turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SOSYALİZM TEK KURTULUŞ SEÇENEĞİDİR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

1 ŞUBAT 2019

Dünyanın her yerinde çalkantılar yaşanıyor. Emperyalist/kapitalist ülkeler gemi iyice azıya almışlar her istediklerini yapabileceklerini düşünmekle kalmıyorlar yapıyorlar da. Herhangi bir ülke istikrarsız hale mi getirilecek hemen orada bitip gerekli müdahaleyi yerli işbirlikçileriyle birlikte gerçekleştiriyorlar. Yıllardın sosyalizme karşı “Hür Dünya” masalları uydurup dünya halklarını da kendi halklarını da uyutan emperyalistler yeryüzünde yığınla suç işlediler. İşlemeye de devam ediyorlar. Oluk oluk kanlar akıtıldı, insanlık kapitalist/emperyalist dünyanın zalimliği altında inim inim inletildi.

Olmadı, birçok ülkede faşist, gerici, dinci kesimlerin en radikallerini terör örgütü olarak örgütlediler, bunlara bir de sözde özgürlük mücadelesi giysisi giydirip ortalığa saldılar. Birçok ülke içsavaşa sürüklendi ya da içsavaş çıkarılması için ipi emperyalistlerin elinde olan terör örgütlerince ortalık kana bulandı. Suikastlar, canlı bombaların gerçekleştirdiği eylemlerde on binlerce insan canlarından oldu. Afganistan’da, Libya’da, Sudan’da, Yemen’de Irak’ta ve Suriye’de gerçekleştirilen ne kadar insanlık dışı eylem ya da katliam varsa emperyalistlerin ortaya saldığı katillerce gerçekleştirilip katliamlara imza atıldı. Olmadı bu eylemler bahane edilerek iktidarda bulananlar hedef tahtasına konulup birer ikişer işleri bitirildi ve bugün o ülkeler hem dağıldı hem de bu ülkelerin hiçbirinde emperyalist/kapitalistlerin getirdiği ne demokrasi ver ne de hak ve özgürlükler.

Emperyalist/kapitalist ülkeler salt şiddet eylemleriyle işi sürdürmediler. O ülkelerin ekonomilerine de müdahale ederek halkın memnuniyetsizliğini arttırıp bir güzel kullanarak ortamı kendi çıkarlarına uygun hale getirdiler. Kuzey Afrika ülkelerinden başlayıp Çin sınırlarına kadar süren bütün olay ve olgularda başta ABD olmak üzere öteki emperyalist/kapitalist ülkelerin parmağı var.

Uzun zamandır ABD emperyalistlerince kafaya takılan Venezuela’da şimdi aynı filmi izliyoruz. Bir yandan içerde işbirlikçiler aracılığı ile şiddet tırmandırılıyor diğer yandan ise emperyalist/kapitalist ülkelerin dayattığı ekonomik yaptırımlar söz konusu.

Artık kartlar açıkça oynanıyor. ABD emperyalistleri ve diğer emperyalist ülkeler yüzlerini saklamaya bile gerek duymuyorlar. Seçilmiş Başkan Maduro’yu düşürmek için bir işbirlikçi olan Guaido kendisini bir mitingde rahatlıkla başkan ilan edebiliyor. Yetmiyor, başta ABD olmak üzere diğer emperyalist/kapitalist ülkelerle birlikte uşak konumundaki yöneticiler de hemen Guaido’yu tanıyarak Venezuela’daki iktidarı açıktan devirme eylemine girişiyorlar. Daha önce bu ülkeleri saydık. Kervana tek tek katılan AB ülkelerini ve İngiltere’yi de aklımızdan hiçbir zaman çıkarmayalım.

ABD, bildiğiniz gibi Suriye’den çekilecekti. Oyun çok hızlı bir şekilde sahneye konuldu ve ABD’nin marifeti bir kez daha bütün çıplaklığı ile anlaşıldı. Duruma bayağı inanmış görünen saray iktidarının ise eli böğründe kaldı. Meğer yapılmak istenen bir ABD oyunuymuş. ABD, Suriye’de AB ülkeleri ile birlikte tampon bir bölge oluşturacak, kendisine gerek duyulduğunda da bulunduğu üslerden hızlı bir şekilde müdahale edecek bir konum kazanacakmış. ABD’nin açıklamalarıyla göbek atacak havaya gelenlerin bir kez daha böylece hevesleri kursaklarında kalmış oldu.

Bölgemiz ve dünya böylesi bir yangının tam da ortasındayken ülkemizde seçimlere gidiliyor. AKP’ye seçimler öncesi bir başarı gerektiği için sürekli olarak Menbiç falan deyip yüksek perdeden konuşulsa da bölgede AKP ve sarayın başarı kazanmasının şimdilik olanağı pek görünmüyor. Geriye bir tek yol kalıyor o da bir an önce Suriye yönetimi ile masaya oturup Suriye’nin toprak bütünlüğü üzerinde anlaşmaktır. İdlib’in neredeyse tamamını kontrol altında tutan terör örgütleri burada uzun süre kalamayacağı çok belliyken durumu idare etmeye kalkmanın ya da idare etmenin olanağı kalmamıştır. Bu yüzden de bölgemizde ABD’ye karşı bir türlü tavır alamayan saray iktidarının sözüm ona Maduro’yu “dik dur” falan diyerek desteklediğine de fazla inanmamak gerekir.

Uzun sözün kısası AKP ve saray elinde bulundurduğu bütün kozları bitirmiş olmasına karşın seçimlere yine de kazanacak havasında gidiyor olmasını da iyi okumak gerekir. AKP ve saray gerçek anlamda öylesine bitmiştir ki akşamdan yaptığı tünel zammını bile “sehven” diyerek geri almak zorunda kalmaktadır. Yüksek perdeden cennet vaat etme palavraları da çarşıda, pazarda durmadan yükselen zamlar yüzünden paramparça olmuştur. Bugün AKP ne söylese inandıramayacağı zamlardan etkilenen büyük bir kitle ile karşı karşıyadır. Bütün bu gerçeklere karşın AKP karşısında muhalefet partileri başarı kazanmazlarsa konuyu çok daha derinlemesine düşünmekte yarar olacaktır.

Bu seçimlerde esamisi çok da okunmayacak olan sosyalist sola gelince; bize göre arıza bu bağlamda sosyalist solun kendisindedir. Seçimlerde bir araya gelmeyi bile özellikle öznel nedenlerle başaramayan sosyalist sol için şimdilik mumların yanma olasılığı da yoktur.

Biz Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak bu konudaki görüşlerimizi çok önceden ortaya koyduk. Gerektiğinde de sık sık yinelemekten vazgeçmedik.

Bununla birlikte geldiğimiz nokta bugünkü durumsa, yani herkes kendi işine bakıyorsa TSİP’de kendi işine bakacak ve üzerine düşen görevi yerine getirmekten asla geri durmayacaktır.

Çünkü sosyalizm tek kurtuluş seçeneğidir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA