turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GÜVENMEK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 OCAK 2019

Türkiye toplumunun güvendiği dağlara kar yağmış, milyonlarca insan söylenen hiçbir şeye güvenemez konuma getirilmiştir. Söylenen sözler yalansa, verilen istatistiki rakamlar kağıt üstünde başka gerçekte başkaysa, 2 çarpı ikinin bile dört etmesinden kuşku duyulacak hale gelinmişse, bankalar, devlet kurumları, iktidar ve yargı yalanı politika haline getirmişse özetle yaşamda ne var ne yok çivisi çıkmışsa yurttaşların da inanacağı, güveneceği bir şeyin kalmaması kadar olağan bir şey yoktur.

Alın size Yüksek Seçim Kurulu. Görevi adil bir seçim yapmak olması gereken bu kurumun hakemliğinde seçimler yapılıyor. Sonuçları ise ülkede iktidarı belirliyor. Oysa son zamanlarda yaşadıklarımıza baktığımız zaman gözümüzün içine bakıla bakıla yalan söylenip yandaşlık yapılıyor. Kazanılmış bir Anayasa oylaması kullanılan oylarda mühür aranmamasına çevrildiği için atı alan Üsküdar’ı geçiyor ve sonuçlar Recep Tayyip Erdoğan’ın istediği gibi sonuçlandırılıyor. Yapılan seçimlerde de onca olay ve adli olay yaşanmış olmasına karşın her şey olağanmış gibi karşılanarak olup bitenlere hukuki olarak bile müdahale edilmeyip iktidarın kazanması doğrultusunda kapılar sonuna kadar açılıyor.

31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerde de öğrendiklerimiz dikkate alınırsa akılları yerinden oynatacak sonuçlarla karşı karşıya olduğumuz görülüyor. İktidar olmanın gücünü kullanan AKP ve saray iktidarı kolaylıkla seçmen kaydırması yaparak kazanamayacağını düşündüğü yerlerden seçmen kaydırarak seçim kazanmanın peşine düşmüş. Bir bakıyorsunuz, 24 Haziran 2018’de yapılan seçimlerde herhangi bir yerleşim yerinde seçmen sayısı akıl almaz rakamlarda artış göstermiş. Kantarın topuzu öylesine kaçırılmış ki bazı ilçelerin nüfusunu seçmen sayısı geride bırakmış. Bazı yerleşim yerlerinde de bir evde kayıtlı seçmen sayısı neredeyse bir köy nüfusuna denk ya da daha fazla olmuş. Şikayetler arttıkça artıyor.

Bütün bu hile ve hurdaları boşa çıkaracak herhangi bir kurumdan da söz etmenin olanağı kalmamış. YSK bu konuda kılını bile kıpırdatmıyor. Özellikle AKP’nin dışında kalan seçmenler bu yüzden hem umutlarını yitirmişler hem de güven duyacakları bir ortam söz konusu değil. Bu yüzden de toplum içinde sandığa gitmeme konusunda homurtular bir hayli yüksek. Konu ile ilgili bilmem kaç seçimdir seçmenlere güvence veren muhalefet partilerinin ise söylediklerinin tam tersi şeyler yaşanıyor. Hile yaptırmayacağız mı denilmiş, hilenin daniskası yapılmış. Oy çaldırmayacağız mı denilmiş hiç de söylendiği gibi olmamış, elde oy çalındığının belgeleri var. Mükerrer oy kullanılmasının bile önüne geçilememiş. Bazı sandıklarda seçim ve can güvenliği yok. Bir bakıyorsunuz bazı zorbalar gelmiş, sandık görevlilerini görevini yapamaz hale getirmişler ve sandığa toptan oylar atılmış.

Durum böyle olunca da hem muhalefetten yana oy kullanacakların güveni kalmamış hem de onlar gitsek ne olur, gitmesek ne konumuna düşürülmüş ve sandığa gitmeme duygusu ağır basar hale gelmiş. Böyle bir ortamda AKP’li veya MHP’li kimselere gün doğdu denilebilir. Onlar her türlü kışkırtıcı çabalarla seçmenleri sandığa gitmemeleri yönünde etkileyebilirler. Hem bunu CHP veya başka bir partili gibi görünerek de kolaylıkla yapabilirler. Bu konuda “Boykot çağrısı yapanlara sakın inanmayın” diyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, açıkça yapılmış olan seçim hilelerini önlemeye yönelik parti olarak inandırıcı bir girişimde bulunmazlarsa sözlerinin bir işe yaramayacağı çok açıktır. Bu yüzden de güven ortamının yıkıldığı bir seçimin öngünündeysek dile getirilen hile önlenmediği sürece ne söylenirse söylensin çabalar bir işe yaramayacak AKP’nin kesin kazanacağı yönünde bir inanışa sahip olan yurttaşların da harekete geçirilmesi sağlanamayacaktır.

Yurttaşlara sürekli olarak; onu yapma, bunu yapma, aman kışkırtıcılığa düşme denilmesinin sanki ne yararı olacaktır da her seçimlerde bu tür sözler söylenip durmaktadır?

Eğer seçime giren muhalefet partilerinin söylediklerinin yerini bulması için üstlerine düşeni yerine getirmeme gibi bir huyları hiç değişmiyorsa zaten iktidara güvenmeyen muhalefetin size güvenmesi için bir ne anlamı olabilir ki??

Bu yüzden de seçimlere üç gün kala değil, şimdiden ne gibi hileler söz konusu ise muhalefet, özellikle de Ana muhalefet harekete geçmeli, iktidarın oyunlarını bozarak yurttaşlara bir güvence vermeli ki söylenen sözlerin bir geçerliliği olsun.

Yoksa Kılıçdaroğlu’nun “seçimleri boykot çağrısı yapanlara sakın inanmayın” demesinin hiç mi hiçbir yararı olmayacaktır.

Duyuralım da…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA