turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YILDIZLI YALAN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

04 ARALIK  2018

Biliyorsunuz ekonomik kriz arşı âlâya çıkmış olmasına ve enflasyon rakamlarının çarşı pazarda yüzde elliyi vurmasına karşın daha önce açıklanan enflasyon rakamları daha da aşağı çekilerek %21.62’ye indirildi. Bu rakamlar öyle görünüyor ki Aralık ayında biraz daha indirilerek açıklanacak ve çalışanların maaşlarına verilecek olan zamlar da ona göre en düşük seviyede tutulacak.

Oysa yapılan zamlar ne geriye alındı ne de arkası gelecek olan zamlardan vazgeçilecek. Bu yüzden de Berat Albayrak’ın köpük olarak açıkladığı enflasyon meğer duruluyor olması gereken noktaya iniyormuş. Böylesi atmasyon kuyruklu yalanlara kim inanır acaba? Fiyatlar alsın başını gitsin, yurttaş bir gün önce aldığı malı aynı fiyata ertesi gün alamasın Maliye ve Hazineden sorumlu Bakan Berat Albayrak da bize bu yalanları yutturmaya kalksın hiç olacak iş mi?

Ekonomik kriz denilen şey sistemin doğası gereğidir. Kapitalist sistemin kendisi krizdir zaten. Bir de buna yöneticilerin ülkeyi ha babam soy politikalarını eklediniz mi işte böyle her şey allak bullak olur. AKP iktidara geldiği günden bu yana betona para gömmektedir. TOKİ aracılığı ile dönen dolap nasıl olsa bir gün gelip pat diye duracaktı durdu da. Gereğinden fazla üretilen konutlar elde kaldı. İktidar tarafından beslene beslene kodamanlaşan büyük inşaat firmalarının durumu da farklı değil. Şimdi ürettiklerini satamadıkları için içinde bulundukları zararları kime nasıl ödetirizin peşindeler.

Yani yaratılan krizde tamam, sermaye güçleri ağlıyor da ortaya çıkan faturayı ödemeye gelince akıllarına geniş emekçi yığınlarından başka kimselerin geldiği yok. Yani bindirilen zamlarla krizin faturası işçilere emekçilere ödetilecek. Sermaye takımı ise bir yolunu bulup şaşalı ve gümbürtülü yaşamlarını devam ettirecekler. Dolayısı ile ülkemizde ister kriz olsun ister olmasın yırtılacak olan işçilerin emekçilerin yakası olacak. Sermaye güçleri ise yaslandıkları iktidarın himmetiyle düştükleri tüm kuyulardan iktidarın eliyle çıkarılıp yollarına devam etmeleri sağlanacak. Ha bu arada bazı şirketler bilerek batırılacak ve varlıklarına el konularak tamamen iktidarın denetimine geçmiş olacak.

Şu el konulan şirketlere bir bakalım, bunlar ister Fetöcü kimselere ait olsun isterse değil, bugün nasıl el değiştirmişler, buradan elde edilen kazançlar nereye ve kimlerin cebine akıyor bir araştırılıp görülsün ki ülkemizde ne tür vurgunlar nasıl vurulurmuş bizler de görelim değil mi?

Hani çok konuşuldu ya şu israf meselesi. Konu konuşuldu konuşulmasına da acaba saray iktidarı israftan vaz mı geçti? Hayır, tam tersine israfa hem de dibine kadar devam edildi. Lüks araçlar olduğu gibi duruyor, uçaklar emre amade bekliyor. Mehmet Cengiz’in küfründe olduğu gibi sadece ve sadece halkın anası sinkaflanırken, birileri malı götürmeye devam ediyor. Hemen bütün bakanlıklarda ve Diyanet dahil devletin kurumlarında israf diz boyu. Bunlar da az geliyor olmalı ki, Recep Tayyip Erdoğan; içlerinde sözüm ona sanatçıların da olduğu koltuklar icat ederek birilerinin beslenmesine devam ediliyor. Keyfi ve denetimsiz atamalar birbirini izlerken halkın derdine derman olacak küçücük bile bir adımın atılmamış olması çok ama çok ilginç değil mi?

Ha bir de şu cumhurbaşkanı seçimleri sırasında Recep Tayyip Erdoğan’ın “millet bahçeleri” vardı ya; işte onlar için de kayrılan şirketler sıraya girmişler bile.

Uzatmayalım, çalışanlar maaşlarına zam beklerken iktidar yıldızlı yalanlara sarılarak maaşlara verilmesi düşünülen zamların aşağılara çekilmesinin peşinde. Ancak maaşları enflasyon canavarına yedirile yedirile ellerinden bir şey kalmayan kimseler bu işin farkına varmayacaklar mı sanılıyor?

Haklısınız önümüzde belediye seçimleri var. Bu seçimlerde kesenin ağzı açılacak ve gözleri boyanan yığınların bir süre daha gerçekleri görmeleri engellenmeye çalışılacak. Ancak bu külüstür ekonomiyi bu iktidar nereye kadar götürebilecek bekleyip göreceğiz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA