turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NE TARTIŞIYORUZ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 NİSAN 2019

Seçimler bitti. Çok mu demokratik bir seçim yapıldı derseniz, bence; hayır, böyle bir şey olmadı. Olmadı, çünkü AKP’nin seçimleri kazanması için iktidar, o kadar çok yasa değişikliğine gitti ki iktidar olmayanlar için durum açıkça ortada. Bütün bu gerçeklere karşın eğer ortada yargı var diyorsanız ki çıkarılan yasalarla onun da icabına bakıldı ve yargı iktidarın iyice kontrolüne girdi.

Ve Türkiye böylesine hukuktan uzak, rejimi açıkça faşizm olan tek kişilik bir yönetimin iradesi altında 31 Mart 2019 günü sandık başına gitti.

Bizler eşit koşullarda bir yarıştan bile söz etmiyoruz. Etmiyoruz, çünkü iktidar olmanın getirilerini sonuna kadar kullanan AKP ve saray iktidarı afişleri ile güç gösterileriyle adeta seçmenin tepesine çullandı. Seçime katılan diğer partiler içinse durum bambaşkaydı. Onlar ne afişlerini asabildiler, ne özgürce bir seçim politikası yürütebilme olanakları vardı. Sosyalistler açısından ise durum bambaşkaydı. Sosyalistler hem olanaksızlıklar içindeydiler hem de baskılarla karşı karşıyaydılar.

Doğu ve Güneydoğu’da yaşananları dikkate aldığımız zaman bütün ülke ne yaşandığını HDP’lilerden öğrenebilir.

Bu gerçeklere karşın seçimler yapıldı. Seçim yapılıp sandıklar açılınca verilerin gelmesiyle ülke gerçekten de şok üstüne şok yaşadı. Veri akışları durduruldu. Anadolu Ajansı iktidarın isteği doğrultuda verdiği bilgileri kesti. Yüksek Seçim Kurulu da benzer bir hava içine girdi. Sonuçta görüldü ki iki büyük kentte Cumhur İttifakı seçimi yitirmiş deyim yerindeyse gemileri batmıştı. Bu yüzden de İstanbul’da çıkıp seçildiğini söyleyen Binali Yıldırım’dan sonra AKP ileri gelenleri çamura yatarak seçimi kazanabileceklerinin hesabını yaptılar.

Başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bütün AKP’liler alı al, moru mor bir durumdaydı. Çünkü İstanbul ve Ankara’da seçimi yitirdiklerinin kesinlikle farkındaydılar. Bu saatten başlayarak da olmayacak şeyler ağızlarından dökülmeye başladı. Yok, 13-14 bin oyla kazanılır mıymış, seçimlerde şimdiye kadar görülmeyen hileler yapılmışmış, Seçmen kaydırmaları ve sahte oy kullanılmışmış iktidar sözcüleri akıllarına ne gelirse söylemeye başladılar. Tabi bu arada işin içine Fetöcüleri de sokmayı ihmal etmediler. Yasal dayanaklardan yoksundular ama olağanüstü diye isimlendirdikleri tedbirleri hop devreye sokuverdiler. Bu yolla da YSK’ya başvuru yapacaklarını söyleyip toplumun aklıyla adeta alay etmeye başladılar. Sanki geçmişte söylenen kamyon kamyon sözleri onlar söylememişti. Seçmen kayıtlarına itiraz edildiğinde sanki bu itiraza karşı çıkanlar kendileri değildi. Ağızlarından bir tek söz çıkıyordu, o da bizdeki seçimler dünyada en güvenilir seçimlerdi.

İstanbul yitirildikten sonra söylenen her söz unutuldu. Şimdi hileden, hurdadan söz ediliyor. Bir iktidar düşünün ki sandık başkanlarını bile en güvendikleri imamlardan seçmiş, partilerinin temsilcilerini sandık başlarına göndermiş, olmadı kaç partilinin altına son model arabalar vererek mahalle mahalle, köy köy dolaştırıp sayım anında orada bulunmuşlar ama yine de birileri hile yapmış nasıl yapmışsa…

AKP Genel Başkanı sıfatı ile konuşan Recep Tayyip Erdoğan seçim sonrası çok tehlikeli konuşmalara imza attı. Bakın Cumhurbaşkanı demiyorum, öyle dersem yaptığı konuşmanın tehlike boyutunu söylemeye bile gerek yok.

Her şeyin bir kuralı vardır. Kuralların dışına çıkıldığında en güçlü kimse onun borusu öter. Bu yüzden de AKP ve saray iktidarı her türlü kuralların ve yasaların dışına ilk adım olarak Büyükçekmece’ye polisleri salarak ev ev dolaşıp yurttaşı tedirgin etmesi hem kural dışıdır hem de demokrasinin yaşandığı ülkelerde olmayacak işlerdir. Daha da önemlisi iktidar eğer böyle bir durum varsa muhalefetin seçim öncesinde söylediklerine kulak asardı. Muhalefetin her söylediğinin tersini yapıp söz yetiştirmeye çalışan iktidar seçimler olup bittikten sonra çamura yatıp hak etmediği bir İstanbul’u almaya yeltenmektedir.

İktidarın bu hareketleri onca kısıtlılığın da dışında doğrudan seçimi falan ortadan kaldıracak bir yöntemdir.

Şimdi soruyoruz:

Sayın Recep Tayyip Erdoğan siz iktidardan seçimle gitmeyecekseniz ki attığınız adımlar bunu gösteriyor, nasıl gönderileceksiniz bunu da sizden duymak isteriz.

Bilmem yeterince açık oldu mu?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA