turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


‘SARI YELEKLİLER’

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 ARALIK  2018

Fransa’da başlayan ‘Sarı Yelekliler’ eylemi öyle görünüyor ki salt Fransa ile sınırlı kalmadı, kalmayacak. Önce dalga dalga bütün Avrupa’yı saracak, devamında ise daha köklü değişikliklere gereksinim olan ülkelere yayılacak.

Bugün çeşitli çevrelerden Fransa’daki eylemler üzerine değişik yorumlar yapılıyor. Kimisi bu eylemleri sağa kayan toplumun tepkileri olarak dile getirirken kimisi de hak ve özgürlükler isteminin yoğun bir şekilde dile getirildiğinden yola çıkarak emek eksenli olabileceğinden söz ediyor. Öyle karışık yorumlar söz konusu ki kapitalist/emperyalist bir ülke olan ABD’nin başkanı Trump’un bile bu eylemlerden kendisine pay çıkardığını görüyoruz.

Eylemler neyse ney, ancak kapitalizmin bunaltıcı baskısından milyonların iyice patlama noktasına geldiğinin de bir ifadesi olarak sokaklar hak ve özgürlük belgileriyle çınlıyor. Ancak bütün bu görüntülere karşın harekete geçen milyonların kendi göbeğini kendisinin keseceğinden de söz etmek gibi bir açmaza düşmek istemeyiz. Niye derseniz bu eylemlerin bize göre kurmaylığını yapacak bir özneden de söz edemeyeceğimize göre bu ayağa kalkışın nereye kadar gideceğini kestirmek de zor değil.

Hani göstericiler; “kırıntı değil, ekmeğin tamamını istiyoruz” diyorlar ya bu tür eylemlerle ekmeğin tamamına ulaşılması bizce uzak bir düşten başka bir şey değil. Kuşkusuz bu eylemler sonrası Fransa’da bazı gelişmeler olmayacak şey değil ama düzenle ilgili bir şeyin değişmeyeceğini de şimdiden açık açık söyleyebiliriz. Bu gösterilerin hemen sonrasında Macron ve başbakandan gelen açıklama şöyleydi; “bazı haklı talepleri duymamak için sağır görmemek için kör olmak lazım.” Bu açıklamalardan da anlıyoruz ki Fransız halkına ve emekçilerine bazı pansuman niteliğinde iyileştirici ödünler verilecek, ancak bunlar hiçbir şekilde Fransız emekçisinin ve halkının sorunlarını çözmeye yetmeyecektir. ‘Sarı Yelekliler'in hareketi daha ileri bir örgütlenme ve amaçlarla donatılmış olmadığı içinde giderek marjinalleşip sönümlenecektir.

Her ne kadar dün itibariyle bu hareket, Belçika, Lüksemburg, Hollanda ve Macaristan gibi ülkelerde de yayılmaya başladıysa da gösterilerin daha ileriye gitmeyeceğini görebilmekteyiz. Ancak bu söylediklerimizle de bu gösterileri küçümsüyor değiliz.

Burada belki de üzerinde durulması gereken en önemli şeyin Fransız sol ve komünist partilerinin gelişen olaylar karşısında geç uyanmalarıdır ki bundan da Fransız Solu’nun ve sosyalistlerinin gelecek için hiç de hazırlıklı olmadıklarını çıkarabiliriz. Gerçi Fransız Komünist Partisi dahil bazı sol partiler bu eylemlere katılacaklarını açıkladılar ancak bu eylemleri yöneten ve yönlendiren bir durumda olmadıklarını da bütün çıplaklığı ile göstermiş oldular. İşte bu yüzden Fransız ve hatta Avrupa sol ve komünistlerini bir bütün olarak eleştirebiliriz. Çünkü öyle durağanlaşmışlar öyle durağanlaşmışlar ki toplumdaki gelişmeleri izleyebilecek konumdan bile epey uzaklaşmış görünüyorlar. Durumun böyle olması, hiç kuşkusuz başka tehlikelerin de bize göre habercisidir. Çünkü böylesi tepkilerden çoğu zaman faşizan sağın özellikle Avrupa’da yararlandığını görmekteyiz.

Bugün ‘Sarı Yelekliler'in gösterilerine bakıp bizdeki Gezi gösterileriyle eşdeş olduğu görüşü de ciddi bir yanılgıdır. Çünkü Gezi gösterileri her ne kadar ülkemizdeki sol ve sosyalist partilerin Fransa ve Avrupa’dakine benzerlikleri söz konusu olsa da Gezi gösterilerinde tümüyle solun egemenliğinden söz etmek ve emek eksenli isteklerin daha ağırlıklı olduğunu söylemek yanıltıcı olmaz. Yani daha Gezi gösterileri başlar başlamaz ülkemizdeki bütün sol partiler güçleri oranında gösterilerin içinde olmaktan bir an bile geri durmuş değildirler. Yetersizlikleri ve kitlesel güçleri konusunda tabiî ki de bizim de söyleyeceklerimiz vardır.

Gelelim ‘Sarı Yelekliler'in Fransa’da başlayıp Avrupa’ya dalga dalga yayılması ile ilgili olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına.

Recep Tayyip Erdoğan hem iktidarı ve Fransız polisini hem de şiddet kullandıklarını ileri sürerek göstericileri eleştiren sözler söylemektedir. Neymiş efendim, Fransız polisinin yanında bizim polisimiz çok insaflıymış. Fransa bakın nasıl şiddet uyguluyormuş, bir de bizde demokrasinin olmadığını söylemişlermiş. Gezi gösterileri sırasında Taksim’den yayın yapan Avrupa televizyonları niye Fransa’daki gösterileri vermiyorlarmış vs.

Sayın Erdoğan biz hiçbir zaman kapitalist/emperyalist ülkelerdeki sağ iktidarların demokrasi aşığı olduklarını söylemedik ki. Esasında ne kadar çok benzerliklerinizin olduğuna her fırsatta döne döne vurgu yaptık. Eğer Macron Fransız halkının yerleşik demokrasi anlayışından çekinmese sizin Gezi gösterilerinde gösterdiğiniz şiddetin beş fazlasını kesinlikle göstermekten çekinmez çekinmeyecektir de.

Çünkü savunduğunuz sistemin mayası kan, gözyaşı ve zulümle yoğrulmuştur.

Bunu da söyleyelim de öyle çıkıp demokrasi şampiyonluğuna falan soyunmaya kalkmayın.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA