turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GREV Mİ YASAK!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 OCAK 2019

İZBAN’da grev var ya; Recep Tayyip Erdoğan kaçırır mı hemen yükleniverdi CHP’ye. Neymiş efendim İzmir Belediyesi İzban grevini çözmüyormuş. Oysa kendileri öyle miymiş, işbaşına geldiklerinden bu yana işçiler ne greve gidiyorlarmış ne de iktidar olarak kendileri işçilerin grev yapmasına izin veriyorlarmış. Doğrusu OHAL’i de iyi kullanmışlar. Bu yüzden de kimsenin grev yaptığı yokmuş. Buraya kadar söylediklerinin hepsi doğru hepsi gerçek. Sözlerinin devamında söyledikleri ise baştan aşağı gerçek dışı.

Sözlerinin devamında ne diyor peki Recep Tayyip Erdoğan?

“Biz işçilerin hakkını verdiğimiz için kimse grev yapmıyor.”

Gerçekten bu iktidar tarafından işçilerin hakları veriliyor da mı işçiler grev yapmıyorlar yoksa bütün grevler yasaklandığı, olmadı grev yerine polisin dayandığı için mi grev yapılamıyor?

İşçilerin haklarının falan verildiği yok. Patronlar işçileri istedikleri gibi çalıştırdıklarından hak almak ve sendikalı olmak isteyeni de kapının önüne bir güzel koyuveriyor da işçiler hak arayacakları bir tek kapı bulamıyorlar. Hepinizin bildiği gibi işçiler yatakhanelerinde tahtakurusu, çalışma koşullarının ve yemeklerinin çok kötü olduğu maaşlarının bankaya değil de elden verildiği, kendilerine insanca davranılmadığı gerekçesiyle greve kalkıştılar da sonuç ne oldu bütün dünya biliyor. İşçiler ve sendika yöneticileri cezaevlerini boyladılar. Hem Recep Tayyip Erdoğan kendisi değil miydi patronların karşısında kimseye grev mırev yaptırmadıklarını gerine gerine söyleyen?

Hani İZBAN çalışanlarının greve kalkışmasını ele alıp verdi veriştirdi ya ne yazık ki söyledikleri ters tepti. Çünkü İZBAN’ın %50 ortağı da Devlet Demiryollarıydı, yani işçilerin istediklerini kendileri de verip söyledikleri doğru olsaydı grevi bitirirdi ama o bu gerçekten haberli değil ki. Fırsat bulmuşken CHP’yi eleştireyim dedi ama ağır sözleri de pek işe yaramadı. Hem bu sözlerin büyüsünü bozan ise Demiryolu İşçileri Sendikası’nın Şube başkanı oldu. Şube başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kast ederek taraflardan biri de devlettir, sizsiniz buyurun çözün o zaman deyip gerçekleri ortaya koyuverdi. Ancak Recep Tayyip Erdoğan kendisinin dışında kimsenin söylediğini dikkate almadığı için o eleştirilerine devam etti. Neymiş CHP demek çöp demekmiş. Kendileri İstanbul Belediye Başkanlığını aldıklarında ortalık çöp yığınıymış.

Bu eleştirilere ise yanıt Nurettin Sözen’den geldi. Sözen birçok ilke imza attıklarını söyledikten sonra o zaman işçiler grevdeydi dedi. Sözlerini sürdüren Nurettin Sözen işçilerin grev yapmasının hak olduğunu, ancak bu hakkın yasaklandığı ve kullanıldırılmadığı yerlerde grev olmaz. Biz demokrasinin olmadığı bir ortamda değil de işçilerin grev yapabildikleri demokratik bir ortamda yaşamak isteriz dedi.

Daha düne kadar Ey Merkel, eyy Almanya diye ortalığı inleten Recep Tayyip Erdoğan bakın Binali Yıldırım için nerelerden medet umuyor ve neler söylüyor. Binali Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olduğunu Merkel’e söylemişmiş de Merkel’in tanıdığı kişiymiş de Binali Yıldırım, bunlar böyle başbakanlık yapan kişileri aday gösteriyorlarmış da, oysa CHP kimi gösteriyormuş, bir ilçeden gelen belediye başkanını.

Dedik ya her şeyi bildiğini sanan Erdoğan ne de çabuk unutmuş dünü. Kadir Topbaş Beyoğlu Belediye Başkanı’yken gelip sanki Büyükşehir Belediye Başkanı olmamış gibi.

Yazımızın özü işçilerin hak aramalarıyla ilgili. Erdoğan açıktan açığa diyor ki biz grev yaptırmayız. Grev yapmaya kalkanların dün OHAL’le seslerini kestik, bugün de kesmenin bir yolunu buluruz.

Buradan çıkarılması gereken sonuç nedir? Tabiki de saray iktidarının nasıl bir işçi düşmanı olduğudur. Bu yüzden de İstanbul gibi işçi kenti olan bir büyük kentimizde eğer işçiler bu sözleri dinledilerse ki dinlemişlerdir. Bu sözleri söyleyen siyasi iktidarın başına da verilmesi gereken dersi vermelidirler. Bize göre vereceklerdir de. Niye derseniz; artık başta işçiler olmak üzere geniş halk yığınları ortaya çıkan ekonomik yıkımla birlikte yaşamlarını sürdüremeyecek konuma düşürülmüşlerdir. Çarşı-Pazar dolaştığınızda ne bir kimsenin yüzü gülmektedir ne de gerçeklere parmak basmadan geçip giden halk söz konusudur. Artık onların canına tak etmiştir. Dolayısıyla ne gibi palavralar kesilirse kesilsin bu kez çalıp çırpmadan AKP ve cumhur ittifakının seçim kazanması neredeyse olanaksızdır.

İşte böyle yurdumun güzel insanı. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır ancak saray iktidarının da gerçeklerle bir ilintisi zaten yoktur.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA