turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AĞLAYAN EMEKLİLER İÇİ YANAN ÇALIŞANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

04 OCAK 2019

Sokağa çıkıp bir söyleşi yapsanız emeklilerin onda dokuzunun ağladığını görürsünüz. Onda biri ise ne eza cefa çekerse çeksin AKP ve saray iktidarından gelen bütün kötülükleri alır başına koyar taç eder. Ülke ekonomik kriz içinde cayır cayır yanıyor. Çarşıda/pazarda enflasyon varmış yüzde elliye dayanmış. İktidar yalan yanlış rakamlarla enflasyonun yüzde yirmi beşlere varıp dayandığını söylüyor. Tabi maaşlara Ocak ayında zam yapılacağı için rakamları aşağı çekmiş kağıt üzerinde yüzde 20’lere oturtmuş ama iktidarın da açıklanan rakamlara kendisinin de inanmadığı ortadayken kalkmış emeklilere %10.19, kamu çalışanlarına ise %10,7 zam yapma kararı almış.

Oysa bu muhteremler kendi maaşlarına ne kadar zam yapmışlardı biliyor musunuz? Onlar önemlidir, bu yüzden de onların zam oranları %26. Bir ülke düşünün ki ekonomik krizle yanıp tutuşuyor, emekli ve çalışanlara yapılan zamlar ise resmi rakamların 10 puan daha altında.

Şimdi bizler de bu durumda çarşıda pazarda konuşan emeklilere bakıyor ve diyoruz ki bunlar bu kadar yakındıklarına göre bu demektir ki oylarını kesin cumhur ittifakına vermezler. Ancak geçmişte de yakınma yüzdesi az değildi ama anlaşılıyor ki emekliler hem yakınmışlar hem de oylarını gidip anasını ağlatanlara basıvermişlerdi niyeyse. Bu seçimlerde de dediklerini yapmazlar, gider oylarını aynen AKP’ye ya da MHP’ye verirlerse o zaman bizim de bu ağlayıp sızlananlara bir diyeceğimiz kesinlikle olacaktır. Durum kamu çalışanları için de aynen geçerlidir. Ne bu yahu insan kendisini bu kadar da mı düşünmez. 10 milyonu aşkın emekli olsun, 17 yıldır da bu iktidardan çekmedikleri kalmasın, gitsinler oylarını böylesine bir iktidara verip ağlaşmaya devam etsinler hiç olacak iş mi?

Öyle ya bu durumda insanlar gerçekleri savunanlara değil de ağzından her çıkan söz yalan olan kimselere daha çok rağbet ediyorlar o zaman. Bir de başkalarına iktidarda olmanın gücüyle her şeyi söyleme marifeti gösterdiniz mi emeklinin de, çalışanın da gözbebeği olup çıkıyorsunuz. Hani şimdi ben böyle yazıyorum ya bir sürü halk dalkavuğu şöyle düşünüyordur kesin. Hiç halk eleştirilir mi? Ne yapsınlar AKP ve MHP’ye değil de oylarını CHP’ye mi versinler? Gerçi ben CHP’ye versinler demiyorum ama CHP’ye verirlerse ne olur kıyamet mi kopar? Ya da ne bileyim sol ve sosyalist partiler bir araya geldiler bir güç oluşturdular da biz başka hedefler mi gösteriyoruz?

Seçimlere girecek partilerin içinde bir tek TKP seçimlere girebiliyor. TKP’nin de seçimlerde bir sol blok oluşturma girişimi ve çabası olmayacaksa bu durumda bizler gidip zorla mı bu partiye oyumuzu verecek ya da oy verilmesi için çağrıda bulunacağız. Daha önce yazdım, sol ve sosyalist solun bir blok oluşturarak seçimlere birlikte girmeleri gerekir diye. Bugüne kadar herhangi birinden çıt çıktı mı? Hayır, çıkmadı. Peki, madem seçimlere TKP giriyor, TKP’nin böyle bir girişimi ya da açıklaması var mı? Bugüne kadar duymuş değiliz, duyarsak da daha önce açıkladığımız görüşler çerçevesinde davranırız olur biter. Bakalım göreceğiz ne olacak?

Sonuç olarak, maaşlarına enflasyon kadar bile zam yapılmayanlara sesleniyor ve diyoruz ki bir kez olsun sizi açlık, yoksulluk, işsizlikle sınayanlara gereken yanıtı ver. Yarınını elinden çalanlara geçit verme. Çok mu fazla şey söylüyoruz yani? Parkta, orada, burada ağlaşacağınıza gidin sandığa gömün AKP ve MHP’yi sandığa. Bitirin cumhur ittifakı masalını olsun bitsin.

Yok, inanın bazı şeyler akıl dışı. Şu Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a bel bağlayanlar acaba şimdi durup düşünüyorlar mıdır biz niye bu kişinin hakkında övücü yazılar yazıp konuştuk diye? Bakınız bu Ziya Selçuk’un başında bulunduğu Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bir açıklama yapılıyor. Neymiş efendim? İmam Hatip Okulları Türkiye’ye özgü milli ve önemli eğitim kurumu olma özelliğine erişmiş. Başka ülkeler de isterlerselermiş bu okulları örnek alabilirlermiş. Gereksiz ve ülke ekonomisine bir şey katmayan hatta dinci, gerici ve faşist iktidarlara arka bahçelik yapmış olan bu okullar nasıl övülüyor da bakanın gıkı bile çıkmıyor. Sayın Bakan sana söylüyorum; madem öyle sizde o zaman çıkın kolejlerinizi imam hatip okulları haline getirin olsun bitsin. Hem sizin nasıl bir eğitim politikanız var öyle? Özel okullara daha çok destek verecekmişsiniz. Oysa devlet okulları nelerden yoksun hiç kafa yordunuz mu? Doğru dürüst binası yok, aracı yok, gereci yok en önemlisi de öğretmeni yok öğretmeni. Oysa 500 bin atanamayan öğretmen var dışarda atanmalarını bekleyen. Fırsat eşitliği diye yaşamda bir şey yok tamam anladık da arayı bu kadar açmanın da öyle yenilir yutulur bir yanı olmasa gerektir değil mi? Doğrusu biz bu kafayı tanıyoruz. Bu kafa halkın çocuklarının iyi bir eğitim görmesinden korkan bir kafadır o kadar.

Görülüyor ki emeklilere ve kamu çalışanlarına yapılan zamlar daha çok tartışılacaktır. Sonuç nereye evrilir diye soruyorsanız; bir yere de evrileceği yoktur. En azından şimdi yoktur. Çünkü iktidar en küçük bir kıpırdanışa karşı nasıl bir tutum içindedir o da bilinmeyen bir şey değildir.

En azından şimdilik…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA