turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BİR ÖRNEĞİNİZ DAHA YOK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 ARALIK  2018

Bahçeli ile ilgili daha ne yazılır ne çizilir bilemiyorum ama Bahçeli, her geçen gün çizmeyi aşan ve kitlelere tehdidini yükselten bir dil kullanıyor.

Hepinizin bildiği gibi Fransa’da başlayan ve haklı olarak süren ‘Sarı Yelekliler’in eylemi dolayısı ile kalkıp demeç veriyor ve diyor ki; “Sarı Yelek terörüne özenen varsa, bunun bedelini çok ağır ödeyeceklerdir.”

Fransa’da yapılan eylemler sonrası Macron bile konuşurken bu denli ağır sözler söylemekten kaçınır ve uzlaşma yanlısı bir dil kullanırken acaba ne oluyor da Bahçeli Fransa’daki eylemleri temel alarak ülkemiz insanlarını tehdit etmek gibi bir cürete yelteniyor, bunu anlayan var mı? Ya da şöyle diyelim, ülkemizde tıpkı ‘Sarı Yelekliler’ gibi eyleme kalkışanlar mı oldu ki Bahçeli’nin bu sözleri uyarı değil ama haydi biz bu söylenenleri uyarı olarak kabul edelim, Bahçeli böyle bur uyarıya neden gerek duymuştur da bu şekilde konuşmaya kalkarak kitleleri tehdide kalkışmıştır? Yoksa cumhur ittifakı ya da iktidar ortaklığı çok mu sıkışık durumdadır da Bahçeli mezarlıktan geçerken ıslık çalma vaziyeti almak gibi bir yola girmiştir?

Bahçeli de haksız değildir hani. Ülkemizde öyle akıl almaz şeyler olmaktadır ki hiç kuşku yok ki hukuki açıdan olup bitenlerin bir bedeli de olacaktır.

Bir düşünün; birileri belediye başkanlığı için aday oluyor onlar için hukukta yeri olmayan özel muameleler yapılıyor. Binali Yıldırım İstanbul Belediye Başkanı adayı ya, şu anda taşıdığı tüm sıfatları aynen koruyarak seçimlere giriyor. Eğer seçimleri kazanamazsa sonrasında da taşıdığı sıfatı öyle ya da böyle koruyacak. Ankara’dan aday gösterilen Özhaseki’nin de, İzmir’den aday gösterilen Zeybekçi’nin de durumu aynı.

Oysa memur adaylar belli bir süreç içinde aday olacaklarsa istifa etmek zorundalar. Bu anlayış ise mevcut anayasa da bile eşitlik ilkeleriyle bağdaşmıyor.

AKP ve saray iktidarının keyfi atamalarına zaten bu ülkenin insanları alıştılar. Neredeyse her şey gayet olağanmış gibi geliyor. Bu yüzden de atamalar yapılırken hukuki midir değil midir iktidarın taktığı bile yok. Kayyum atamaları ise adeta bir kayırmaya, birilerine arpalık bulmaya dönüştü. Neymiş efendim bazı Kızılay şubeleri usulsüz kapatıldığı için saray bu işe el koymuş ve TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın kardeşi İlhami Yıldırım’ı da Kızılay’a kayyum atamıştır.

Biliyorsunuz önümüzde seçimler var. Cumhur ittifakı bir süredir ülkenin beka sorunu yaşadığından söz ediyor. Şimdilerde ise bu beka sorununun sözcüsü Bahçeli olduğu için her konuşmasında bu konuya değinerek milliyetçi çevrelerin heyecanına cila sürüyor.

Aynı durum Recep Tayyip Erdoğan için de söz konusu. Nasıl söz konusu olmasın önümüzde yerel seçimler var. Bu yüzden de dün çıktı Fırat’ın doğusuna 3 güne kadar operasyon yapılacağını kamuoyu ile paylaştı. Yani sizin anlayacağınız Erdoğan bu çıkışıyla milliyetçi ve şoven kesimlerin sırtını sıvazlamış oldu. İşin daha da ilginci Fırat’ın Doğu’suna bir harekât yapılacaksa bunun bağıra çağıra söyleniyor olması da doğrusu akıl karıştırıcı. Akıl karıştırıcı çünkü böyle bir durumda birileri hem tedbirlerini alacaklardır ya da ne bileyim önceden bildikleri için başka yollara başvuracaklardır. Bu yüzden de bu şekilde bir harekâtı doğrusu çok da anlaşılır bulmuyoruz. Tabi hava koşullarını da düşünmemek olmaz.

Yok, eğer son zamanlarda gelip giden Amerikan görevlileriyle anlaşma yapıldı da kısmi bir harekât yapılacaksa o da bilinmelidir ki saray iktidarına önümüzdeki seçimlerde puan kazandırmak hesabıyladır. Böylesi bir harekât için eğer ülkemizin evlatlarının canı tehlikeye atılıyorsa ki öyle görünüyor gerçekten de yazıklar olsun demek gerekir. Çünkü kimse canını yabanda bulmadı, kimse canını Recep Tayyip Erdoğan seçim zaferi kazansın diye ortaya koyacak da değildir.

Bir kez hangi konuyu elimize alsak ele alınır bir yanı yoktur. Yaşadıklarımız süzgeçten geçirilmeli ve sorumlularından da gereken hesap mutlaka sorulmalıdır.

Yoksa Türkiye gerçekten de tuzaklarla dolu bir yolda son hızla yol almaktadır sonuçları da hayır getirmeyecektir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA