turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NASIL BİR KAFA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

17 ARALIK  2018

Recep Tayyip Erdoğan konuşuyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu insanları sokağa çağırıyor gerekçesini ileri sürerek aklına eseni söylemekten çekinmiyor. Neymiş efendim; 15 Temmuz gecesi Kılıçdaroğlu aralardan sıvışacak bir fırsat bulmuşmuş ama bu kez bulamayacakmış. Aklını başına toplamalıymış. Daha neler neler…

Sonra Fatih Portakal, Türkiye’de insanların sokağa çıkmaktan korktuğunu dile getirmiş ve hak aramak için kimsenin sokağa çıkamadığından çıkarsa başına nelerin geleceğinden söz etmiş ya; vay sen misin bunu söyleyen deyip Erdoğan yine kolları sıvamış ve savcıları, yargıçları göreve çağırmış. Siz buna göreve çağırmak demeyin, basbayağı talimat vermiş talimat.

Sonra efendim; İçişleri Bakanı denilen zat yeni bir akıl almaz bir girişime imza atmış. Nasıl mı? Nasıl olacak Fransa’daki ‘Sarı Yelekliler’ eylemi bizim ülkemize de sıçrar korkusuyla son zamanlarda piyasada ne kadar sarı yelek satılmış onun araştırmasını yaptırmış. Biraz garip değil mi sizce? Demokrasinin olduğu, Anayasa ve hukukun işlediği bir ülkede bazıları niye bu kadar korkuya kapılırlar ki? Ne diyelim korkuları da yersiz değil hani. İnsanların üzerine böylesine diktatörlük anlayışıyla giderseniz bu işin bir yerden patlak vereceğini de düşüneceksiniz elbet. Sayın Süleyman Soylu da düşünmüş olmalı ki sarı yelek satışını araştırmış. Süleyman Soylu öyle sanıyorum ki bizde de bire bir Fransa’daki gibi olaylar yaşanacağını düşünüyor sanki. Kafaları hep dışardan gelme eylemlere öyle takıklar ki bu anlayış işlerine de geliyor çünkü propaganda olarak kullanmayı akıllarına koymuşlar. Ne ki bizde de gösteri olmaz diye bir şey yok ama bizdeki de ya kırmızı yeleklilerin gösterisi şeklinde ortaya çıkarsa sarı yelek satışı araştırması boşa gitmeyecek mi?

Sonra şu yalaka basın ve çevresi Gezi gösterileri ile akıllarını oynatmış olmalılar. Kapıldıkları paranoya yüzünden milyonlarca baş kesmekten söz edenler bile var içlerinde. Hani biz söylüyorduk da inanmıyordunuz nasılmış bu inançta olanlarla IŞİD’lılar arasında bir fark yokmuş gördünüz mü şimdi?

Neymiş efendim Müslüman sömürmezmiş, yaratılanı yaratandan ötürü severmiş. Zulüm yapmazmış. Geçin efendim bunları geçin.

Haydi öyle diyelim, Müslüman Müslümanı sömürmezmiş de nasıl oluyor da ülkemizde insanların arasındaki milli gelirden pay alma makası bu denli açılmış oluyor? Haydi söyleyin bakalım; nüfusun %1’i nasıl oluyor da zenginliğin %54’ünü elinde bulunduruyor? Yaratılanı yaratandan ötürü sevmeye gelince fasa fiso. Çevremize bakalım, Müslüman ülkelere bakalım yüreklerinde sevgi namına barındırdıkları zerre kadar sevgi var mıdır acaba? Ya yapılan zulümlere ne buyrulur?

Ülkenin gidişi gidiş değil. İktidar 100 günlük ekonomik plan hazırladı amma değişen hiçbir şey olmadı. Arkasından Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 günlük planında da sorun çözecek tek bir şey yok. Gerçi daha önce sayılan birçok konu sanki yerine getirilmiş gibi atlanmış ama ekonominin ağır yükü hiçbir değişiklik göstermeden devam ediyor. Ekonomik krize bağlı olarak Fiyatlar almış başını gitmiş, üretimin yerini yine dışalım almış, işsizlik resmi rakamların çok ama çok dışında ama çözüleceği söylense de %30’lara varmış dayanmış. Giderek yoksullaşan ve yarınından umut beslemeyen milyonların sayısı azalacağı yerde daha da artmış.

Sonuç olarak iktidar diyebiliriz ki olağan koşullarda Türkiye’yi yönetemez hale gelmiş. Baksanız ya, gazetecilerin basın kartlarının elinden alınması ve haber yazmalarının engellenmesi için bile iktidar yasa değişikliğine hazırlanıyor. Sonra ne olacak? Ona terörist denilecek, o kitleleri kışkırttı terörist eylemlere yöneltti, bir başkası iktidarı eleştirdiğine göre meşru iktidarı yıkmaya çalışıyor denilecek, denilecek oğlu denilecek ve gazeteci diye elimizde kala kala bir avuç delibozukla, iktidarın orasına burasına yapışmış ve nemalanmaktan öte bir özellikleri olmayan insanlar kalacak. Sonra da iktidar çıkıp o yasak! Bu yasak! Ooo o hepten yasak diyecek ve ülkemiz sütliman olacak ve ülkemiz insanları da kuzu kuzu celladına boyunlarını uzatacaklar…

Sonra?

Sonrası; terelelli de terelelli…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA