turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SUÇLU KİM?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 OCAK 2019

Öyle bir ülke haline getirildik ki alnının tam ortasında bağıra bağıra suçluyum yazanlar suçsuz, ne kadar masum varsa onların hepsi suçlu.

Türkiye’de ekonomik krizi yaratıp milyonlarca insanımızı yok, yoksulluk içinde bırakanlar sanki iktidar değilmiş de bakkal Mehmet Efendi, şuncusu buncusu gibiymiş gibi iktidar ortalığa muamele çekip duruyor. Kendi rakamlarıyla yüzde 25,5 olarak açıklanan enflasyon gerçeği yansıtıyor mu? Bence yansıtmıyor. Eğer öyle olsaydı çarşıdaki, pazardaki enflasyonda bu rakamlarda olması gerekirdi. Oysa olan neydi? Enflasyonun yüzde 50’lerde ve daha yukarılarda olmasıydı. Dolayısı ile ülkede en temel gereksinimden başlayarak iğneden ipliğe her şeye yüzde 50 ve üzeri zamlar geldi. Zamları doların alıp başını gitmesine bağladılar tamam da dolar düştükten sonra da fiyatların inmediğini gördük.

Durum bu olunca da bunalan halkın ne yapacağı belli olmaz düşüncesinde olan iktidar kalktı fiyat artışlarını başkalarının üzerine yıkmak için çabalara girişti. Zabıtalar oraya buraya koşturtularak soğan depoları basıldı. Yandaş basında basılan depoların boy boy resimlerini gördük. Ancak bu tür girişimlerin hiçbirisi işe yaramadı. Sizin anlayacağınız fiyatlar düşmediği gibi daha da arttı. Sonra anlaşıldı ki bu işin sorumluları depolarda soğan bekletenler değil, onların peşleri de bırakılıverdi.

Seçimlere gidiyoruz ya, AKP Genel Başkanı yarattığı ortamın ne gibi sonuçları olacağını bilmiyor olamazdı. Bu yüzden de yeni bir yol bulunmalı ve hiç değil seçimlere kadar halk oyalanarak seçimlerde kötü sonuç alınmamalıydı. Bu yüzden de Erdoğan bu kez de enflasyonun düştüğünü ama marketlerde fiyatların bir türlü düşmediğini söyleyerek bu kez de marketleri hedef tahtasına koydu. Yanlış anlaşılmasın biz kapitalizmin bir soygun yöntemi olan marketleri savunacak değiliz ama Erdoğan’ın da bir kez daha milyonlarca insanı akılsız yerine koyarak puan toplama gayretine de seyirci kalacak değiliz.

Bir düşünün değerli yurttaşlar, özellikle de tarımla uğraşan çiftçilerimiz, iktidar bu fiyat artışları karşısında nasıl bir yol izlemektedir? Dışalımı tek çıkar yol olarak görmekte üstelik de bazı mallar üzerinde gümrüğü sıfırlayarak sorun çözeceğini düşünmektedir. Şimdiye kadar bu yende atılan hangi adım bu ülkenin yarasına merhem oldu ki bu atılan adım merhem olacak ortalama bir ekonomi bilgisi olan kimse bunları bilmez mi? Hem üstelik de dışalımda gümrüğü sıfırlarsan ülkemizde tarım ürünlerinin üretimi de sıfırlanmaz mı? Ya da şöyle diyelim; olmaz ya, kısa süreliğine piyasa rahatlasa bile sonrasında ülke daha büyük yıkımlarla karşı karşıya gelmez mi?

Ekonominin bu noktaya gelmesinden kapitalist sistem ve bu sistem adına iktidar eden AKP ve saray iktidarı sorumlu olmasına karşın nasıl oluyor da kendisi sütten çıkmış ak kaşık görünümüne bürünürken kendisi dışında herkes suçlu hale getiriliyor? Bu köylü kurnazlığının yanıtını verecek iktidarın bir tane babayiğidi varsa buyursun öne çıksın çıkabiliyorsa.

Sen yıllarca Fetöcülerle içli dışlı ol, ülkeyi yağmala, soy soğana çevir, olmadı ülkenin bütün varlıklarını özelleştirip emperyalistlere ve yerli işbirlikçilerine peşkeş çek. Ülkede demokratik hak ve özgürlükleri birlikte ortadan kaldır, insanlarımızın başına olmadık çorapları geçir, kısacası bu yollarda birlikte yürüyüp birlikte ıslan sonra bir gün bu hain emperyalist uşakları Fetöcüler darbeye kalkışsınlar sana küçücük bile suç bulaşmasın ama yıllarca Fetöcülükle mücadele etmiş olan insanlar hedef gösterilip süründürülmeye kalkışılsın hiç anlaşılacak yanı var mıdır bunun?

Bugün hangi AKP’liye el atsanız Fetöcülerle canciğer kuzu sarması olduklarını görürsünüz. Kimisi Fetullah Gülen’le resim çektirip servis etmiş, kimisi Gülen’in arkasından özlem ağıtları düzmüş, kimisi kurduğu okulların ve yurtların hatta üniversitelerin direği olmuş, bankalarına para yatırılması için yurttaşları teşvik etmişler ama bugün bunların hepsi zemzem suyu ile yıkanıp pürü pak olup koro halinde başkalarını fetöcülükle suçlama yarışındalar. AKP’nin her kademesinde dine imana gelmiş sayısız fetöcülerin olduğunu görmek olasıyken bunların hangi yüzle fetöye karşı mücadele edenleri suçluyor olmasına şaşırabilir miyiz?

Şimdi; bu iftira ve kara çalma güruhu Fetö suçlusu değil de başkaları mı fetöcü?

AKP iktidarı yüzünden bugün Ortadoğu’da yer yerinden oynadı. Suriye’de başlatılan iç savaşta rollerini yadsımak olası mı? Beşşar Esad niye bugün bile bunların dilinde Esed? Kuzey Afrika’dan Pakistan’a kadar dinci terörist grupları kim kurup beslemiş ve bunları sahaya kim sürmüş acaba? Amerika yapmış bütün bunları iyi de ABD ile işbirliği içinde olanlar ve İsrail’in kapısını aşındırıp duranlar tertemiz mi?

Hem bugün Bahçeli’nin ağzından Türkiye’nin beka sorunu olduğunu işitip duruyoruz ya böyle bir sorun varsa kimin sayesindedir acaba? Her suçları apaçık ortada olanlar suçlu değil de AKP ve saray iktidarının Suriye ve bölgedeki siyasetini eleştirenler mi suçlular.

Yazıyı şöyle bitireyim. Dünyada 26 kişi 3,8 milyar kişinin servetine sahipmiş. 3,8 milyar insan 26 kişiye hizmet ediyor da demek olası. Milyarlarca insan niye açlık ve yoksulluk içinde sürünüyor acaba? Yanıtı çok açık. Küresel sermaye yüzünden, emperyalist/kapitalist sistem yüzünden. Bu yüzden de AKP ve saray iktidarı bu görüntünün bir parçası ise artık üç beş eleştirel söz bizlerin sorununu çözmez çözemez.

Bilmem ki yeterlimi söylediklerimiz?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA