya çalışalım. Alalım ki Ovacık gibi yerlerin sayısını arttırabilelim.

Bunun için en kısa zamanda bu durumu görüşmek üzere isimlerini açıkça yazdığım sol ve sosyalist partiler bir araya gelmeli ve birlikte belirleyecekleri yerlerde ortak adaylar çıkararak seçimlere birlikte girmelidirler. Şimdilik şu partilere çağrı yapıyorum.

TSİP, TKP, TİP, TKH, ÖDP, Emek Partisi, Halkevleri…

Bu birlikteliğe şimdilik bu yapılarla başlar isek toplantıda başkalarını da çağırmak gibi yeni öneriler geldiğinde ayrıca durum değerlendirilebilir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA