turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YAŞADIKLARIMIZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

20 ARALIK  2018

Yaşadıklarımıza bakıp da olumlayacağımız tek şey göremez hatta daha da endişe verici şeylerle karşılaşırken, ülke 17. yılına giren AKP ve saray iktidarınca nasıl bu hale getirildi acaba?

FOX TV’de haber programında işlerine gelmeyen haberler verdiği için Fatih Portakal’ın eleştirisi gün gibi ortada ve suç unsuru taşımazken hiç Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan kişi kalkar da “Zaten yargı gereken cevabı verecek” der mi? Eğer diyorsa bu tutum yargıya emir anlamına gelmez mi? Hoş; bizler yargının yargı olmaktan çıkarıldığını, bir kişinin ağzına baktığını zaten yazıyor çiziyoruz da bu davranış tartışmasız şekilde bizi doğrulamış olmaz mı? Hem; yeri geldiğinde yargının bağımsız olduğundan dem vuran saray ve AKP çevresi bu davranışlara karşı nasıl çıkar da bağımsız yargıdan söz edebilir değil mi?

Felaket bu kadarla sınırlı değil ki. Yargı ile ilgili talimat yerine geçecek sözler söylendikten sonra arkası da geliyor zaten. Neymiş efendim; “Bunun bedelini ağır öderlermiş.” Kim kast ediliyor? Tabiî ki de Fatih Portakal.

Ülkede yandaş basının dışında kalan ve saraya uygun haberler vermeyen tüm gazetecilere yönelik bir yaptırım daha gündeme geldi. Bugüne kadar 1954 basın kartı iptal edildi. Bu iptali gerçekleştirenlerin sizce nasıl bir amaç taşıdıkları ortada değil mi? Öyle ki tüm basın susturulduğunda geriye kalan yandaşlarla durumu nasıl da kontrol altında tutmak isteyen bir iktidarla karşı karşıya değil miyiz?

Ülkede durup dururken Fetöcülükle ilgisi olmayan pek çok kimse ile ilgili olarak davalar açılıyor. Kim hak, hukuk derse bir kulpuna getirilip ceza alması sağlanıyor. Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korun Fincancı 2 yıl 6 ay ceza aldı. Yargılama devam ederken bir de bakmışsınız ki dosyaya yeni sözde kanıtlar konmuş. Bu kanıtlar nedir ne değildir anlamaya ve savunmaya bile fırsat verilmeden bakmışsınız ki ceza verilip geçilmiş.Üstelik de ne indirim yapılmış ne de ceza ertelemesine gidilmiş. İşte bu yüzden Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı; “Asıl ben itham ediyorum” demekten başka söyleyecek söz bulamıyor.

Şimdi gelelim şu Aydınlık ve Vatan Partisi çevresine. Bu insanlar tıpkı AKP ve saray gibi bir Fetöcülüktür tutturmuşlar Fethullahçıların nasıl örgütlendiklerini, kimlerden en büyük destek aldıklarını ve iktidar ortağı olduklarını ve hatta bugün savundukları Hulusi Akar gibilerin ordu içinde Fetöcülerin nasıl üst kademelere çıkmalarını sağlayıp cumhuriyetten ve Atatürk’ten yana subayların nasıl temizlendiğini görmemezlikten gelerek Hulusi Akar gibileri arkalıyorlar.

Neymiş efendim; Aydınlık gazetesindeki bugünkü yazısında M. İlker Yücel CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı eleştirdiği için eleştiriyor. Tam da Suriye’de PKK ve PYD’ye karşı operasyon yapılacakken eski defterler karıştırılır mıymış? Karıştırılmayacağını düşünüyor olmalı ki İlker Yücel aklınca veryansın ediyor CHP ve Özgür Özel’e.

İlker Yücel’e ne denebilir ki? Yücel izinden nal topladığı Perinçek’in karalamalarını tapanlıyor ama yazdığı yazı gerçekten de anlamlı. Demek istiyor ki Amerika emperyalist değil mi? Evet, emperyalist. Bölgedeki PYD ve PKK’yı arkalamıyor mu? Evet, arkalıyor. İşte gerçekleri bu sözlerle gizleyen Yücel karşımıza gerçekte bir AKP, Recep Tayyip Erdoğan ve orduda Fetöcülerin uçbeyliğini yapmış olan Hulusi Akar’ı savunuyor. Yani? Yanisi şu; Aydınlık ve Vatan Partisi çevresi Atatürkçü ve emperyalizm karşıtı görünüp emperyalistlerin çizgisinden milim çıkmayacak olan bugünkü iktidarın gölgesinde aklınca bir şeyler kapma hayali kuruyor. Dolayısı ile M. İlker Yücel de ülkemizdeki demokrasi güçleri, yani ilerici, devrimci, demokrat, sol ve sosyalist kesimlerden kendisini çizgiyle değil çok kalın bir çizgiyle ayırarak karşıdevrimci bir çizgiye rampalamış bulunuyor.

İşte bunun için yaşadıklarımızın ağırlığı altında doğru düşünenlerle birlikte yaşadığımız zorlukları aşacağımızın bilincindeyiz.

Bu nedenle Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak bir kez daha ilan ediyoruz ki bugün her zamankinden çok daha fazla güç ve işbirliğine gereksinimimiz vardır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA