turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU NASIL BİR EGO?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 NİSAN 2019

Ş. Koçhisar 47 bin nüfustan 34 bine düştü. Ekonomi çöktükçe, yaşam zorlaştıkça ilçeden göçler birbirini izledi. Köyleriyle birlikte 22 bin civarında bir seçmeni var. Ş. Koçhisar’ın hangi caddesine ya da sokağına girseniz boy boş Recep Tayyip Erdoğan ve Mehmet Haseki’nin fotoğrafları asılıydı. İktidar ellerinde ya istedikleri yere afişlerini asmak onlara serbestti. Diğer adaylara ise bu olanak tanınmamış. Resmi kurumlar afişinizi şuraya asabilir buraya asamazsınız deyip durdular. Sizin anlayacağınız onların yaptırımı sadece iktidar dışında kalanlar içindi..

Ancak bir gerçek var. Apartman büyüklüğünde Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Haseki’nin afişlerini gelip geçenler görmüyorlardı bile. Görenler ise kafa sallayıp geçiyorlar. Bütün direkler yine onların afişleriyle kaplıydı. Ama inanın kimsenin bu afişlere bakıp da ne “vay anasına” çektiği vardı ne de yapılan bu reklamlar kimseyi ilgilendiriyordu.

Esnaf bitmiş. Sabahtan akşama kadar dükkanların kapısında ya bir müşteri giriyor ya da esnaf siftah bile yapmadan dükkanını kapatıp evlerine gidiyor. Doğrusu şu; belki esnafıydı, köylüsüydü, kadınlarıydı işçisi, emekçisiydi bizim sosyalist adayımızın kazanması için büyük oranda oy vermeyeceklerdi ama hemen her kesimden gösterilen ilgi gerçekten de şaşırtıcıydı. Onlar en çok da Ş. Koçhisar’da sosyalist bir adayın bende varım demesini büyük yararlılık olarak değerlendiriyor, gittiğimiz her yerde iyi dilekler ve dualarla bizi uğurluyorlardı. Çünkü bizim adayımız özellikle kadınlar arasında çok daha fazla ilgi ile karşılaşıyordu. Ürkeklik yok muydu, herkes yüreklice bizim safımızda yer alacaklarını mı söylüyorlardı elbette görüntüye aldanacak değildik, işin bu yanını da görmüyor değildik. Bu yüzden de bizimle konuşanlara gerçekçi olduğumuzu söylüyor, bizim için kaybetmenin de zafer anlamına geleceğine özellikle de vurgu yapıyorduk. Adayımızın yürekliliğini söyleyenler mi, bir kadın adayın neler başaracağını söyleyenler mi, yaklaşım ve olaylara bakış açısı mı dersiniz diğerlerine kesin beş basar düzeyde. Bu yüzden de gittiğimiz her yerde ummadığımız ilgiyle karşılaşıyorduk.

Onca olanaksızlıklara karşın bir şey daha vardı. Diğer adayların yürüttüğü seçim kampanyasından bizim yürüttüğümüz kampanya daha etkili ve daha fazla. Bu yüzden de işin içine içtenliği de kattığınız zaman görüyoruz ki sosyalistler de bu ülkede halkımıza kendilerini anlatabilirmiş. İnsanların anlamaması üzerine kurulan bütün kurguların gerçekten de toplumda karşılığı çok sınırlı. Bu yüzden de bizim adayımızı anlayanların ortaya koydukları içtenlik ve yakınlık onlarınkinden çok ama çok fazlaydı.

Bazı seçmenlerin kaygıları yok değil. Yeniden Recep Tayyip Erdoğan’ın partisi kazanmazsa kendilerine verilecek yardımların kesileceğini düşünüyorlar. Bazıları da başlarına gelenleri bildikleri halde sanki AKP kazanamazsa daha çok zorluklarla karşılaşacaklarını sanıyorlar. Yoksa vatandaş ekonomik krizin de farkında, ülkede Cumhur İttifakının düzmece bir beka sorunu uydurduğunun da. Ortalıkta yalana kanan da fazla yok gibi görünüyor, Erdoğan’ın konuştuklarının hemen hiçbirinin toplum katında karşılığı yoktu gibiydi ama seçim sonuçları söylenenlerle örtüşmedi ne yazık ki. Eh diyorsunuz bu durumda seçimleri o zaman kaybederler. Ama işte bu o kadar kolay değil. Yaratılan algı ciddi bir şekilde bunların paldır küldür gitmelerinin önünde bir engeldi. İşin ilginç bir yanı pek çok seçmenin AKP’nin militaristleştiği konusunda yargıları ağır basıyordu. 24 Haziran seçimlerinde silahları ile sokağa inenleri kimse unutmamış. Düşünüyorlar ki bunlar seçimleri yitirirlerse sokakları kana bularlar. Bu da seçmenler üstünde bir baskı oluşturuyor.

Sonuç olarak 100 insandan kesinlikle 90’ı sokakları kaplayan afişlerden rahatsızdı. AKP’in ülkeyi düşürdüğü ekonomik çıkmazdan hemen herkes daha da etkilenmiş görünüyordu. Çiftçi diyor ki ne konuşulursa konuşulsun ben traktörümün üstüne çıkınca mazot ibresinden gözümü ayırmadığıma bakarım. Girdilere zamların da herkes bilincinde. Tanzim satış yerlerinin kurulması ne Pazar esnafını rahatlatmış ne de pazardan alışveriş yapmak için gelen yurttaşları.

Kadını, erkeği, çoluğu çocuğu biliyor ki AKP’nin yarattığı ekonomik sıkıntı bunların yöntemleriyle çözülemez. 1 Nisan sonrasında zamların yağmur gibi yağacağından da herkes emindi.

İşte bu koşullarda da AKP kazandı. Artık diyecek bir şey yok. Ş. Koçhisar’da bizim adayımızın yani sosyalist bir kadın adayın gördüğü ilgi diğerlerini sollamıştı sollamasına da beklediğimiz sonucu da elde edememiştik. Köylerde ve Ş. Koçhisar’ın içinde özellikle de kadınlar sanki ortaçağın karanlığına terk edilmiş gibiydiler. Her eve girdiğimiz, herkesle konuştuğumuz için gördük ki ilçemizde tam anlamıyla ortaçağ karanlığı egemendi sanki. Bizim sahada gördüklerimiz umut vericiydi umut verici olmasına da yığınlar öylesine korkutulup sindirilmişti ki sonuçlar bizi şaşırtmadı. Bizim adayımız “Ben taşın altına elimi koyuyorum, hep birlikte başaracağız” diyordu demesine de bugüne kadar ülke ve ülke insanları için kıllarını bile taşın altına koymayanlar bu kez de “birileri taşın altına elini koyuyormuş, biz gövdemizi koyuyoruz” gibi inandırıcılıktan yoksun bize karşılıkları oldu. Bizim gördüklerimizi biliyoruz ki onlar da görüyorlardı. Bu yüzden de olup bitenleri sessiz sessiz ama yürekleri hop hop ederek izlediler. Son günlere doğru hepinizin bildiği İçişleri Bakanı Süleyman Soylu devletin helikopteri ile hayli geç bir zamanda Ş. Koçhisar’a indi. Peşinden koşturanlar, görüntü vermek için çırpınanları da gördük.

Sonuçta seçimler bitti. AKP kazandı bizim sosyalist adayımız belli bir sayıda oy aldıysa da seçimi kaybetti. CHP’lilerin çok büyük bir kısmı bizim adayımızdan bir hayli tedirgin oldular. Diyebilirim ki en çok tepkiyi de onlardan gördük. Sanki İyi Parti’nin iyi bildiğimiz adayına seçim kazandıracaklardı da biz nereden çıktıysak çıkmıştık ve seçimi onlara kaybettirecektik. Onlar gönül rahatlığı ile bizim adayımıza oy vermediler. Ancak CHP’lilerin bir bölümünün de hakkını teslim etmek gerek. Onların sayısı az olmasına karşın hem bize oy verdiler hem de gittiğimiz her yerde faşizme karşı oluşlarını yüreklice gösterdiler. HDP’li dostlarımıza gelince bizler ilçemizde onların oylarının ne kadar olduğunu iyi biliyoruz. Bu yüzden de onlar ne seçim çalışmaları sırasında ne de başka bir zaman bizimle davrandıklarını belli etmediler ama yine de Kürt kardeşlerimizin içinde seçim büromuza kadar gelip HDP’den bağımsız bizi desteklediklerini söyleyenler oldu. Onlara da ayrıca teşekkür ediyoruz. Bir önemli nokta da şu: Bazı seçmenler bizimle Bağımsız Türkiye Partisi’ni karıştırdıkları için ya her ikisini de oy basmışlar dolayısı ile bu oylar iptal edildi. Ya da bizim bağımsız sosyalist adaya oy veriyoruz diye BTP’ye oy verenler oldu.

Sonuç olarak beklediğimiz sayıda oy alamadık ancak bundan böyle Ş. Koçhisar halkı sosyalistlerle tanışıp kaynaşacaklar. Bize oy versinler ya da vermesinler ilgilerini ve yakınlıklarını esirgemeyen tüm Ş. Koçhisarlılara teşekkürü borç biliyoruz. Ve diyoruz ki teslim olmayanlar yenilmez, havlu atmayanlar yenilmez. Bu yüzden de Ş. Koçhisar’da AKP Belediyeyi kazandı tamam da biz de yepyeni bir başlangıç yaparak zafer kazanmış olduk.

Biz halkımıza yalan söyleyenlerin peşindeyiz. Onların yürekleri çatlayıncaya kadar da peşlerini bırakmayacak yarın için şimdiden umut ışıklarını yaktığımızı biliyor ve düşünüyoruz.

Ş. Koçhisar’ı Bağımsız Sosyalist Aday Nesrin Ayrancı kazanamadı tamam. Ancak bundan böyle rüzgâr sosyalistlerden yana esmeye de başladı. Bu gerçeği kimse aklından çıkarmasın çünkü ibre döndü…

Zaten sosyalizm de işçilerin, Emekçilerin, tüm halkımızın kurtuluşu değil mi?
Biz varsak orada umut da vardır.

Sosyalizm varsa insanlığın yarını aydınlıktır hepsi bu…
 

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA