turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ZENGİN ETME ÇABASI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 KASIM  2018

Her konuda olduğu gibi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na açılan tazminat davasında da mahkemelerin arka arkaya para cezaları vermesi ve para cezasına mahkum edilen Kılıçdaroğlu’nun bu paraları da kuzu kuzu ödüyor olması doğrusu bize çok ilginç geliyor.

Ayrıca CHP’nin diğer pek çok konuda gösterdiği pasifizm bu konuda da bir güzel kendisini açığa vuruyor. Siz bir Ana muhalefet partisi düşünün ki politika yapamaması için yargı yolu ile eli kolu bağlanarak siyaset dışına itilmiş olsun, parti de hakikaten dişe dokunur bir siyaset yapamaz hale gelsin sonra da yurttaşlar bu partiye güvenip oy versinler isteniyor ki haklı olarak da yurttaşlar gerekli ilgiyi göstermiyorlar. Göstermiyorlar çünkü kendilerine hayrı olmayanların bize mi hayrı dokunacak düşüncesi taşıyorlar.

Daha önce Kılıçdaroğlu’na verilen tazminat cezalarından birinde gerekçi olarak iki konu üzerinde durulmuştu. Birisi ticari sırrın açıklanması diğeri de Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi kariyerine zarar vereceği şeklinde. Ne kadar güzel değil mi? Yargı Recep Tayyip Erdoğan’a gelince ticari sırra ve siyesi geleceğine zarar vereceğini düşünüyor da aynı durumda Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne kişilik hakları ne de Ana muhalefet partisi genel başkanı olduğu hiç mi hiç gözetilmiyor. Yani sizin anlayacağınız yargı aklına koymuş bir kere ne edecek edecek Recep Tayyip Erdoğan’ı zengin edecek. Oysa para cezaları ne davacıyı zengin etmek içindir ne de karşısında yer alan kişinin soyulup soğana çevrilmesi amacını güder. Yargı kararlarının haksızlığı bir yana işin bir de bu yanı vardır ama yargı bağımsızlığını tümden yitirdiği için aklına hukukla ilgili hiçbir şey gelmemekte ve keyfi kararlara imza atıp durmaktadır. Daha da mı olmadı, mahkemenin yargıçları değiştirilip umulan karar bir şekilde sağlanmaya çalışılmaktadır.

Dolayısı ile hem haksız yere tazminat cezası verilmemeli hem de verilen kararlarda zengin etmeye yönelik anlayıştan bir an önce uzaklaşılmalıdır.

Bildiğimiz yandaş gazeteler yeni çıkan tazminat davasını birinci sayfalarından vermişler.

Yeni Şafak; “Man Yalanının Bedeli 1 Milyonu aştı”,

Star; “Man Adası iftirasından 5. Tazminat Cezası 190 Bin TL.”,

Güneş; İftiranın Bedeli Ağır oldu” diye başlık atmış.

Bu başlıkları atmışlar güzel de sözü edilen belgeler sahte miydi?

Değildi.

Öyleyse nasıl oluyor da Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklama iftira olarak niteleniyor.

Peki, yalan mıydı?

Değildi ama yandaş basın eğriyi doğru, doğruyu eğri göstermekte sahibinin sesi olmuş iyice. Yandaş basın ki bu haberleri verirken acaba niye mahkemenin gerekçesini de yazıp bizleri aydınlatmıyor da, sürekli birilerine suç işlemiş muamelesi çekiyor?

Tamam, bizler bunları tanıyor biliyoruz. Hukuktan, adaletten, eşitlikten, özgürlükten bihaberler. Bu yüzden de kendilerinden ne hukuk adına ne de insani nedenlere dayalı olarak bir şey bekleyemeyiz. Ancak 143 milletvekili olan bir partinin de yaşanılanlar karşısında suspus beklemeleri onların da çok hukuktan, adaletten, eşitlikten bir şeyler anladıklarını bize düşündürmez.

Hani böyle giderse bu ülkede kimse ağzını açıpta tek söz bile söyleyemez hale düşer ki işte o zaman da bu ülkede partiye pırtıya hatta orada burada yanlış gördüğünü eleştirecek insana da ihtiyaç kalmaz. Bize göre CHP olaylara biraz da bu gözlükle bakmalı ve en kısa zamanda kendisine niye gereksinim duyulacağını kamuoyuna açıklamalıdır. Aksi takdirde şu parti ile şöyle seçimleri alırız, bununla şu ödünü verirsek belediye kazanırız hesaplarının ne bir değeri vardır ne de,

BU ANLAYIŞLA ASİYE’Yİ KURTARMANIN OLANAĞI VARDIR…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA