turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NASIL OLMAK İSTİYORUZ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 ARALIK  2018

Sol ve sosyalist sol, birçok sorununu ya dışarıya aşırı açarak ya da kol kırılır içinde kalır düşüncesiyle hiç açılmayarak çözüme kalkarsa sorunlar yaşaması da kaçınılmaz olur. Olur, çünkü bazı konular vardır ki o konuların çözülmesi salt örgütün iç birikimi, enerji ve kararlığı ile aşılabilecek şeylerdir. Bu gibi durumlarda açıklık gerekçesiyle hem örgütsel mücadeleye zarar verecek hem de bir sürü önümüze moloz yığını olarak çıkacak olan söz kalabalığından uzak durmak gerekir.

Bazı durumlar vardır ki açık konuşulması ve tartışılmasında bir sakınca yoktur. Bu konuları da örgüt için sınırlandırmanın hiç mi hiçbir yararı olmaz.

Bu sözleri niye söylüyorum?

Söylüyorum, çünkü sol ve sosyalist sol birbirleriyle ilgili olarak olağan yaklaşımların da dışına çıkarak asla hak edilmeyen yanlarından birbirlerini vurmaya çalışıyorlar. Bu yüzden de birlikte davranmaları ve güçlerini birleştirmeleri gerektiği yerde bile yan yana gelmeyi başaramadıklarını görüyoruz. En basitinden seçimler bile söz konusu olduğunda MHP ve AKP birbirleriyle ilgili dirhemi insanı kudurtacak sözlerle birbirlerini eleştiriyorlar ama bir de bakmışsınız ki cumhur ittifakı kurmuşlar ve seçimlerde birlikte hareket ediyorlar.

Bizlere, sol ve sosyalist sola gelince; aynı örgüt çatısı altında olamıyoruz, olmamız da gerekmiyor ama bir seçim ortamında bile birlikte davranamıyorsak oturup bir değil yüz kez düşünmeliyiz diyorum. Dahası birbirimize kulp bulmak için onca kafa yormak yerine toplumsal dinamizmi nasıl harekete geçiririz onu bile düşünsek kendimize bir işlevsellik kazandıracakken bunları yapmıyor yerinde olmayan eleştirilerle gereksiz zaman harcıyoruz.

12 Eylül sonrası yeniden koşullar elverdiğinde politik mücadele için ortaya çıkanların karşısında kimler vardılar acaba hiç sorguladık mı? Kimler sol ve sosyalist yapıların iş yapamaz hale gelmesi için neler yaptılar hiç sorguluyor muyuz? Sol ve sosyalist yapılara gelen kimselerin en popüler yanını kullanarak bizim dışımızdakiler yani burjuva kalemşorları her koşulda mücadeleden ödün vermeyenler için neler yazdılar ve konuştular geriye dönüp bir kez olsun düşündük mü? En kararlı sosyalistler için kimler “dinazor” betimlemesini niçin yapıyorlardı kendimize hiç sorduk mu? Saflarda en zayıf halkalardan başlayarak gedik açmak için sistem bize niye yüklenme gereği duymuştur bunların gerektiği kadar çözümlemesini yaptık mı?

Yetmedi, aynı benzer saldırıları sol ve sosyalist sol kendi içinden çıkanlar tarafından da görmedi mi? Ve hatta kendi içinden çıkan kimseler tarafından dile getirilen sözlerle çok daha ağır olarak hırpalanmadık mı? Bu yüzden de sol ve sosyalist sol ile ilintisini bile zor kurabileceğimiz çeşitli yapılara savrulan arkadaşlarımızın hangi yüksek sosyalizm çıkarları için bu yapılarda yer aldıklarını gidenler sorgulamak gereği duydular mı? Duymadılarsa, niçin duymadılar acaba?

Evet, zor bir dönemden geçiyoruz. Sağımızdan solumuzdan yediğimiz yumruklarla sersemleyip yıkılacağımızı düşünenler çok olabilir. Hatta bundan adları kadar emin de olabilirler. Bunun bir önemi yok.

Asıl önemli olan bazı sorulara verilmesi gereken cevabın zamanının gelip gelmediğidir.

Örneğin seçimlerde sol ve sosyalist solun birlikte davranmasını engelleyen neden nedir, bunun yanıtını vermemiz hem de zaman geçirmeden vermemiz gerekmiyor mu?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA