turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


31 MART 2019 YEREL SEÇİMLERİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 OCAK 2019

Sol ve sosyalist sol aslına bakarsanız zor durumda. Öyle bir duruma düşürülmek isteniyor ki düşürüldüğü bu noktada neredeyse elinde kullanacağı silah kalmayacak. Seçimlere katılması, il ve ilçe kongrelerini yapabilmesi dün başka türlü işletilirken bugün bir başka türlü işletilerek ya kongreleri engelleniyor ya da kongresini yapabilse de bazı ilçelerde kongresini yapmadığı gerekçesiyle seçimlere sokulmuyor. Bu yüzden de önümüzdeki günlerde sol ve sosyalist partiler ya daha zor koşullarla boğuşmak zorunda kalacaklar ve bütün enerjilerini seçimlere girme barajını aşmaya harcayacaklar ya da birer ikişer tarih sahnesinden silinip gideceklerdir. Bu arada bir anımsatmayı da yapmak istiyoruz. Bugün seçimlere giren sosyalist soldan bir parti yarın küçücük bir nedene bağlı olarak giremeyebilir.

Bu konu neden bu kadar önemli hale gelmiştir?

Her şeyden önce sistem özellikle de sosyalist solu politika kulvarının dışına çıkarmaya özen göstermektedir. Çünkü iyice sıkışan kapitalist sistemin savunucuları sosyalist solun bir seçenek olarak kapitalizmin karşısına çıkmasını istememektedir. Öyle ya bu denli işçilere, emekçilere cehennem hayatı yaşatanların da işin farkına varıp sol ve sosyalist partilerin yanında yer alırlarsa neler olacağını onların da bilmiyor olması düşünülebilir mi? Bu yüzden de bir hazırlık içindeler dersek abartmış mı oluruz?

Sadece TKP’nin seçimlere giriyor olması sistemin savunucuları için bir ölçü olmayacağı gerçek gerçek olmasına da yine de sonuçlardan alınacak dersler olduğunu bugüne kadar geniş halk yığınlarının canına okuyanlar bilmezler mi?

Evet, sol ve sosyalist sol kendilerini salt seçimlerle sınırlı bir mücadelenin içine hapsederlerse sonuçta en çok konuşulan ve tartışılan da kuşkusuz seçimlere girmek ya da girememekle sınırlı kalacaktır. Bu yüzden de sol ve sosyalist solu bekleyen çok çeşitli mücadele yöntemlerinin olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir.

Ayrıca, madem seçimler bu kadar önemlidir niçin sol ve sosyalist sol bir araya gelerek önümüzdeki yerel seçimlerde gerçek güçlerini göstermezler ki? Ya da şöyle diyelim kim seçimlere giriyorsa o mudur acaba Türkiye’nin tek sosyalist partisi ya da seçeneği?

Kim hangi nedenlere bağlı olarak kendine uygun gördüğü bir yolu tutturursa ne yazık ki atı alanın Üsküdar’ı geçtiği gibi temsiliyette de kimsenin Üsküdar’ı geçmesi söz konusu bile değilken bu denli ben merkeziyetçi davranmanın bir haklılığı olabilir mi?

Söyledik, yine söylüyoruz. Türkiye’de sol ve sosyalist sol eğer başarı kazanmak istiyorsa özellikle pilot bölgeler seçip oralarda sonuç almaya yönelik bir çalışma mutlaka örgütlenmelidir. Yok, herkes kendi işine baksın deniyorsa özellikle de baksın diyenler başta olmak üzere sol ve sosyalist solun bir kazancının olmadığını bütün çıplaklığı ile göreceklerdir.

Bizler biliyoruz, bir davranışı benimseyenler haklı ya da değil gerekçelerini de mutlaka oluşturmaktadırlar. Bunların bazıları salt sosyalizmi ben temsil ediyorum anlayışının üzerine kurulacağı gibi bazıları da birçok gerekçeler ileri sürerek kendilerine haklılık zemini yaratmaya girişebilirler. Ancak şurası unutulmasın ki ne yapılırsa yapılsın eğer doğru bir politika izlenmiyorsa haklılık zemini yaratılması da olası olmayacaktır.

Bir düşünün, onca maddi gideri göze alıp örgütleniyor ve seçimlere giriyorsun ancak elde ettiğin sonuç ürküttüğün kurbağayı değmiyor. O zaman sormazlar mı adama bunca yaratılan fırtına bunun için miydi diye?

Evet, koşullar zorlaşmıştır. Bir yerde örgütlü hale gelmek için adamın olsa bile eğer yeterince paran yoksa örgütlenmeyi de başaramıyorsun. Çünkü bir yer tutmak ve kirasını vermek bir sınıf partisi için toplam rakama baktığımız zaman akıl almaz rakamlara ulaşmaktadır. Bu yüzden de işimiz zordur. Bugün bizim dile getirdiğimiz noktalarda birlikte davranmayı aklının köşesinden bile geçirmeyenler için söylüyorum; seçimlere girmek çok da önemli değildir. Eğer öyle olsaydı seçimlere giren bütün partiler şimdi siyasi sahnede yerlerini korurlardı.

Oysa tam tersine siyasi tarihimiz kapatılmış ya da kendisini kapaması nedeniyle partiler mezarlığı ile doludur.

Sonuç olarak bir kez daha anımsatıyoruz; ya bu engelleri birlikte aşacağız ya da bu konuda yeterince özveri göstermeyenler derslerini alacak ve yerlerine oturacaklardır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA