turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TSİP 11. GENEL KURULUNU YAPIYOR -2

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 ARALIK  2018

Bildiğiniz gibi ilk kurulan parti Sosyalist Birlik Partisi oldu. Bu partiye TSİP’lilerin önemli sayabileceğimiz bir kesimi de katıldı. Bu partinin kuruluş çalışmalarından birisi Ankara 19 Mayıs Kapalı spor salonunda gerçekleştirildi. SBP kurulurken günlerce isminde sosyalist sözcüğü olsun mu olmasın mı tartışması partinin en önemli konularından biri oldu. Devamında ise partinin adının Sosyalist Birlik Partisi olmasında karar kılındı. Anca bu kez de partinin adında sosyalist sözcüğü vardı ama denilebilir ki parti anlayışı sosyalizm görüşlerinden bayağı uzaklaşmış, partinin içinde liberal anlayış kendisine yer bulmuştu. Bu anlayışı 19 Mayıs Kapalı Spor Salonu’nda dile getirenlere karşı TSİP’in devamından yana olan kesimleri temsilen Turgut Koçak konuştu ve konuşmasını şu sözlerle bitirdi. “Bizim aklımıza parti deyince Lenin, Lenin deyince de parti gelir. Bugün burada kurulmak istenen partinin gerçek bir işçi sınıfı partisi ile ilintisi olmadığı gibi bizim bu partinin içinde bulunmamıza da gerek yoktur. İdeolojik birliği ve örgütsel birliği olmayan bir partinin yığınları sağa çekmenin ötesinde bir işlevi de yoktur geleceği de…”

Gerçekten de kısa süre sonra solun değişik kesimlerinden bu partiye doluşanlar ya uzaklaşmışlar ya da pasif ve etkisiz konuma düşerek SBP’nin kendisini sürdürmesi de o oranda zorlaşmıştır. Devamında ise parti yeni bileşenlerin de katılması ile isim değişikliğine gitmiş sonuç öncekinden daha berbat hale gelerek bu serüven Özgürlük ve Dayanışma Partisi’ne (ÖDP) dönüşerek sürmüş, bu birleşme ise eskisinden daha hızlı bir şekilde dağılıp ÖDP içinde sadece Dev-Yol’un bir kanadı kalarak parti varlığını sürdürmeye devam etmektedir.

TSİP bütün bunlar yaşanırken sağlam bir ideolojik çizgi tutturmuş ve bu çizgisinden de ödün vermeksizin mücadelesini bugünlere kadar taşımıştır. Taşımıştır diyorum, çünkü TSİP bunca zorlukların arasında bir de kendisine yönelen sağdan ve soldan saldırılarla uğraştığı gibi bizzat partiye yönelik devletin saldırılarıyla ortadan kaldırılmak istenmiştir. Bu yüzden partimizin Genel Başkanı ve merkez yöneticilerinden bazıları tutuklanmış, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılanarak hüküm yemişlerdir. Bu davaya bağlı olarak parti hakkında Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu tarafından “Türkiye Sosyalist İşçi Partisi Ankara’da 80 gün Marksist, Leninist ihtilal denemesine giriştiği için suç odağına dönüşmüş” denilerek hakkında kapatılma davası açılmış, açılan bu davalar ise 2000 yılından 2009 yılına kadar sürmüş, dolayısı ile bir yanda parti genel başkanının tutuklanması diğer yanda da kapatılma tehdidiyle TSİP’in karşı karşıya oluşu nedeniyle çalışmalar büyük ölçüde durdurulmuş, var olan örgütlerin bir kısmı da kapatılarak parti örgütlülüğü sınırlı sayıda bir örgüt sayısına düşürülmüştür.

Kapatılma davası nedeniyle partiyi Anayasa Mahkemesi’nde Genel Başkan Turgut Koçak savunmuş, partinin kapatılmasına neden olan tutuklanma olayını dile getirdikten sonra sosyalistlerin bu ülkenin vicdanı olduğunu, partiye yönelik bu kapatma davasının da bu vicdanı susturmak amacı taşıdığını, suçluların TSİP’te değil, Amerikalılar askerlerimizin başına çuval geçirirken ‘bu münferit bir olay’ diyerek Amerikalıları savunan o zamanın Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve çevresinde, haklarında 52 adet hırsızlık dosyası nedeniyle dava açılmış bulunan iktidar yetkilileri arasında aranması gerektiğini dile getiren uzun bir savunma yapmış, bu savunmanın arkasından da Anayasa Mahkemesi’nden TSİP’in kapatılmaması yönünde Anayasa Mahkemesi karar vermiştir. Aldığı ve içerde kalarak tamamladığı ceza nedeniyle siyasi yasaklı konumuna düşen Genel Başkan Turgut Koçak ve arkadaşları ancak bu cezanın yasaklılık süresi bittikten sonra geri parti yönetimine dönebilmişlerdir.

Ancak Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin karşılaştığı bu durum örgütlenme çalışmasını zorlaştırmış, yaşanılanlardan çekinildiği için parti saflarına çok az yeni insan katılmıştır. Bu yüzden ve daha başka nedenlere bağlı olarak TSİP bugün yetersiz düzeyde örgütlülüğe sahip olsa da ülkemizin hemen her yerinden partiye bağlı, örgütler kurulduğunda TSİP saflarında yer alacak partiye gönül vermiş sempatizanlarımız ve parti taraftarlarımız vardır. Bu konuda diyebiliriz ki belki de var olan sol ve sosyalist örgütlerden hiçbiri böylesine geniş bir sempatizan ağına sahip değildir. Bu nedenle partimizin Genel Kurulu’nun arkasından yeni yeni örgütler kuracak ve partiye kitlesellik kazandıracak bir dönemi hep birlikte yaşayacağız.

TSİP; bugüne kadar seçimlere girememiş, sol ve sosyalist partilerle sağlıklı bir ilişki de geliştirilemediğinden seçim işbirlikleri de gerçekleştirilememiştir. Bununla birlikte partimiz, seçimlerde dinci, gerici faşist kesimlere karşı CHP’nin gösterdiği adayları desteklemiş, bu konuda diğer sol grupların aksine etkili de olmuştur. Kuşkusuz en son yaşadığımız seçim 24 Haziran seçimleridir. Bu seçim her bakımdan önemli olmasına karşın seçimlerde gerektiği gibi birliktelikler kurulamasa da partimizin tutum ve davranışı faşizme karşı demokrasi, sömürüye karşı sosyalizm belgisiyle çabalarını yükseltmek olmuştur.

CHP’nin kendi soluna kapalı oluşu yüzünden de daha büyük bir sıçrama yapılacakken salt ‘millet ittifakı’ içine alınan sağ partilerle yetinilmiş bu yüzden de 24 Haziran seçimlerinde gerekli bir rüzgâr yakalanamadığı için seçimler demokrasi güçleri açısından bir yenilgiyle sonuçlanmıştır. Partimiz yine de gerçeklere parmak basarak CHP’yi desteklemiştir.

Partimizi 11. Genel Kurulu 23 Aralık 2018 günü yani yarın yapılacaktır.

Partimizin ideolojik olarak sonuna kadar sosyalizme bağlı oluşu, örgütsel olarak örgütsel birliği konusunda hiçbir sorunu olmaması nedeniyle biliyoruz ki yarın güneş bizim için doğacaktır. Yine biliyoruz ki sosyalizm kazanacak, tarihin çöp sepetine atılması gereken sömürücü ve baskıcı sistem kapitalizm; ülkenin hiçbir sorununu çözemeyeceği gibi yıkılıp gidecektir.

Buna TSİP’lilerin inancı tamdır, Bu inanç doğrultusunda TSİP mücadelesini devam ettirecektir.

ŞAN OLSUN SOSYALİZME!

ŞAN OLSUN TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ’NE!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA