turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SEÇİME DOĞRU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 KASIM  2018

Yine bol bol seçimleri konuşmaya başladık bile. Kim kazanacak kim yitirecek bahis oynanır gibi haberlere tanık oluyoruz. O onunla ittifak yaparsa şu olur, bu bununla ittifak yaparsa şu olur gibi bol bol kafa çelen açıklamaları dinleyip duruyoruz. Kimsenin kimseden farkı yok. Birisi çıkıp ama ben Osmanlı Bankasıyım derse seçim ipini göğüslemeye daha yakın sayılıyor. Var olan sistem partilerine baktığınız zaman hiçbirinin ben seçimleri kazanırsam iktidar partisinden farklı olarak şunları şunları uygulayacağım dediğine tanık olmuyoruz. O kötü, ben daha iyiyim palavrası ile sonuç alınacağı düşünüldüğü için partiler niçin var olduklarını, programlarını çoktan unutmuşlar. Girişilen her mücadeleyi yitirenlerin hünerleriyle bugün Cumhuriyet’in kazanımlarının K’sı bile kalmış değil. Bununla birlikte geniş halk yığınlarına verilen ileti hep cumhuriyeti kurtaracağız üzerine. Oysa AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan kadar sermaye güçlerinin çıkarları doğrultusunda belki de bugüne kadar hiçbir iktidar bu denli ileri gidip sermaye güçlerinin çıkarlarını savunmamıştır. Bu yüzden de hayal haneleri genişleyen Türkiye burjuvazisini artık tutana aşk olsun. Türkiye burjuvazisi ki kendi kârı uğruna gözü ne işçileri emekçileri görür durumda ne de uluslararası planda kapmak istediği aslan payından vazgeçmek niyetinde Bu bağlamda kendisine en iyi yolu açacak olan iktidar da burjuvazi için bilinmelidir ki Recep Tayyip Erdoğan iktidarıdır.

Bir düşünün; burjuvazi işçi mi çıkarmak istiyor, bunu engelleyecek ne gibi zorlukları var? Bence hiçbir zorluğu yok. Devlet derseniz zaten onların bir dediğini iki etmiyor. Kapının önüne konulan işçiler ya da sermaye güçlerinin istediği koşullarda çalışmayı reddedenler gözlerinin yaşına bile bakılmaksızın tutuklanıp cezaevlerine konmuyor mu? Konuyor. Öyleyse sermaye kendisinden her anlamda memnun olduğu bir iktidarın işbaşından gitmesini niye istesin değil mi? Salt Türkiye’deki sermaye güçleri mi bu düşüncede olanlar? Elbette değil, bu konuda her ne kadar bazıları Türkiye’de demokrasi yok, bu yüzden de dışarıya sermaye kaçıyor, ülkeye bu yüzden de yatırım için kimse gelmez dense de hiç de öyle değil dersek acaba abartmış mı oluruz. Hem söyler misiniz sermaye güçlerine demokrasi ne lazım? İster içerdeki ister dışardaki sermaye güçlerinin sigortası konumunda Recep Tayyip Erdoğan gibi biri varken niye sermaye korku içinde olsun ki? Ne güzel bir değil beş kazanma fırsatları varken şanslarını niye tepsinler deli mi bunlar?

Yani demek istiyoruz ki sermaye güçleri; 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak belediye seçimlerini de daha çok AKP’nin kazanmasını isteyecek ve AKP ve saraya bu yöndeki desteğini esirgemeyecektir. Bu konuda konuşmamız gereken bir tek CHP vardır. Çünkü CHP, diğer tüm partilerin aksine kendisini sol olarak ifade eden, halkın da sol olarak gördüğü bir partidir CHP. Bu yüzden de hemen her seçimde CHP halkın gözünde bir seçenekmiş gibi ortaya çıkmaktadır. Ancak verdiği iletilere baktığımız zaman işte burada solculuk her fırsatta rafa kaldırılarak solculuğun S’inden bile söz edilmemeye çalışılıyor. Bu açıdan baktığımız zaman ise CHP’nin ne sosyal demokrat bir parti olduğu ne de ilerici bazı görüşleri savunduğu görülmez hale geliyor.

Bugün haberlerde İstanbul için İlhan Kesici’nin, Ankara için de Mansur Yavaş’ın adının geçmesi sizce ilginç değil mi? Bize sorarsanız İstanbul işçi kentidir ve eğer AKP ile boy ölçüşülecekse İstanbul’da seçimler sol bir adayla kazanılabilir. Ankara ise memur ve aydın insanların bir hayli yoğun olduğu bir kenttir. Dolayısı ile bu kentimizde de sol söylem ve aday düşünülenin aksine kazanmak için önemli bir seçenektir. Yoksa dinci, gerici ve faşist bir ittifak karşısında seçenek olarak sağcı adaylar çıkarılırsa kimse kusura bakmasın aslı varken aynalısına kimse oyunu vermez vermeyecektir de.

CHP’nin böylesi çıkmazlar içinde kıvranıp durması AKP’nin işini de büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır. Dolayısı ile AKP’yi şaşkına çevirecek bir anlayışla seçimlere yüklenilmemesi Recep Tayyip Erdoğan’ın elini güçlendirmektedir. Sol ve sosyalist seçeneği ise bizler temsil ediyoruz diyeceğim de bu konuda da açıkça zorlandığımı ifade etmek isterim. Çünkü sol ve sosyalist sol için dünkü yazımda önerdiklerim bile gündem olmayacaksa bilinmelidir ki iş sadece gelecek düşü görmeye kalmıştır.

Bir düşünün HDP gibi bir yığınsal parti bile bugün bezgin ve yorgundur. Seçimlere de bu ruh hali ile gitmektedir. Seçimlerde belediyeleri almayı bir gün için bile olsa almalıyız noktasına çekmiş, sonrasında kayyuma teslim olmayı kabullenir bir görüntü ile bizlere seslenen bir konuma düşülmüştür.

Yok, arkadaş yok, bizler hemen şimdi yarın, yarın sayıklamasını bırakmalı hesabımızı önce bugün için yapabilmeliyiz ki yarın için bir şey yapabilecek duruma gelmiş olalım.

Yoksa bazılarımız böyle giderse yarın…yarın…yarın diyerek solunum yetmezliğinden maazallah tık diye gidebilir.

Biz söyleyelim de…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA