turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YİNE VENEZUELA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 OCAK 2019

Evet, Venezuela’da halkın yaşamını zorlaştıran yüksek düzeyde enflasyon var. Ancak enflasyonun emperyalist dünya ve başını çeken ABD emperyalist/kapitalist sisteminden enflasyonun yüksek düzeyde seyretmesi bağımsız düşünülemez.

!999 yılından bu yana bilindiği gibi Chavez yanlıları iktidardalar. Ne var ki Chavez yanlıları 2016 yılında yapılan milletvekili seçimlerinde çoğunluğu ABD’ye uşaklık eden muhalefete kaptırdılar. Meclis başkanının ilk sözleri bu andan itibaren Maduro’yu 6 ay içinde iktidardan gönderecekler şeklinde oldu. Bu sözlerin ne anlama geleceği daha o günden su yüzüne çıkmış, kavganın fitili de ateşlenmişti.

Yüksek enflasyona, seçimlere, sokaklarda süreklilik kazanan gösterilere, suç ve şiddetin artmasına, göç, biri kurucu iki meclis seçimlerine karşın, 5 muhalif partinin 3’nün boykotu sonrasında 6,2 oy alan Maduro en yakın rakibine 4 milyon fark atarak yeniden seçildi. Ne yazık ki seçimlere katılım %49,2 civarındaydı. Bu durum da seçimleri tartışma konusu haline getirdi. 23 Ocak 2019’da, yeni meclis başkanı atanan Juan Guaido, Maduro gerçeğine karşın, kendisini Carakas’ta yapılan bir mitingte cumhurbaşkanı ilan etti. Arkasına dizilenler ise başta ABD ve emperyalist ülkelerle birlikte işbirlikçi yönetimler oldu.

Bu arada ilginç bir gelişme yaşandı. 4 Ocak 2019’da kamuoyunda Lima Grubu olarak tanınan, ABD’nin liderliğinde, 13 Latin Amerika ülkesi ve Kanada, Venezüella’da yapılan başkanlık seçimlerini, dolayısıyla 10 Ocak’ta yeni görev süresi başlayacak olan Nicolas Maduro’nun devlet başkanlığını tanımayacaklarını deklare ettiler ve oyun başladı.

5 Ocak’ta Ulusal Meclis Başkanlığı’na Venezüella halkının adını ilk kez duyduğu Juan Guaido seçildi. 11 Ocak’ta yani Maduro’nun başkanlık yemini etmesinden bir gün sonra, Guaido yeni bir başkanlık seçimi için yetkileri geçici olarak devraldığını açıkladı. 13 Ocak’ta gözaltına alındı, hemen akabinde serbest bırakıldı. Ocak ortasından itibaren New York Times’ta ve The Guardian’da çokça görünmeye başladı ve böylece dünyada adını duymuş oldu.

23 Ocak 2019 tarihinde ise kendisini geçici devlet başkanı ilan etti ve Maduro’ya karşı halkı ayaklanmaya çağırdı.

Maduro ve yanlıları da boş durmadılar ve Nicolas Maduro, Bolivarcı Ulusal İstihbarat görevlilerine Guaido’nun gözaltına alınması emrini vermiş ve cezaevlerinden sorumlu bakan Guaido’ya yerinin hazır olduğunu, eğer kabinesini açıklarsa da mahpusta yalnız kalmayacağını söylemişti.
Ancak Guaido, 26 Ocak Cumartesi günü asker, polis ve sivillerin kendi saflarına katılmasını kolaylaştıracak af yasası ile ilgili bir mitinge katıldı.

Guaido’nun sahne alması ile ordu içinde bazı düşük rütbeli askerlerin, küçük çaplı askeri kalkışmaları olsa da, Venezüella ordusu içinde üst rütbelilerin çoğu Chavez’in dönem arkadaşları ve her fırsatta Bolivarcı Devrim’e ve Nicolas Maduro’ya bağlılıklarını ifade etiller. Ayrıca askeri darbe ihtimalini tartışırken, Maduro hükümetinin, 6 yıldır çok sayıda darbe ve suikast girişimini işlevsiz bıraktığını da akıllardan çıkarmamak gerekiyor.

Bu arada Yüksek Seçim Mahkemesi yargıçları Juan Guaido’yu tanımıyorlar.

2018 yılında yapılan seçimlerin muhalefet tarafından boykot edilmesi nedeniyle Maduro’nun 6,2 milyon oyla seçilmiş olmasını muhalefetin adamı Juan Guaido ve emperyalist güçler, seçilmiş Maduro’yu iktidarı gasp etmiş birisi olarak değerlendirip Chavez yanlılarına karşı saldırganlıklarının dayanağı olarak görüyorlar

Bununla birlikte Juan Guaido’nun yıldızının parlaması muhalefetin arasında kurulacak birlikteliği de baltalar şeklinde değerlendiriliyor.

Bu arada yoksul kesimin yaşadığı mahallelerde ise Maduro’yu zora düşürmek için şuç işlemesi ve şiddete başvurması için bilinen kaynaklardan dolar dağıtıldığı da dillerden bir an bile olsun düşmüyor. Bu yöntemlerle halkın ayaklandığı görünümü verilmek isteniyor. Bu arada yapılan protestolarda 20’nin üstünde kişinin de yaşamını yitirdiği ileri sürülüyor.

Nicolas Maduro kıtada Bolivya, Uruguay, Küba, Nikaragua, Meksika ve El Salvador’un desteğini alırken Rusya, Çin, İran ve Türkiye de diğer önemli destekçeleri arasında yer alıyor.

ABD ise Venezuela’da yaşananları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşıdı. Dolayısı ile Juan Guaido’yu destekleyenler ise Fransa, Almanya, İspanya ve İngiltere gibi ülkeler başı çekiyor ve Guaido yönetimini tanıyacaklarını söylüyorlar.

Venezüella hükümeti olan biteni darbe girişimi görüyor ve bu girişimin Washington’da planlandığını, operasyonun da bizzat Mike Pence tarafından açıkça yönetildiğini söylüyor. ABD, Venezuela’nın petrol dışsatımı gelirlerinin ve uluslararası rezevlerinin Guaido’ya verilmesi, ilişkilerin de Juan Guaido üzerinde kurulmasını istemesi gerçeklerin nasıl seyrettiğini apaçık ortaya çıkarıyor.

Sonuç olarak durum bu denli açık seçikken Venezuela’da neler olduğu konusunda kuşkuya düşen ve sözüm ona demokrasicilik oynamaya kalkanlara anımsatmak isteriz ki emperyalist/kapitalıst sistemin demokrasiden anladığı buysa ki budur. Biz sosyalistler de böyle bir demokrasiyi ne tanırız ne de demokrasicilik oynamaya kalkışanlara hak veririz.

Deyim yerindeyse gerektiğinde halk düşmanlarından bizler hakkımız olanı kopararak da almasını biliriz, bunu da unutmamak gerekir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA