turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İŞ KUYRUĞU TANZİM SATIŞ KUYRUĞU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 ŞUBAT 2019

AKP ve saray iktidarı, işlerin nasıl da iyi gittiğini döne döne halka anlatmaya çalışıyor.

Neymiş efendim ekonomi iyiye gidiyormuş. Kısa zamanda sayısız kişi işe alınıp işsiz sayısı azaltılacakmış. Seçimler dolayısıyla uydurulan bu sözler hemen her gün birinci ve ikinci ağızlardan dile getiriliyor. İşler sürekli tepetaklak aşağılara gitmesine karşın damat Berat Albayrak durmadan pembe tablolar çizip duruyor.

Oysa herkes iş kuyruğunda herkes aş kuyruğunda. Bir yerde işe alınacaklar mı ilan edildi; ortalık birden ana baba gününe dönüyor, binlerce işsiz başvuru yapmak için kuyruklara giriyor. Sonuca bakıyorsunuz, çoğu kısa süreli iş ama olsun yurttaşın böyle bir işe de gereksinimi var. Sizin anlayacağınız 17 yıldır işbaşında olan AKP ve saray iktidarı halkı kuru ekmeğe ve soğana bile muhtaç hale getirmiş.

Durum bu olunca da elbette iktidar da sıkışmış durumda. Ne edip edecek bir yandan istihdamın arttırılacağı bir yandan da fiyatların aşağı çekileceği yolunda propagandalara girişiyor. Malum bir iki gün içinde enflasyon rakamları açıklanacak. Dolayısı ile açıklanan enflasyon rakamları bir daha da 31 Mart 2019 gününe yanı halkın sandık başına gittiği gün kadar da açıklanmayacağı için halk kağıt üstünde açıklanan rakamlarla uyutulmaya çalışılacak. Bu konuyu biraz daha inanılır hale getirmek için hepiniz biliyorsunuz kuyruklu tanzim satışları yolunu buldu saray iktidarı. Gerçekte halkın yaşamında çok bir şey değişmeyecek ama yalandan kim ölmüş, iktidar ne kadar kişiyi kandırabilirse kâr sayıyor.

Hoş fiyatlar arşı âlâya çıkmış, AKP ve saray iktidarı döneminde borçlar dolar bazında üç kat artarak 500 milyar dolara varmış dayanmış ama ne gam? İktidar yine de borç alıp yiyip içtiği için ortada hiçbir şey yok. Üretim yok, borçla üretimin yapılmasının olanağı da yok. İktidar her şeyini yalana dayandırmış üfürüp duruyor.

Televizyonda partisi adına konuşan Recep Tayyip Erdoğan’ın ayağı yere basmayan, herkesi terörist ilan etme ve ülkenin beka sorunu olduğuna dair sözlerinin dışında söylediği bir şey de yok aslında. Yani sizin anlayacağınız iktidar kendi söylediğine kendisi de inanmaz hale gelmiş durumda. Bu yüzdendir ki sahada yapılan anketler AKP-MHP birlikteliğinin oluşturduğu saray iktidarının oylarının sürekli aşağı doğru düştüğünü gösteriyor. Bu yüzden de Sayın Erdoğan anketlere inanmadığını ilan etti bile. Bir anlamda bu bir itirafta sayılır. Çünkü AKP ve saray iktidarı bu kafa ile iktidarını daha nereye kadar götürebilir değil mi?

Bizler düşünüyoruz ve görüyoruz ki ülkede bozulmayan tek bir şey yok. Üniversiteler keçeyi suya çoktan salmışlar. Bilim değil safsata üretir konuma düşmüşler. Recep Tayyip Erdoğan’ın atadığı rektörlerin ne bilimle ne de liyakatle ilgisi var. Üniversitelerimiz artık dünyadaki üniversiteler arasında son sıralara kadar gerilemiş durumda.

AKP’nin içinden çıkacak partiler de tam her şeyin toz duman olduğu bir dönemde konuşulur oldu. Davutoğlu, Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın parti kuracağı söyleniyor. Kurarlar mı, kuramazlar mı bilinmez ama bu söylenti Erdoğan’ı çok rahatsız etmişe benziyor. Fazladan diyeceği bir şey olmadığı için o da kalkmış bir dava adamının nasıl olması gerektiğinden dem vuruyor. Dava adamına denirmiş ki gel, gelirmiş. Git, gidermiş. Yani yukarıdan biri ne söylerse o olurmuş. Başka türlü de dava adamı olunmazmış. Bizim anladığımız dava adamı demek kolektif bir çaba ve yaratıcılıkla sorunları demokratik yol ve yöntemlerle tartışır, ortaya da ortak bilgi ve beceri ile iyi şeyler çıkar. Recep Tayyip Erdoğan’ın dava adamı ise bir başka oluyor sanırım. O ne derse yapan, uyan ve başüstüne çeken dava adamıdır, başka türlü davrananlarsa üstüne çizgi çekilip karartılacak kimselerdir.

Sözü çok uzattık. İktidar gemisi iyice su almış durumda. Gemi battı batacak ya bir söz de Tarım Bakanı Pakdemirli’den gelmiş. Bizim ülkemiz Avrupa’da tarım konusunda en önde ülkeler arasında yer alıyormuş. Gel de inan bu sözlere. Şaka gibi vallahi de billahi de…

Öyle ya en ileri olduğumuz için soğanı, mercimeği, nohudu, fasulyeyi, pirinci uzatmayalım bütün tarım ürünlerini dışarıdan alıyoruz. Saman ve saçkısı da işin KDV’si sayılır. Dışarıdan getirilen hayvanlara ne buyrulur?

Bir şey buyurmaya gerek yok. AKP iktidarı çoktan çartlağı çekti. Bu yerel seçimlerde kendilerine bir fatiha okunursa ne âlâ okunmazsa daha çok çekeceği var ülkemizin işçisinin, köylüsünün, memurunun, küçük esnafının, kadının, gencinin özetle tüm halkımızın.

Bu yüzden de değerli yurttaş 31 Mart günü sandığa git. Oyunu AKP ve MHP’nin oluşturduğu “Cumhur ittifakı”na verme!

Bu seçimler bu ittifaka okunan fatiha ile sonuçlansın ve olsun bitsin.

Söz ve karar sizde…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA