turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ZORU BAŞARMAK MI? GAZEL OKUMAK MI?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

05 ŞUBAT 2019

Kısacası sosyalizm mücadelesi zoru başarmaktan ibarettir. Çünkü hem mücadele ettiğiniz sömürücü erkleri hafife alamazsınız hem de bu kesimlerin iktidar ellerinden gittiğini gördüklerinde neler yapabileceklerini kestiremezsiniz bile. Dünyanın aklınıza, hayalinize gelmeyecek zalimliği bunlardan beklenir, beklenmelidir de. Yani sözün özü devrimciliğin romantik bir yanı olsa da bir o kadar da gerçekliği vardır.

Söze niye böyle girdim biraz açmaya çalışayım.

Kafanızda bir kişiyi bile mücadele ederken dışarda bırakmak lüksünüzün olmadığını düşünür ve eşyanın doğasına uygun davranarak elinizden geldiğince herkesi ortak düşmana karşı birlikte mücadele etmenin yollarını arar ve bu yönde kimi girişimlerde bulunduğunuz zaman kimse işin ucundan tutmaya gelince tutmaz da her önüne gelen ya size akıl vermeye kalkar ya da yığınların sesinize kulak vermeyeceğini, bu şekilde bir mücadele ile sonuç alınamayacağını söyler de söyler. Aynı doğrultuda yolunuza devam etmeyi düşünürseniz işte o zaman yandığınızın resmidir. Çünkü size önerilenlerin çoğu umutsuzluktur ya da maddi karşılığı olmayan çerden çöpten şeylerdir. Öyle bir noktaya gelinmiştir ki tıpkı işçi sınıfının yüce öğretmeni Lenin’in söylediği sözlerle tıpatıp benzeşmektedir. Evet, birileri bataklıktalar, onlar sizi de bataklığa sürüklemek için ellerinden geleni yaparlar. Bu durumda söz kalabalığı ile uğraşmanızın ne bir anlamı vardır ne de gereği. Bu gibilerin bataklıkta boğulmaları için bir tekme de siz vurmalısınız ki ikide birde yolunuza çıkıp durmasınlar.

Aha yapılacak olan yerel seçimler. Siz ne yapmışsınız? Nesnel bir durum değerlendirimi yaparak sol ve sosyalist hareketleri birlikte davranmaya çağırmışsınız. Buraya kadar çok güzel. Üstelik kime gitseniz farklı sözler de kesinlikle duymazsınız. Ancak iş adım atmaya gelince kimsenin 5000 yıllık kaya gibi yerinden kıpırdamadığını görürsünüz. Siz ne anlatırsanız anlatın karşı tarafa geçiremezsiniz. Çünkü onlar sizi ne kadar anlayacak kapasitede ise o kadar anlayacaklardır. Böyle olunca da daha fazla zaman yitirirseniz koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derlermiş ya bir sürü Abdurrahman Çelebi içinde yitip gidersiniz.

O zaman yeni bir durumla karşı karşıyasınız demektir. Tek başınıza da kalsanız doğru bildiğiniz hedefe kilitlenip işinizi yapacaksınız. Bu yüzden de Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edecek ve ne yapılması gerekiyorsa onu yapacağız.

Hem bizler sistem partileri gibi Ali’nin külahını Veli’ye, Veli’nin külahını Ali’ye giydirmek gibi Alicengiz oyunlarından pek anlamayız. Böyle oyunlara da ne prim veririz ne de kendi işimizi bu tür şeylerle oyalanarak yapmaktan geri dururuz.

En basit konularda bile bazı sol gevezelerle anlaşamıyorsak bu bir rastlantı değildir. Örneğin biz diyoruz ki Venezuela’da Maduro ve arkadaşlarına her anlamda sahip çıkılmalı ve ABD emperyalizminin yapıp ettiklerinin boşa çıkarılması için dünyanın her tarafında ABD karşıtlığı yükseltilmelidir. Onlar diyor ki Maduro diktatör mü değil mi bunu bir konuşmak lazım. Hani insan çileden çıkıyor, böylelerine başına Maduro kadar taş düşsün diye haykırmamak için insan kendisini zor tutuyor.

Oysa bu laf ebeleri sözde entelektüel geçinen kesimlere şunu anımsatmak yeter de artar bile.

Ne diyor Maduro?

“Fabrikalarda ve üniversitelerde ABD emperyalizmi ile savaşmaya hazır olun!”

İşte gerçeğin yıldızı bu kadar ışıklı ve parlaktır. Tıpkı bazılarının Beşşar Esad’ın diktatör olup olmadığını tartışma içinde oldukları gibi. Düşünün ki onca kentleri yakılmış yıkılmış, onca insanı katledilmiş ve halen savaşın içinde olan bir Suriye’den söz ediyoruz ama işte o Suriye’de seçimler yapılabiliyor. En önemlisi de bazı yavşakların Beşşar Esad kaçtıydı, kaçmadıydı, eşi ve çocukları ülkeyi terk ettiler yalanına karşın Suriye emperyalizme karşı direnmeyi bildi ve savaşı da büyük ölçüde kazandı. Yani bir sosyalistin nesnelliği böyle bir şeydir işte.

Türkiye’de 31 Mart günü yapılacak olan yerel seçimlerde de konulması gereken tavır konusunda aklımız bulanıksa, hiçbir şeye güvenemez hale gelmişsek, üstelik örgüt diye diye çakar almaz ve adı ortalarda dolanan kendisi olmayan yapılar üzerinden ahkâm kesiyorsak daha da durumumuz bir felaket arz etmektedir.

Sonuç olarak kim ne söylerse söylesin şu an Türkiye’de yaşananlar ortadadır ve sosyalistler de durumu kendi çıkarlarına çevirmekle yükümlüdürler.

Seyirci konumunda olanlar ise işin toplamasına girersek kesinlikle sağ, dinci, ve faşist partilerle birlikte tartıya gireceklerdir o kadar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA